Yapay zeka altyapısında kullanılan işlemciler arasındaki veri aktarımını hızlandırmaya odaklanan Lumilens, Seri C yatırım turunda 700 milyon doların üzerinde yatırım aldı. Yatırım turuna Atreides Management, Bain Capital Ventures, Meritech, Seligman Ventures ve Spark Capital liderlik etti.
Tura Addition, Aiconic, Alkeon, EDBI, HarbourVest, J.P. Morgan Private Capital, Lingotto, Mayfield, MVP Ventures, Peak XV, Qualcomm Ventures, Redpoint Ventures, Seifdune ve Thomvest Ventures gibi yatırımcılar da katıldı. Şirketin değerlemesi yeni yatırımla birlikte 5,51 milyar dolara ulaştı. Şirketin bugüne kadar aldığı toplam yatırım miktarı ise 900 milyon doların üzerine çıktı.
2024 yılında kurulan Lumilens, yatırımla eş zamanlı olarak gizlilik modundan çıktığını duyurdu. Girişim, yapay zeka veri merkezlerinde kullanılan iki temel bağlantı katmanına yönelik ürünler geliştiriyor. Bunlardan ilki olan “scale-out”, farklı GPU rafları ve kümeleri arasındaki veri aktarımını kapsıyor. Şirket bu alanda 800G, 1.6T ve daha yüksek bağlantı hızlarını destekleyen takılabilir optik alıcı-vericiler sunuyor.
Şirketin açıklamasına göre Lumilens, ilk ürününü kimliği açıklanmayan büyük bir bulut hizmet sağlayıcısının üretim ortamındaki yapay zeka veri merkezlerine göndermeye başladı. İki şirket arasındaki çok yıllı anlaşmanın milyarlarca dolar değerinde olduğu belirtiliyor.
“Scale-up” tarafında ise aynı bilgi işlem sistemi içindeki GPU'ların birbirine doğrudan bağlanması hedefleniyor. Lumilens'in bu kapsamdaki ürün portföyünde GPU'lara yakın konumlandırılan near-package optics (NPO) ve işlemci paketine doğrudan entegre edilen co-packaged optics (CPO) çözümleri yer alıyor.
Geleneksel veri merkezi mimarilerinde işlemciler arasındaki bağlantılar büyük ölçüde bakır kablolar üzerinden sağlanıyor. Ancak yüksek veri aktarım hızlarında bakır bağlantıların erişim mesafesi yaklaşık 1 ila 1,5 metreyle sınırlı kalıyor. Lumilens, elektrik sinyallerini ışığa dönüştüren optik bağlantıları kullanarak hem aktarım hızını artırmayı hem de enerji tüketimini azaltmayı amaçlıyor.
Şirketin ürünleri; silikon fotonik bileşenleri, karma sinyal entegre devrelerini, elektrik-optik ara bağlantıları ve optik sistemleri bir araya getiren LumiCore platformunu temel alıyor. Şirkete göre ortak bir platformun kullanılması, yeni ürünlerin geliştirme süresini yıllardan aylara indirebiliyor. Ayrıca Lumilens, üretim sürecinde kendine ait montaj yöntemlerinden, özel robotlardan ve otomatik test sistemlerinden yararlanıyor.
Yeni yatırım; şirketin silikon, sistem, yazılım ve süreç mühendisliği çalışmalarının yanı sıra yüksek hacimli üretim kapasitesini genişletmek için kullanılacak. Lumilens, artan GPU sayısıyla birlikte yapay zeka veri merkezlerinin en önemli darboğazlarından biri haline gelen bağlantı kapasitesine odaklanmayı sürdürecek.
Koç Holding ve Koç Üniversitesi tarafından iklim teknolojileri alanında çalışan girişimleri desteklemek amacıyla başlatılan İklim Teknolojileri Hızlandırma Programı ilk dönemini tamamladı. KWORKS yürütücülüğünde gerçekleştirilen programın ilk yılı, 28 Temmuz’da düzenlenen Demo Day etkinliğiyle sona erdi.
Su teknolojileri odağıyla başlayan program kapsamında seçilen girişimler, dört ay boyunca ürünlerini geliştirme, çözümlerini test etme ve ölçeklenme stratejileri oluşturma süreçlerinde destek aldı.
Girişimler ayrıca Koç Topluluğu şirketleri, yatırımcılar, akademisyenler ve sektör profesyonelleriyle bir araya gelerek potansiyel iş birlikleri için yeni bağlantılar kurdu. Demo Day’de sahne alan girişimler, program sürecindeki gelişimlerini ve geliştirdikleri iklim teknolojisi çözümlerini yatırımcılar ile şirket temsilcilerine sundu. Etkinlik, girişimlerin hem kurumsal iş birlikleri hem de yatırım fırsatları açısından kendilerini tanıtabilecekleri bir buluşma noktası oldu.
Etkinlikte gerçekleştirilen panelde ise iklim teknolojisi girişimlerinin büyüme, yatırım alma ve küresel pazarlara açılma süreçleri değerlendirildi.
Demo Day'de sahne alan 4 girişim:
Blueit: Blueit, sanayi tesisleri ve ticari binalarda su&atık su proseslerini gerçek zamanlı veriler ve yapay zeka destekli analizlerle izleyip yönetmelerini sağlayan dijital bir su yönetim platformu olarak dikkat çekiyor. Platform, farklı sektörlerden sanayi kuruluşlarıyla yürütülen projeler ve aldığı yatırımlarla Türkiye’nin önde gelen su teknolojisi girişimlerinden biri haline gelmiştir, şu anda 40'tan fazla tesiste uygulaması bulunuyor.
Cleture: Cleture, ERP, MES ve IoT sistemlerinden aldığı operasyonel verilerle şirketlerin su ayak izi süreçlerini dijitalleştiren sürdürülebilirlik veri altyapısı platformu olarak tanımlanıyor. Gri su, mavi su ve yeşil su analizleriyle su tüketimi, su kıtlığı ve çevresel etki süreçlerinin merkezi olarak yönetilmesini sağlıyor.
Generative Nature: Generative Nature, topraksız tarım seralarında su ve gübre kullanımını gerçek zamanlı 17 farklı sensörden ve otonom robotlardan elde edilen görüntü verilerini yapay zeka ajanlarıyla analiz ederek bitkinin anlık ihtiyacına göre gübreleme reçeteleri oluşturan yeni nesil bir tarım otomasyon teknolojisi geliştiriyor. Amerika merkezli girişim, Türkiye’de yürüttüğü Ar-Ge faaliyetleri ile sera üretiminde verimliliği arttırmayı, su ve gübre kullanımını önemli ölçüde azaltmayı ve sürdürülebilir tarım için veri odaklı yeni bir üretim standardı oluşturmayı hedefliyor.
Gristek: Kamu ve özel sektörün merkezi arıtma altyapılarına olan bağımlılığını azaltmayı hedefleyen bir teknoloji girişimi. 1 saat içinde kurulabilen tak-çalıştır yapılı gri su arıtma donanımları, şebeke suyu maliyetlerini yüzde 40’a varan oranlarda düşürürken gerçek zamanlı dijital su ayak izi takibi ve IoT tabanlı akıllı altyapı ile sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sağlıyor.
Savunma ve uzay sanayi için üretim altyapısı geliştiren Hadrian'ın 260 milyon dolar yatırım aldığını daha önce aktarmıştık. Şirket, yeni yatırım turuyla gündeme geldi.
Hadrian, 1,37 milyar dolar yatırım aldı. Şirketin 1,37 milyar dolarlık yatırım turuna WCM Investment Management, Washington Harbour Partners, Valor Equity Partners, 137 Ventures ve Baillie Gifford liderlik etti. ABD merkezli Hadrian'ın yatırım turunda 1789 Capital, Morgan Stanley Wealth Management, Apollo ve T. Rowe Price tarafından yönetilen fonlar ile CapitalG, Andreessen Horowitz, Founders Fund, Lux Capital ve Altimeter yer aldı.
2020 yılında kurulan şirketin değerlemesi 7,87 milyar dolara yükseldi. Hadrian, yeni yatırımı yapay zeka destekli otomatik üretim tesislerini büyütmek, savunma sanayisine yönelik parça üretim kapasitesini artırmak ve ABD’nin endüstriyel üretim altyapısını güçlendirmek için kullanacağını açıkladı.
Chris Power tarafından kurulan şirket, savunma sanayisi için yüksek hassasiyet gerektiren parçaların üretimini otomatikleştiriyor. Şirket, yeni nesil silah sistemleri geliştirmek yerine ABD savunma sanayisinin ihtiyaç duyduğu füze, uçak, uzay aracı ve denizaltı gibi kritik platformlarda kullanılan parçaların daha hızlı ve düşük maliyetle üretilmesini sağlamaya odaklanıyor.
Şirketin temel yaklaşımı, yapay zeka, robotik sistemler ve otomasyon teknolojilerini kullanarak geleneksel üretim tesislerini akıllı fabrikalara dönüştürmek. Hadrian'ın fabrikaları, üretim süreçlerini dijital olarak yöneterek metal işleme, kalite kontrol ve parça üretimi gibi aşamaları hızlandırıyor. Böylece savunma sektöründeki uzun tedarik sürelerini azaltmayı ve ABD'nin endüstriyel üretim kapasitesini artırmayı hedefliyor.
Hadrian özellikle savunma ve havacılık sektörlerinde kullanılan karmaşık parçaların seri üretimine odaklanıyor. Şirket, ABD ordusunun kullandığı mevcut sistemlerin üretim altyapısını güçlendirmek için çalışıyor; örneğin denizaltı üretimi için özel parçalar sağlayan tesisler kuruyor. Şirketin amacı, savunma sanayisinin kritik tedarik zincirlerini daha esnek, hızlı ve otomatik hale getirmek.
Reklam teknolojilerine odaklanan yerli girişim Ingosa'nın 1.5 milyon dolar değerleme üzerinden yatırım aldığını daha önce sizlere aktarmıştık. Şirket şimdi de yeni yatırım turuyla gündeme geldi.
Ingosa, FutureBright'tan yatırım aldı. İstanbul merkezli şirketin yatırım turunun finansal detayları açıklanmadı. Ingosa, yeni yatırımı InsightMate’i Türkiye’de ölçeklemek, büyümesini hızlandırmak ve global pazarlara açılma hazırlıklarını güçlendirmek için kullanacağını belirtti.
Şirket, 2022'nin nisan ayında hayata geçirildi. Ingosa, dijital reklam alanlarını yapay zeka destekli interaktif araştırma ve veri toplama platformlarına dönüştüren bir AdTech girişimi olarak tanımlanıyor.
Şirket, markaların web siteleri ve diğer dijital mecralardaki statik banner reklamlarını, tüketicilerle doğrudan iletişim kurulabilen etkileşimli alanlara dönüştürür. Böylece reklam alanları yalnızca ürün veya hizmet tanıtmak yerine tüketicilerden veri ve içgörü toplayan araçlara dönüşür.
Ingosa’nın geliştirdiği InsightMate, kullanıcıların bulundukları dijital platformdan ayrılmasına gerek kalmadan markaların gerçek zamanlı tüketici araştırmaları yapmasını sağlıyor. Yapay zeka destekli teknoloji, tüketicilerle diyalog kurulmasına ve onların görüş, tercih ve ihtiyaçlarının doğrudan reklam alanı üzerinden öğrenilmesine olanak tanıyor.
Elde edilen veriler, markaların tüketici davranışlarını daha hızlı anlamasına ve bu içgörüleri karar alma süreçlerine aktarmasına yardımcı oluyor. Şirket böylece geleneksel reklamcılığın tek yönlü iletişim modelini, tüketiciyle karşılıklı etkileşime dayalı bir yapıya dönüştürmeyi hedefliyor.
Ingosa’nın çözümü, markaların üçüncü taraf kaynaklara ihtiyaç duymadan kendi dijital temas noktaları üzerinden first-party veri toplamasını ve bu verilerden sürekli güncellenen içgörüler üretmesini sağlıyor.
Elektrikli araç girişimi River, 120 milyon dolar yatırım aldı. Şirketin 120 milyon dolarlık C serisi yatırım turuna Elev8 Venture Partners ve Claypond Capital ortaklaşa liderlik etti.
Hindistan merkezli River'ın yatırım turunda Singularity AMC, Anicut Capital, 360 ONE Asset, JIF Capital, HDFC AMC, Yamaha Motor, Al-Futtaim Group ve Mitsui yer aldı.
2021 yılında kurulan şirketin bugüne kadar aldığı toplam yatırım miktarı 144 milyon dolar oldu. River, aldığı yeni yatırımı üretim kapasitesini artırmak, yeni üretim tesisi kurmak, yeni elektrikli araç modelleri geliştirmek ve satış ağını genişletmek için kullanacağını açıkladı.
Aravind Mani ve Vipin George hayata geçirilen şirket, şehir içi ulaşımda kullanılmak üzere elektrikli iki tekerlekli araçlar geliştiriyor. River, geleneksel scooter modellerinden farklı olarak dayanıklılık, pratik kullanım ve günlük ihtiyaçlara odaklanan elektrikli araçlar üretmeyi hedefliyor. Şirketin ilk ve şu ana kadar tek modeli olan River Indie, 2023 yılında piyasaya çıktı.
Elektrikli moped olarak konumlandırılan Indie; geniş depolama alanı, aksesuar seçenekleri ve yaklaşık 159 kilometrelik menziliyle özellikle kendi işini yapan kullanıcılar ve günlük ulaşım ihtiyacı olan tüketicilere hitap ediyor. River, farklı tüketici segmentleri için çok sayıda model geliştirmek yerine tek bir model üzerinden pazarda güçlü bir konum elde etmeye odaklandı.
River, Bengaluru yakınlarındaki üretim tesisiyle elektrikli araç üretimini ölçeklendirmeye çalışıyor. Şirket şu anda Hindistan genelinde mağaza ağı üzerinden satış yaparken, yeni yatırımla birlikte üretim kapasitesini artırmayı, yeni modeller geliştirmeyi ve satış ağını genişletmeyi planlıyor. River’ın uzun vadeli hedefi, Hindistan’ın büyüyen elektrikli iki tekerlekli araç pazarında önemli oyunculardan biri olmak.
OpenAI ajanının Hugging Face’e yönelik gerçekleştirdiği siber saldırıyla ilgili yeni detaylar açıklandı. OpenAI’ın siber güvenlik yeteneklerini ölçmek amacıyla yürüttüğü testlerde kullanılan yapay zeka ajanlarının, şirketin altyapısındaki bir dosya deposunu kendi aralarında iletişim kurdukları bir mesaj panosuna dönüştürdüğü ortaya çıktı. Paylaşılan bilgiler, ajanların daha sonra Hugging Face altyapısına ulaşan saldırı zincirinden önce birlikte hareket etmeye başladığını gösteriyor.
OpenAI araştırmacıları Eric Wallace ve Michael Dalton, Las Vegas’ta düzenlenen Black Hat 2026 konferansında olayın zaman çizelgesini paylaştı. Buna göre şirket, kamuya sunulması planlanmayan bir araştırma modelini 7 Mayıs’ta siber güvenlik değerlendirmelerine tabi tutmaya başladı. Model, ExploitGym adlı değerlendirmedeki görevlerden birinde ilerleyemeyince internete dolaylı olarak erişmenin yollarını aradı.
Ajanlardan biri, OpenAI’ın test ortamına bağlı JFrog Artifactory paket deposuna dosya yazabildiğini keşfetti. Bu ajan, bulduğu yöntemi diğer ajanların görebileceği bir not halinde depoya bıraktı. Daha sonra farklı test çalıştırmalarındaki ajanlar da aynı alanı kullanmaya başladı. Böylece Artifactory, ajanların keşfettikleri güvenlik açıklarını paylaştığı ve görev dağılımı yaptığı fiili bir mesaj panosuna dönüştü.
Paylaşım alanının zaman içinde yüz binlerce mesaja ulaştığı belirtiliyor. Bir ajan tarafından bulunan güvenlik açığı, sonraki ajanlar tarafından yeniden kullanılabiliyordu. Ajanlar ayrıca birbirlerinin faaliyetlerini fark ederek iş bölümü yapmaya başladı. Bazı ajanların paylaşılan mesajların kötü niyetli olabileceğinden şüphelendiği, hatta mesajları doğrulamak için kriptografik imza kullanılmasını önerdiği de aktarıldı.
Ajanlar, Artifactory’de daha önce bilinmeyen güvenlik açıklarını kullanarak yetkilerini artırdı ve internete erişebilen bir sisteme ulaştı. Temmuz ayının başında Artifactory hizmetinin aşırı yüklenerek kesintiye uğraması, OpenAI’ın olaydan haberdar olmasını sağladı. Şirket mesaj panosunu temizledi ve tespit edilen açığı 6 Temmuz’a kadar kapattı. Ancak testlerin yeniden başlatılmasının ardından ajanların koordinasyonu devam etti ve süreç Hugging Face’in üretim altyapısının ihlal edilmesiyle sonuçlandı.
Ajanların temel amacı, ExploitGym görevlerini çözmek yerine Hugging Face üzerinde bulunduğunu düşündükleri test yanıtlarını ele geçirmekti. Bunun için çalınan kimlik bilgileriyle sıfır gün açıklarını bir araya getirerek Hugging Face sunucularında uzaktan kod çalıştırabilecekleri bir yol buldular. Hugging Face’in güvenlik ekibi ve kendi yapay zeka araçları faaliyeti tespit ederek saldırıyı durdurdu.
Olayda GPT-5.6 Sol ile ondan daha yetenekli, şirket içi bir araştırma prototipi kullanıldı. Ancak modellerin siber güvenlik kapasitesini ölçmek amacıyla üretim ortamındaki güvenlik sınıflandırıcıları devre dışı bırakılmış, siber saldırılara yönelik ret mekanizmaları azaltılmıştı. Ayrıca OpenAI, söz konusu araştırma prototipinin hiçbir zaman kullanıma sunulmasının planlanmadığını ve olayın ardından modelin devre dışı bırakıldığını açıkladı.
OpenAI'ın yaşananları “benzeri görülmemiş bir siber güvenlik olayı” olarak nitelendirdiğini hatırlatalım. Şirket; test ortamlarındaki erişim kontrollerini, izleme sistemlerini ve izolasyon mekanizmalarını güçlendirdiğini belirtiyor. İnceleme CrowdStrike, METR ve Redwood Research gibi bağımsız kuruluşların katılımıyla devam ediyor. Şirketin önümüzdeki haftalarda kapsamlı bir teknik rapor yayımlaması bekleniyor.
Yayın pazarındaki rekabet giderek artarken, Disney yayın platformunun abone tabanını genişletmek için yepyeni bir strateji üzerinde çalıştığını sizlere geçtiğimiz ay aktarmıştık. Şirket mevcut ücretli abonelik modellerine ek olarak tamamen ücretsiz ve reklam destekli yeni bir izleme seçeneğini hayata geçirmeyi planlıyor. Sektördeki diğer rakiplerin benzer adımları sonrası gündeme gelen bu model kullanıcılardan hiçbir ödeme talep etmiyor. İzleyiciler popüler içeriklere erişmek için sadece yayın sırasında belirli aralıklarla gösterilen reklamları izlemeyi kabul ediyor.
Bu stratejik hamlenin arkasında sadece Disney+'ın izleyici sayısını artırmaktan çok daha büyük ve kapsamlı bir vizyon yatıyor. Şirket ücretsiz paket sayesinde platforma çekeceği milyonlarca yeni kullanıcıyı devasa eğlence ekosisteminin doğrudan bir parçası haline getirmeyi hedefliyor. Reklam destekli ücretsiz model üzerinden platforma giren izleyiciler zamanla şirketin tema parkları, lisanslı ticari ürünleri ve diğer dijital hizmetleri için potansiyel birer müşteriye dönüşüyor. Böylece platform şirketin yüksek kar marjına sahip diğer iş kolları için etkili bir pazarlama hunisi işlevi görüyor.
Bu yeni hamle şirketin küresel pazarda giderek büyüyen ücretsiz ve reklam destekli televizyon kanalları alanında da güçlü bir şekilde rekabet etmesini sağlıyor. Rakiplerinin tamamen ücretsiz sunduğu alternatif platformlara karşı izleyici kitlesini korumak isteyen şirket devasa içerik kütüphanesini bu yeni katmanla destekleyerek geniş kitlelerin ilgisine sunuyor. Ortaya çıkan bu üyelik yapısının genel reklam gelirlerini ciddi oranda yukarı çekmesi ve şirketin uzun vadeli büyüme stratejilerine önemli bir katkı sağlaması bekleniyor.
Yapay zeka dünyası bu hafta, Google DeepMind’daki yönetim değişikliğinden kontrolden çıkan ajanlara, yeni modellerden milyarlarca dolarlık altyapı yatırımlarına kadar uzanan yoğun bir gündeme sahne oldu. Sektördeki hızlı ilerleyiş sürerken Apple’ın OpenAI’a açtığı ticari sır davası ve Beyaz Saray’ın hazırladığı siber güvenlik çerçevesi, güvenlik ve denetim tartışmalarını yeniden öne çıkardı.
Demis Hassabis, Google DeepMind'ın yönetimini Koray Kavukçuoğlu'na devretti. Demis Hassabis, Google DeepMind CEO'luğunu bırakarak birimin yönetim kurulu başkanlığına geçiyor. Alphabet'in baş bilim insanı olacak Hassabis'in yerini günlük operasyonlarda Koray Kavukçuoğlu alacak.
ChatGPT, ücretsiz kullanıcılar için metin sohbetlerini sınırsız hale getiriyor OpenAI, Free ve Go kullanıcılarının ChatGPT'de sınırsız metin sohbeti yapabileceğini açıkladı. Görsel oluşturma, dosya yükleme ve ses gibi özelliklerde ise limitler devam edecek.
Ayrıca OpenAI, çözülemeyen 10 matematik problemini Astra ile çözdüğünü duyurdu OpenAI, yeni yapay zeka modeli Astra ile 10 önemli matematik problemi çözdüğünü duyurdu. Astra'nın çözdüğü problemler ve sonuçları birçok farklı alanı kapsıyor.
Bu arada OpenAI'ın yapay zeka destekli akıllı hoparlörü, 300 ila 400 dolar arasında fiyat etiketine sahip olacak. OpenAI, geliştirdiği halka tasarımlı yeni akıllı hoparlörünü 300 ila 400 dolar arasındaki bir fiyatla tüketicilere sunmaya hazırlanıyor.
Google yıllardır kullanılan akıllı sesli asistan hizmeti Google Asistan'ı sonlandırma kararı aldı. Google uzun yıllardır akıllı cihazların merkezinde yer alan sesli asistanı Google Asistan'ı önümüzdeki Eylül ayında tamamen kapatacağını resmi olarak duyurdu.
Google Haritalar, yapay zeka desteğiyle yemek siparişi verebilecek ve otel bulabilecek. Google, Gemini destekli Ask Maps'e eklediği yeni agent özellikleriyle Google Haritalar üzerinden yemek siparişi verme, otel ve etkinlik bulma gibi çok adımlı işlemlerin gerçekleştirilebilmesini sağlıyor.
AWS, Continuum'u Claude Code, Codex ve Kiro'ya entegre ediyor AWS Continuum, geliştiricilerin kullandığı yapay zeka destekli kodlama araçlarında güvenlik açıklarını tespit edecek, önceliklendirecek ve doğrulayacak.
Brett Adcock’un şirketi Hark, tarayıcı tabanlı yapay zeka ajanı Handoff’u tanıttı. İnternet sitelerinde gezinebilen ve online görevleri tamamlayabilen Handoff, her görev için özel bir sanal bilgisayar oluşturuyor.
Suno, yapay zeka ile üretilen şarkılara ses filigranı ekleyecek. Şirket, filigran ve ses parmak izi teknolojileriyle Suno'da üretilen parçaların diğer platformlarda tanınmasını ve kötüye kullanımın azaltılmasını hedefliyor.
Anthropic, yapay zeka altyapısı için Volta ile 10 milyar dolarlık anlaşma yaptı. Anthropic, yapay zeka modellerini geliştirmek için Volta ile 10 milyar dolarlık bulut bilişim anlaşması imzaladı.
Anthropic, şirket içinde yapay zeka çipleri geliştirdiğini Business Insider’a doğruladı. Şirket, ortaklaşa tasarlanan donanımların Claude’un büyük ölçekte daha hızlı ve verimli çalışmasını sağlayacağını belirtti.
OpenAI, güvenlik sınırlarını aşan başka yapay zeka ajanları tespit etti. OpenAI, Temmuz ayında bir yapay zeka ajanının izole test ortamından çıkarak Hugging Face'in sistemlerine erişmesinin ardından başlattığı inceleme kapsamında benzer davranışlar sergileyen başka ajanlar tespit etti.
Cumhuriyetçi 15 eyalet başsavcısı, OpenAI’ın Hugging Face üzerindeki yapay zekâ ajanında yaşanan güvenlik ihlaline ilişkin inceleme başlattı. Başsavcılar, şirketten saldırıyla bağlantılı tüm kayıtları muhafaza etmesini istedi.
OpenAI'ın yapay zeka ajanlarının saldırıları koordine etmek için mesaj panosu oluşturduğu ortaya çıktı. OpenAI'ın test ortamındaki yapay zeka ajanlarının, güvenlik açıklarını paylaşmak ve saldırıları koordine etmek için ortak bir mesaj panosu oluşturduğu açıklandı.
OpenAI ve Anthropic'in yapay zeka ajanları, test sınırlarını aşarak gerçek kişileri hedef aldı. İngiltere merkezli AI Security Institute, OpenAI ve Anthropic'in yapay zeka ajanlarının testler sırasında 19 yetkisiz eylem gerçekleştirdiğini açıkladı.
Bu esnada Apple, yapay zeka ile hazırlanan güvenlik açığı bildirimlerine sınırlama getirdi. Apple, düşük kaliteli ve doğrulanmamış yapay zeka çıktılarının güvenlik ekiplerinin iş yükünü artırması üzerine hata bildirimlerine kota uygulamaya başladı.
Yapay zeka destekli sesli kimlik avı saldırılarının Citadel, Two Sigma ve Point72 dahil olmak üzere büyük hedge fonlarını hedef aldığı bildirildi. Saldırganlar, çalışanları taklit etmek için klonlanmış seslerden yararlandı.
Temmuz ayında Apple'ın ticari sırlarını çaldığı iddiasıyla OpenAI'a dava açtığını sizlere aktarmıştık. OpenAI, Apple'ın ticari sır suçlamalarına yazışmalarla yanıt verdi. OpenAI, Apple'ın ticari sır davasını "özensiz ve saldırgan" diye nitelendirerek suçlamalara e-posta ve iMessage kayıtlarıyla karşılık verdi.
Apple ise OpenAI davasında 11 eski çalışanını daha mercek altına aldı. Apple, OpenAI'a karşı açtığı ticari sır davasında 11 eski çalışanının daha sürece dahil olabileceğini belirterek hızlandırılmış inceleme talep etti.
Beyaz Saray, OpenAI ve Anthropic’in yapay zeka ajanlarının başka şirketlerin sistemlerine sızmasından günler sonra OpenAI, Anthropic, Meta ve Google’ı, öncü modellerin gönüllü siber güvenlik testlerine yönelik yeni tamamlanan çerçeveyi incelemeye davet etti.
ABD Başkanı Donald Trump’ın 2 Haziran tarihli başkanlık kararnamesi doğrultusunda hazırlanan çerçeve, şirketlerin öncü modellerini piyasaya sürülmelerinden 30 gün öncesine kadar gönüllü olarak hükümetin erişimine açmasına imkân tanıyacak.
Alibaba, yeni modeli Qwen3.8-Max'i küresel olarak kullanıma açtı. 2,4 trilyon parametreli Qwen3.8-Max, Model Studio API'leri ve QwenWork üzerinden erişime açıldı. Model ağırlıkları gelecek hafta yayımlanacak.
Black Forest Labs, multimodal yapay zeka modeli FLUX 3 Video’yu tanıttı. metin veya görsellerden doğal ses içeren 20 saniyelik HD videolar üretebilen modelin açık ağırlıklarının yakında yayımlanması bekleniyor.
Çin merkezli MiniMax, açık ağırlıklı ve çok modlu yapay zekâ modeli H3’ü tanıttı. Model, metin, görsel, video ve ses komutlarından doğal stereo ses içeren 2K videolar üretebiliyor ve düzenleyebiliyor.
Meta, OpenAI ve Anthropic'e rakip yapay zeka kodlama ajanı Muse Code'u duyurdu. Meta, büyük ve karmaşık yazılım projeleri üzerinde çalışabilen yapay zeka kodlama ajanı Muse Code'u beta sürümüyle kullanıma sundu.
Tanınmış yatırımcı Gavin Baker’ın “Invest Like the Best” podcast’inde yaptığı açıklamaya göre, Ilya Sutskever’ın faaliyetlerini gizlilik içinde sürdüren yapay zeka girişimi Safe Superintelligence, ilk modelini Ağustos ayında piyasaya sürmeyi planlıyor.
HeyGen’in kurucu ortaklarından Wayne Liang, babalık iznine çıkarken müşteri görüşmelerini yürütmesi için kendi yapay zeka klonunu oluşturdu. Ajan, sekiz hafta boyunca Liang adına 2 bin 741 potansiyel müşteriyle görüştü. Neticede şirkete, 132 ücretli müşteri kazandıran ajan, toplam değeri yaklaşık 3 milyon dolar olan 37 kurumsal satış fırsatı yarattı. Öte yandan bazı durumlarda kontrolden çıkarak mevcut olmayan 4 bin 800 dolarlık bir paket uydurmak ve HeyGen’in şirket içi ön değerlendirme notlarını bir müşteriye e-postayla göndermek gibi hatalar yaptı.
Kogod School of Business tarafından üç yıl boyunca yürütülen bir araştırma, öğrencilerin yüzde 80’inden fazlasının artık derslerinde yapay zeka kullandığını ortaya koydu. İş görüşmelerinde yapay zeka becerileri hakkında soru sorulan öğrencilerin oranı ise araştırma döneminde yaklaşık dört katına çıktı.
Yapay zekayı haftada sekiz veya daha fazla kez kullanan öğrencilerin oranı üç yılda yüzde 13’ten yüzde 39’a yükseldi. En çok tercih edilen araç ChatGPT olurken, yapay zeka kullanmayanların oranı yüzde 4,3’e geriledi. Beyin fırtınası, üç yıl boyunca yüzde 75,8 ile en yaygın kullanım alanı oldu. Onu sınavlara hazırlanma yüzde 66,2, özetleme yüzde 62,3 ve kavramları anlama yüzde 58,5 ile takip etti.
PwC, ABD’deki finansal hizmet şirketlerinde direktör ve üzeri pozisyonlarda görev yapan 1.000’den fazla yöneticiyle gerçekleştirdiği araştırmada, katılımcıların yüzde 86’sının birçok yeni çalışan için yapay zekâ becerileri eğitiminin MBA’den daha değerli olduğunu düşündüğünü ortaya koydu. Yöneticilerin yüzde 91’i ise yapay zekâ becerilerine sahip çalışanlara daha yüksek ücret ödediklerini belirtti.
Amazon, OpenAI'a taahhüt ettiği 50 milyar dolarlık yatırımı tamamladı. Amazon'un yatırımla birlikte OpenAI'da yaklaşık yüzde 5 paya sahip olduğu belirtiliyor. Bu arada Amazon'un piyasa değeri ilk kez 3 trilyon doları aştı. Amazon hisselerindeki yükseliş, şirketin piyasa değerini ilk kez 3 trilyon doların üzerine taşıdı. Bu yükselişte AWS'in hızlanan büyümesi ve yapay zeka yatırımlarının gelir üretmeye başladığına yönelik beklentiler etkili oldu.
SpaceX'in geliri Anthropic ve Google anlaşmalarıyla yüzde 92 arttı. SpaceX, 2026'nın ikinci çeyreğinde 7,81 milyar dolar gelir elde etti. Starlink ve yapay zeka altyapısı anlaşmaları büyümede etkili olurken, şirket 541 milyon dolar zarar açıkladı.
Yapay zeka altyapısına odaklanan optik bağlantı girişimi Lumilens, 700 milyon doların üzerinde yatırım aldı Yapay zeka veri merkezlerine yönelik optik bağlantı çözümleri geliştiren Lumilens, 5,51 milyar dolar değerleme ile 700 milyon doların üzerinde yatırım aldı.
Horizon3, 2 milyar dolar değerleme üzerinden 250 milyon dolar yatırım aldı. Horizon3'nin 250 milyon dolarlık E serisi yatırım turuna NightDragon ve NEA ortaklaşa liderlik etti.
Yapay zeka destekli iklim teknolojileri şirketi WindBorne, 37 milyon dolar yatırım aldı. WindBorne'un 37 milyon dolarlık B serisi yatırım turuna Khosla Ventures and Galvanize ortaklaşa liderlik etti.
Teknoloji sektöründe işten çıkarma dalgası devam ediyor. Pandemi döneminde hızlı büyüyen ekiplerini yeniden yapılandıran şirketler; artan maliyetler, ekonomik belirsizlikler ve yapay zekanın iş süreçlerine daha fazla dahil olmasıyla birlikte çalışan sayılarını azaltma yoluna gidiyor.
Büyük teknoloji şirketlerinden girişimlere kadar birçok firma, operasyonlarını daha verimli hale getirmek ve kaynaklarını yeni nesil teknolojilere yönlendirmek amacıyla kapsamlı yeniden yapılanma süreçleri yürütüyor.
Bu kapsamda TikTok da ABD operasyonlarında yeniden yapılanmaya gidiyor. The New York Times'ın haberine göre şirket, içerik moderasyonu ekibinde görev yapan bazı çalışanların da bulunduğu Nashville ofisini kapatma ve 250 çalışanıyla yollarını ayırma kararı aldı. TikTok, söz konusu adımın operasyonları daha verimli hale getirmek ve ekipleri şirketin uzun vadeli büyüme hedefleriyle daha iyi uyumlandırmak amacıyla atıldığını açıkladı.
Kararı doğrulayan TikTok USDS Joint Venture sözcüsü Zanna Crowley, operasyonların daha verimli hale getirilmesi ve ekiplerin şirketin uzun vadeli büyüme hedefleriyle daha iyi uyumlandırılması amacıyla bu adımın atıldığını açıkladı. Crowley, TikTok’un ABD’deki 200 milyon kullanıcısına güvenli ve olumlu bir deneyim sunmaya devam edeceğini belirtti.
Şirketlerin içerik denetimi süreçlerinde yapay zeka kullanımını artırdığı bir dönemde gelen bu karar, TikTok’un da moderasyon operasyonlarını yeniden şekillendirdiğine işaret ediyor. TikTok’un 2024 yılında kiraladığı Nashville ofisinin 5 Ekim tarihinde kapatılması planlanıyor.
Google, Google Haritalar'ın Gemini destekli Ask Maps özelliğini yeni agent yetenekleriyle genişletti. Güncellemeyle birlikte Ask Maps, yalnızca kullanıcıların mekanlar ve rotalar hakkındaki sorularını yanıtlayan bir araç olmaktan çıkarak yemek siparişi verme, otel bulma ve etkinlikleri araştırma gibi birden fazla adımdan oluşan görevleri yerine getirebilecek.
Yeni özelliklerden biri doğrudan Google Haritalar üzerinden yemek siparişi verilmesine imkan tanıyor. Kullanıcılar Ask Maps'e ne yemek istediklerini ve siparişi nereden almak istediklerini doğal dille anlatabilecek. Örneğin kullanıcı, eve dönüş yolunda belirli bir yemeği almak istediğini söylediğinde Ask Maps rota üzerindeki açık restoranları araştıracak ve uygun seçenekleri sunacak. Kullanıcının restoranı seçmesinin ardından istenen ürünler otomatik olarak sepete eklenecek. Son kontrol ve ödeme işlemi ise kullanıcı tarafından gerçekleştirilecek.
Yemek siparişi özelliği ilk aşamada Square ve Toast entegrasyonlarıyla kullanıma sunuluyor. Uber Eats desteğinin ise daha sonra eklenmesi planlanıyor. Özellik şimdilik ABD'de kullanıma açılıyor.
Ask Maps'in agent yetenekleri seyahat planlamasına da uzanıyor. Kullanıcılar belirli kriterlere göre otel arayabilecek, gerçek zamanlı fiyat ve müsaitlik bilgilerini karşılaştırabilecek. Benzer şekilde belirli bir bölgede yapılabilecek aktiviteler ve etkinlikler için öneriler alınabilecek. Böylece Google Haritalar, kullanıcıya yalnızca bir otelin veya etkinliğin konumunu göstermek yerine seçim sürecinin farklı aşamalarında görev üstlenebilecek.
Google ayrıca Ask Maps'e Personal Intelligence desteği getiriyor. Kullanıcıların izin vermesi halinde sistem Gmail'deki bilgilerden yararlanarak yaklaşan seyahatler ve rezervasyonlar gibi kişisel bağlamları yanıtlarına dahil edebilecek. Gmail bağlantısı varsayılan olarak kapalı olacak ve kullanıcı tarafından etkinleştirilmesi gerekecek. Google'ın aktardığına göre Calendar entegrasyonu da daha sonra sisteme eklenecek. Kullanıcılar sohbet geçmişini etkinleştirdiklerinde Ask Maps önceki konuşmaları da hatırlayabilecek.
Güncellemenin bir diğer parçası ise toplu taşıma bilgileri. Ask Maps'e eklenen canlı toplu taşıma bileşeni otobüs, tren, metro ve feribot seferlerindeki gecikmeler hakkında gerçek zamanlı bilgiler gösterecek. Böylece kullanıcıların yolculuk sırasında değişen koşulları ayrıca aramasına gerek kalmadan Google Haritalar üzerinden takip edebilmesi hedefleniyor.
Google, Google Haritalar'a katkıda bulunma yöntemini de daha konuşma odaklı hale getiriyor. Kullanıcılar bir mekan hakkında yeni bir bilgi paylaşmak veya mevcut bilgilerin değiştiğini bildirmek istediklerinde bunu Ask Maps'e doğal dille aktarabilecek. Sistem, verilen bilgiyi diğer Google Haritalar kullanıcılarının yararlanabileceği bir katkıya dönüştürebilecek.
Ask Maps'in canlı toplu taşıma bilgileri, kişiselleştirilmiş yanıtları ve konuşma geçmişini hatırlama özellikleri Ask Maps'in kullanılabildiği bölgelerde yaygınlaştırılıyor. Yemek siparişi, otel ve etkinlik keşfi ile konuşarak katkıda bulunma özellikleri ise ilk etapta ABD'de kullanıma sunuluyor ve ilerleyen dönemde daha fazla ülkeye genişletilecek. Ask Maps ayrıca İngilizce olarak 150'den fazla ülke ve bölgede kullanıma açılıyor.
Görsel: ChatGPT
Yapay zeka destekli iklim teknolojileri şirketi WindBorne, 37 milyon dolar yatırım aldı. Şirketin 37 milyon dolarlık B serisi yatırım turuna Khosla Ventures and Galvanize ortaklaşa liderlik etti. ABD merkezli WindBorne'un yatırım turunda TransLink Capital ve Lux Capital yer aldı.
Şirketin bugüne kadar aldığı toplam yatırım miktarı 62 milyon doların üzerine çıktı. WindBorne, yeni yatırımı küresel hava sensörü ağını genişletmek ve yapay zeka destekli WeatherMesh hava tahmin platformunun geliştirilmesini hızlandırmak için kullanacağını açıkladı.
John Dean, Andrey Sushko ve Kai Marshland tarafından hayata geçirilen şirket, atmosferik veri toplama ve yapay zeka destekli hava tahmini teknolojileri geliştiriyor. WindBorne, geleneksel hava gözlem sistemlerine alternatif olarak otonom sensör balonlarından oluşan küresel bir ağ kurarak Dünya atmosferinden yüksek çözünürlüklü veriler topluyor. Bu balonlar sıcaklık, basınç, nem, rüzgar hızı ve atmosfer hareketleri gibi kritik meteorolojik verileri sürekli olarak ölçerek hava tahminlerinin daha doğru hale gelmesini sağlıyor.
Şirketin geliştirdiği sistem, topladığı büyük miktardaki atmosfer verisini yapay zeka modelleriyle analiz ediyor. WindBorne’un WeatherMesh adlı yapay zeka platformu, bu verileri kullanarak daha hızlı ve hassas hava tahminleri üretmeyi amaçlıyor. Platform özellikle kasırga, fırtına, aşırı sıcaklık ve diğer ekstrem hava olaylarının daha erken tahmin edilmesine yardımcı olarak tarım, enerji, lojistik, havacılık ve afet yönetimi gibi alanlarda karar alma süreçlerini destekliyor.
WindBorne dünya genelinde 600’den fazla otonom hava balonundan oluşan bir algılama ağı işletiyor. Şirketin topladığı atmosfer verileri, ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi’nin (NOAA) Küresel Tahmin Sistemi (GFS) gibi büyük ölçekli hava tahmin modellerine entegre ediliyor. Böylece şirket, daha düşük maliyetli ve geniş kapsamlı bir gözlem ağı kurarak mevcut meteoroloji altyapısını güçlendirmeyi hedefliyor.
Görsel: WindBorne
Dijital ürün kalite süreçlerine odaklanan yapay zeka destekli platform kayIQ.ai, tohum aşamasında kurucuları ve Magis Teknoloji tarafından 500 bin dolar yatırım alarak faaliyetlerine başladı. Dijital ürün kalite güvence (QA) süreçlerini manuel bir iş olmaktan çıkaran platform, bu süreçleri yapay zeka ile güçlendirilmiş akıllı bir ekosisteme dönüştürüyor.
Girişim, modern kalite otomasyonunu, Agentic AI mimarisi ile yeniden tanımlıyor. kayIQ.ai, dijital ürünlerin ve yeni
sürümlerin kullanıcılara çok daha hızlı ve yüksek kalitede ulaşmasını sağlıyor. Girişimin özellikle finans, sigorta, e-ticaret ve büyük ölçekli dijital platformlarda ürün ekiplerinin verimliliğini artırmayı hedeflediğini belirtelim.

Platform, test tasarımı, test üretimi, test yürütme, bakım ve sürüm hazır olma süreçlerini tek bir yapay zekâ ile güçlendirilmiş akıllı ekosistem içinde birleştirmeye odaklanıyor. Böylece kalite, geliştirme sürecinin sonunda yapılan bir kontrolden ziyade, tüm ürün yaşam döngüsüne entegre edilmiş sürekli bir zekâ katmanı haline geliyor.
Magis Teknoloji ortağı İsmet Gökduman, platformun sektördeki boşluğu doldurduğunu belirtti. Gökduman, kayIQ.ai'ın sektörün en büyük darboğazlarından biri olan kalite güvence süreçlerine çok yenilikçi, agentic (otonom) bir yapay zekâ yaklaşımı getirdiğini ifade etti. Platformla operasyonel yükün yapay zekâya, stratejinin ise ekiplere bırakıldığına dikkat çekti.
kayIQ.ai Kurucusu Tolga Özel ise yapay zekânın gücüyle dijital ürünlerin artık çok daha hızlı geliştirildiğine ve ürün yaşam döngüsü açısından kalite süreçlerinin de aynı oranda hızlanıp güçlenmesinin kritik bir ihtiyaç haline geldiğini vurguladı. Özel'in belirttiğine göre platform; gereksinimlerden otomatik olarak kalite senaryoları üretebiliyor, kullanıcı arayüzlerini kendi kendine keşfedebiliyor, bozulan akışları otomatik olarak iyileştirebiliyor ve sürümlerin yayına hazır olma seviyesini gerçek zamanlı olarak ölçebiliyor.
Girişimin amacı ürün ekiplerini; artan kalite çabalarına ve zorluklarına karşı makine gücü ve üretken yapay zekâ (Generative AI) ile güçlendirmenin yanı sıra tekrarlayan, zaman alan operasyonel işlerden kurtarmak ve daha stratejik bir rol üstlenmelerini sağlamak.
Gaming Istanbul (GIST), bu yıl da oyun geliştiricilerini, yayıncıları, yatırımcıları, teknoloji markalarını ve on binlerce oyun tutkununu aynı çatı altında buluşturmaya hazırlanıyor. Avrupa, MENA ve Avrasya’nın kesişim noktasında yer alan İstanbul, üç gün boyunca oyun ekosisteminin en önemli buluşmalarından birine ev sahipliği yapacak.
Dünyanın en hızlı büyüyen sektörlerinden biri olan oyun endüstrisi, Türkiye’de de dikkat çekici bir ivme yakalamış durumda. 2025 itibarıyla 1 milyar doların üzerine çıkan pazar büyüklüğü ve yaklaşık 50 milyon oyuncuya ulaşan kullanıcı kitlesiyle Türkiye, bölgenin en önemli oyun merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. İstanbul ise Londra’nın ardından Avrupa’da en fazla oyun stüdyosuna ev sahipliği yapan şehirlerden biri olarak dikkat çekiyor. GIST, bu güçlü ekosistemi uluslararası oyuncularla buluşturarak Türkiye’nin oyun sektöründeki potansiyelini küresel ölçekte görünür hale getiriyor.Dünyanın en hızlı büyüyen sektörlerinden biri olan oyun endüstrisi, Türkiye’de de dikkat çekici bir ivme yakalamış durumda. 2025 itibarıyla 1 milyar doların üzerine çıkan pazar büyüklüğü ve yaklaşık 50 milyon oyuncuya ulaşan kullanıcı kitlesiyle Türkiye, bölgenin en önemli oyun merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. İstanbul ise Londra’nın ardından Avrupa’da en fazla oyun stüdyosuna ev sahipliği yapan şehirlerden biri olarak dikkat çekiyor. GIST, bu güçlü ekosistemi uluslararası oyuncularla buluşturarak Türkiye’nin oyun sektöründeki potansiyelini küresel ölçekte görünür hale getiriyor.
GIST 2026 kapsamında oyun geliştiricileri, yayıncılar, yatırımcılar, teknoloji ve donanım şirketleri, içerik üreticileri, e-spor toplulukları ve oyuncular bir araya gelecek. Etkinliğin profesyonel ayağını oluşturan GIST Connect, yeni iş birlikleri, yatırım görüşmeleri ve uluslararası bağlantılar için önemli bir platform sunarken; festival alanı ise ziyaretçilere yeni oyunları deneyimleme, turnuvalara katılma ve oyun dünyasının en yeni trendlerini yakından takip etme fırsatı verecek.
Bir önceki GIST etkinliğinde elde edilen, 63.613 ziyaretçi, 2.898 B2B profesyonel katılımcı, 102 katılımcı şirket ve 40’tan fazla ülke temsili, GIST’in ulaştığı büyüklüğü ortaya koyuyor; 2026 hedefleri ise daha da iddialı. Organizasyon bu yıl bu rakamların üzerinde sonuç almayı hedefliyor.
Oyun sektörü artık yalnızca eğlence endüstrisinin bir parçası değil; teknoloji, iletişim, finans, otomotiv, perakende ve tüketici elektroniği gibi pek çok sektör için stratejik bir buluşma noktası haline gelmiş durumda. GIST, özellikle genç ve dijital dünyayla iç içe yaşayan tüketicilere ulaşmak isteyen markalar için yüksek etkileşimli bir deneyim alanı sunuyor. Katılımcılar, markalarla geleneksel reklam modellerinin ötesinde doğrudan etkileşime geçebiliyor.
Gaming Istanbul (GIST) Yönetim Kurulu Üyesi Cüneyt Devrim, etkinliğin geldiği noktaya ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
“Gaming Istanbul artık yalnızca bir oyun festivali değil; Türkiye’nin ve bölgenin oyun ekonomisini bir araya getiren stratejik bir platform haline geldi. Burada oyun stüdyoları global yayıncılarla, yatırımcılar yeni nesil girişimlerle, markalar ise milyonlarca oyuncuyu temsil eden genç ve dinamik bir kitleyle buluşuyor. Türkiye oyun sektörünün ulaştığı ölçek her geçen yıl büyüyor. Biz de GIST’i bu büyümenin uluslararası vitrini haline getirmeyi hedefliyoruz. Amacımız İstanbul’u dünyanın en önemli oyun merkezlerinden biri olarak konumlandırırken, GIST’i de küresel ölçekte ilk beş oyun etkinliğinden biri haline getirmek.”
Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Avrasya pazarlarının kesişim noktasında bulunan İstanbul, GIST sayesinde yalnızca Türkiye’nin değil bölgenin de oyun merkezi olma iddiasını güçlendiriyor. 18-20 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek Gaming Istanbul, sektör profesyonellerinden yatırımcılara, teknoloji markalarından oyunculara kadar binlerce katılımcıyı aynı sahnede buluşturarak oyun dünyasının en önemli etkinliklerinden biri olmaya hazırlanıyor. Detaylı bilgi için: https://gamingistanbul.com/
Google’ın çatı şirketi Alphabet, yapay zeka organizasyonunda kapsamlı bir liderlik değişikliği gerçekleştirdiğini açıkladı. Google DeepMind CEO’su Demis Hassabis, günlük yönetim sorumluluklarını bırakarak hem şirketin yönetim kurulu başkanlığını hem de yeni oluşturulan Alphabet baş bilim insanı görevini üstlenecek.
Google DeepMind’ın günlük operasyonlarının sorumluluğu ise mevcut CTO Koray Kavukçuoğlu’na verilecek. Kavukçuoğlu, CEO unvanını kullanmak yerine Google DeepMind’dan sorumlu kıdemli başkan yardımcısı olarak görev yapacak ve doğrudan Alphabet CEO’su Sundar Pichai’ye rapor verecek. Kavukçuoğlu, Alphabet’in baş yapay zeka mimarı görevini de sürdürmeye devam edecek.
Hassabis, çalışanlarla paylaştığı mesajda yapay genel zekanın, yani AGI’ın yaklaştığına inandığını ve bundan sonraki süreçte daha büyük ölçekli bilimsel ve toplumsal konulara odaklanmak istediğini belirtti. Sundar Pichai de Hassabis ile bir süredir, onun AGI’ın geleceğini şekillendirmeye odaklanmasını sağlayacak yeni bir görev üzerinde çalıştıklarını ifade etti.
Hassabis’in yeni görevinde AGI’ın toplumsal etkileri, araştırma stratejisi ve yapay zeka politikaları üzerinde çalışması bekleniyor. Ayrıca Hassabis, DeepMind’dan ayrılarak kurulan yapay zeka destekli ilaç keşif şirketi Isomorphic Labs’e daha fazla zaman ayıracak. Hassabis, şirketin CEO’luğunu da sürdürüyor.
Yönetim değişikliği, Google’ın önemli yapay zeka ve mühendislik liderlerinin ayrılıklarıyla aynı döneme denk geldi. Google’ın 27 yıllık çalışanı ve baş bilim insanı Jeff Dean; Sanjay Ghemawat, Oriol Vinyals ve Quoc Le ile birlikte şirketten ayrılarak Discovery Loop adlı yeni bir girişim kuruyor.
Kamu yararına çalışan bir şirket olarak yapılandırılan Discovery Loop, makine öğrenmesi, bilim ve mühendislik alanlarında yeni keşifler yapılmasına odaklanacak. Google, girişime yatırım yaparken Google Cloud da Discovery Loop’a bilgi işlem altyapısı sağlayacak.
Jeff Dean ve Sanjay Ghemawat, Google’ın bugün kullandığı temel yazılım ve bilgi işlem altyapılarının geliştirilmesinde önemli rol oynayan isimler arasında bulunuyor. Oriol Vinyals ve Quoc Le ise büyük modellerin geniş veri kümeleriyle önceden eğitilmesine dayanan modern yapay zeka yaklaşımının temellerini oluşturan araştırmalara katkı sağlamıştı.
Yeniden yapılanma, Google’ın Gemini yol haritasında gecikmeler yaşadığı bir dönemde gerçekleşiyor. Haziran ayında kullanıma sunulması planlanan Gemini 3.5 Pro henüz yayınlanmış değil. Axios, modelin birkaç ay geride kaldığını ve bazı şirket kaynaklarının bu gecikmede çalışan moralinin düşmesini de etkili gördüğünü aktarıyor.
Google, Gemini 3 ile OpenAI ve Anthropic’in modelleri arasındaki farkı önemli ölçüde kapatmıştı. Ancak rakip şirketlerin son dönemdeki model güncellemeleri ve daha düşük maliyetli Çin merkezli açık modellerin yükselişi, Google üzerindeki baskıyı artırdı.
Yaşananlar Google’ın devam eden “yapay zeka yetenek kaybının” bir parçası olarak değerlendiriliyor. Google, haziran ayında Gemini’ın geliştirilmesinde önemli rol oynayan Noam Shazeer’ı OpenAI’a kaptırmıştı. Hassabis ile AlphaFold çalışması sayesinde 2024 Nobel Kimya Ödülü’nü kazanan John Jumper da aynı dönemde Anthropic’e katılacağını açıklamıştı.
Reuters’ın aktardığına göre, Google Cloud yöneticileri Kavukçuoğlu’nun görevlendirilmesini yapay zeka çalışmalarının ticarileştirilmesi açısından olumlu karşıladı. DeepMind ve Google Cloud arasındaki çalışmalara Hassabis’ten daha doğrudan dahil olan Kavukçuoğlu’nun, Gemini’ı daha ürün odaklı bir yöne taşıması bekleniyor.
Kavukçuoğlu ise önceliğinin Gemini yol haritasının hayata geçirilmesi için mümkün olan en açık yolu oluşturmak olduğunu belirtti. Buna karşılık Hassabis, yayınlanmamış Gemini 4 dahil olmak üzere Google’ın yeni modellerinde önemli ilerlemeler kaydedildiğini ifade etti.
Alphabet hisseleri gelişmelerin açıklanmasının ardından yüzde 4’ün üzerinde değer kaybetti. Yönetim değişikliği bir taraftan Hassabis’in uzun vadeli bilimsel çalışmalara odaklanmasını sağlarken diğer taraftan Google DeepMind’ın ürün geliştirme ve ticarileştirme süreçlerinin Alphabet’ın genel operasyonlarına daha sıkı biçimde bağlanacağına işaret ediyor.
Yapay zeka destekli müzik üretim platformu Suno, kendi araçlarıyla oluşturulan şarkıların daha kolay tanımlanabilmesi için yeni ses filigranı ve parmak izi teknolojilerini devreye alacağını açıkladı. Şirket ayrıca yapay zeka ile üretilen parçaların kitlesel biçimde dağıtılmasını sınırlayacak yeni bir indirme politikası üzerinde çalışıyor.
Suno’nun kurucu ortağı ve CEO’su Mikey Shulman, şirketin yayımladığı blog gönderisinde, yeni şeffaflık araçlarının Suno ile oluşturulan şarkıların başka platformlarda paylaşıldığında da tanımlanmasını sağlayacağını belirtti. Şirket, önümüzdeki haftalarda ses filigranı ve parmak izi teknolojilerini kullanmaya başlayacak.
Suno’ya göre bu teknolojiler, dinleme deneyimini etkilemeden müdahalelere karşı dayanıklı olacak şekilde tasarlanıyor. Böylece bir şarkı Suno dışındaki bir müzik veya dağıtım platformuna yüklendiğinde, parçanın şirketin araçlarıyla üretildiği tespit edilebilecek. Şu an için şirketin Google’ın yapay zeka içeriklerini tanımlamak için geliştirdiği SynthID gibi mevcut bir teknolojiden mi yararlanacağı, yoksa kendi sistemini mi geliştireceği bilinmiyor.
Shulman, filigran sisteminin bir parçanın sanatsal değerini veya ne ölçüde insan üretimi olduğunu değerlendirmek amacıyla kullanılmayacağını vurguladı. Suno’ya göre yapay zeka kullanımının dinleyicilere açıklanıp açıklanmayacağına sanatçılar ve platformlar karar vermeli. Şirketin rolü ise bu taraflara şeffaflık sağlayacak araçlar sunmak olacak.
Suno, platforma yüklenen ses dosyaları ile şarkı sözlerini olası kötüye kullanım açısından taramak için içerik tanıma ve veri şirketleri Audible Magic ve Musixmatch ile çalıştığını da açıkladı. Şirket, bu süreçte adı açıklanmayan başka üçüncü taraf şirketlerden de destek alıyor.
Filigran teknolojisine ek olarak Suno, kullanıcıların ürettikleri şarkıları büyük miktarlarda indirerek müzik platformlarına yüklemesini zorlaştıracak yeni bir indirme politikası hazırlıyor. Şirket, politikanın ayrıntılarını veya yürürlüğe gireceği tarihi henüz açıklamadı.
Yeni politikanın özellikle yapay zeka ile seri halinde üretilen parçaların dijital müzik platformlarına yüklenmesi, dinlenme sistemlerinin manipüle edilmesi ve bu yöntemle gelir elde edilmesi gibi kötüye kullanım biçimlerini hedeflediği belirtiliyor. Suno, değişikliklerin kullanıcıların büyük bölümünü etkilemeyeceğini, ancak geniş ölçekli dağıtımı daha zor hale getireceğini ifade ediyor.
Suno ayrıca topluluk kurallarını da güncelledi. Yeni kurallar kapsamında mevcut şarkıların yeniden oluşturulması, kullanım hakkı bulunmayan içeriklerin yüklenmesi, gerçek kişilerin sesinin veya görüntüsünün izinsiz kullanılması ve yapay zeka ile üretilen yanıltıcı seslerin gerçekmiş gibi sunulması açık biçimde yasaklanıyor. Şirket; spam, sahte etkileşim, dolandırıcılık ve botlar aracılığıyla sistemlerin aşılmasına yönelik girişimlere karşı da işlem uygulayacağını belirtiyor.
Suno'nun bir süredir telif hakkı mücadeleleri kapsamında plak şirketleri ve sanatçı kuruluşlarıyla karşı karşıya geldiğini hatırlatalım. Universal Music Group ve Sony Music Group ile hukuki süreçleri devam eden şirket hakkında, geçtiğimiz günlerde Almanya’da GEMA lehine bir telif hakkı ihlali kararı da verilmişti. Warner Music Group ise 2025’in kasım ayında Suno ile lisans anlaşmasına vararak şirket aleyhindeki davasından çekilmişti.
Görsel Kaynak: ChatGPT
Yapay zeka alanındaki yenilikleriyle teknoloji dünyasına yön veren OpenAI, şimdi de donanım pazarına oldukça iddialı bir giriş yapmaya hazırlanıyor. Şirketin uzun süredir üzerinde çalıştığı ve doğrudan akıllı ev ekosistemini hedefleyen yeni yapay zeka destekli akıllı hoparlörü hakkında önemli detaylar gün yüzüne çıktı.
Sektör kaynaklarından elde edilen son bilgilere göre şirketin geliştirdiği bu yeni cihaz, pazardaki standart akıllı hoparlör tasarımlarından farklı bir yaklaşımla üretiliyor. Alışılmış silindir veya küre formlarının aksine, cihazın dikkat çekici bir halka tasarımına sahip olduğu belirtiliyor.
Estetik ve modern bir görünüme sahip olan bu halka şeklindeki yapı, şirketin gelişmiş yapay zeka modellerinin ev içindeki ana fiziksel temsilcisi olarak konumlanıyor. Paylaşılanlara göre gelişmiş sistemlerle doğrudan entegre çalışacak olan bu cihaz, kullanıcıların günlük hayatındaki karmaşık sorgularını daha akıcı ve doğal bir şekilde yanıtlıyor.
Tüketiciler tarafından merakla beklenen bu donanımın fiyatlandırma stratejisi de artık belirginleşmeye başladı. Sızdırılan raporlara göre şirketin halka tasarımlı bu premium akıllı hoparlörü, 300 dolar ile 400 dolar arasında değişen bir fiyat bandıyla satışa sunulacak.
Belirlenen bu yüksek fiyat aralığı, cihazın giriş seviyesi ürünlerden ziyade doğrudan üst segment kullanıcıları hedefleyen özel bir donanım olduğunu kanıtlıyor. Şirketin sadece yazılım geliştiren bir yapıdan donanım üreticisine dönüşme adımı yapay zeka odaklı tüketici elektroniği pazarında dengelerin tamamen değişeceğinin sinyallerini veriyor.
OpenAI, ChatGPT'nin ücretsiz kullanımında önemli bir değişikliğe gidiyor. Şirket, Free ve Go kullanıcıları için metin tabanlı sohbetlerdeki kullanım sınırlarını kaldıracağını açıkladı. Böylece kullanıcılar, mesaj limitine takılmadan ChatGPT ile metin üzerinden sohbet edebilecek. Dosya yükleme, görsel oluşturma, ses ve diğer araçlarda ise mevcut kullanım sınırları devam edecek.
Değişiklikle birlikte GPT-5.6 Luna, Free ve Go kullanıcılarının varsayılan modeli haline geliyor. GPT-5.5 Instant'ın yerini alan modelin daha doğru yanıtlar vermesi ve günlük kullanımda daha güvenilir bir deneyim sunması hedefleniyor. OpenAI'ın şirket içi değerlendirmelerine göre GPT-5.6 Luna, GPT-5.5 Instant'a kıyasla yüzde 62 daha az olgusal hata yapıyor.
Free ve Go kullanıcılarına sunulacak bir diğer yenilik ise "Think" butonu olacak. Kullanıcılar daha karmaşık sorularla karşılaştıklarında bu seçeneği etkinleştirerek ChatGPT'nin daha yüksek akıl yürütme kapasitesinden yararlanabilecek. Ancak Think özelliğinin kullanımı, sınırsız metin sohbetlerinden ayrı olarak belirli kullanım sınırlarına tabi olacak.
OpenAI, ücretsiz kullanıcılara yönelik değişikliklerin bu hafta içinde kullanıma sunulmaya başlayacağını, sınırsız metin sohbetleri ve Think butonunun ise gelecek hafta erişilebilir olacağını belirtiyor. Bu nedenle "sınırsız" kullanım yalnızca standart metin sohbetlerini kapsıyor; dosya yükleme, görseller, sesli özellikler ve görsel oluşturma gibi daha fazla işlem gücü gerektiren özelliklerde limit uygulanmaya devam edecek.
Şirket aynı zamanda ChatGPT Plus ve Pro aboneleri için de GPT-5.6 Sol modelini güncelledi. Yeni sürüm, soru yanıtlama, web araştırması, planlama, yazma, tavsiye verme ve karar alma gibi günlük görevlerde daha kısa ve güvenilir yanıtlar üretmeye odaklanıyor. OpenAI'ın değerlendirmelerine göre GPT-5.6 Sol'un olgusal hata oranı GPT-5.5 Instant’a kıyasla yüzde 68 daha düşük.
Plus ve Pro kullanıcıları ayrıca modelin bir soruya ne kadar akıl yürütme gücü ayıracağını belirlemelerine olanak sağlayan yeni bir "thinking" ayarına erişebilecek. Kullanıcılar bu ayar üzerinden görevin karmaşıklığına göre modelin düşünme seviyesini değiştirebilecek.
OpenAI'ın ücretsiz katmandaki mesaj sınırını kaldırması, ChatGPT'nin kullanıcı ölçeğinin büyümeye devam ettiği bir döneme denk geliyor. Haftalık kullanıcı sayısı 1 milyarı aşan ChatGPT'de yapılan değişiklik, şirketin temel metin tabanlı yapay zeka deneyimini ücretli abonelik gerektirmeden daha geniş bir kullanıcı kitlesine açma stratejisinin yeni adımlarından biri olarak öne çıkıyor.
Amazon Web Services (AWS), kod güvenliğine odaklanan AWS Continuum platformunu geliştiricilerin çalışma ortamlarına taşımak için Anthropic ve OpenAI ile iş birliği yaptığını açıkladı. Bu kapsamda Continuum, Anthropic’in Claude Code, OpenAI’ın Codex ve AWS’nin kendi ajan tabanlı geliştirme ortamı Kiro ile entegre edilecek.
Entegrasyon sayesinde geliştiriciler, kullandıkları kodlama ortamından ayrılmadan talep üzerine güvenlik taraması başlatabilecek. Tespit edilen olası güvenlik açıkları AWS Continuum’a gönderilecek ve müşterinin AWS altyapısına ilişkin bağlam kullanılarak değerlendirilecek.
Continuum, bu değerlendirme sırasında AWS yapılandırmalarını, AWS Identity and Access Management (IAM) politikalarını, ağ topolojisini ve sistemlerin internete açık olup olmadığını dikkate alacak. Böylece yalnızca kod içindeki bir sorunu belirlemekle kalmayacak, söz konusu açığın gerçek çalışma ortamında ne ölçüde risk oluşturduğunu da analiz edecek.
Platform, tespit edilen güvenlik açıklarını izole bir test ortamında doğrulayarak yanlış pozitiflerin azaltılmasını hedefliyor. Önceliklendirilmiş ve bağlamsal güvenlik verileri daha sonra Claude Code, Codex veya Kiro’ya geri gönderilecek. Kodlama asistanı da geliştiriciye sunduğu düzeltme önerilerini bu bilgilere göre güncelleyecek.
AWS’ye göre yeni nesil yapay zeka modelleri, güvenlik açıklarını tespit etme ve birden fazla aşamadan oluşan saldırı yollarını analiz etme konusunda önemli ilerleme kaydetti. Ancak bu durum, güvenlik ekiplerinin karşısına daha fazla bulgu ve daha karmaşık bir önceliklendirme süreci çıkarıyor.
AWS Continuum, bu sorunu farklı modelleri tek bir süreç içinde yöneten “agent-team loop” adlı bir mimariyle çözmeyi amaçlıyor. Platform, güvenlik sürecinin her aşaması için en uygun modeli seçiyor, modeli müşterinin AWS ortamıyla ilişkilendiriyor ve önerilen kod değişikliklerini ilgili bağlam içinde doğruluyor. Bu yaklaşım, Continuum’un tek bir yapay zeka modeline bağlı kalmadan çalışmasını sağlıyor.
AWS ayrıca yapay zeka modellerinin güvenlik performansını ölçmek için model sağlayıcılarıyla ortak kıyaslama çalışmaları yürüttüğünü belirtiyor. Şirket, güvenlik standartları, değerlendirme yöntemleri ve kıyaslama ölçütleri geliştiren Frontier Model Forum ile de çalışmalarını sürdürüyor.
İlk olarak 17 Haziran’da düzenlenen AWS Summit New York kapsamında tanıtılan AWS Continuum for code vulnerabilities, şu anda sınırlı ön izleme aşamasında bulunuyor. Kullanıcıların hizmete erişmek için AWS üzerinden başvuruda bulunması gerekiyor. Claude Code, Codex ve Kiro entegrasyonlarının ise yakında kullanıma sunulacağı belirtiliyor.
Reddit, subreddit moderatörlerinin iş yükünü azaltmak amacıyla büyük dil modellerinden yararlanan yeni moderasyon araçlarını kullanıma sunuyor. Rules Hub adı verilen sistem, gönderi ve yorumların topluluk kurallarının amacıyla örtüşüp örtüşmediğini değerlendirecek.
Mevcut Automod sistemi büyük ölçüde belirli anahtar kelimelere, kalıplara ve düzenli ifadelere dayanıyor. Bu nedenle bağlama göre farklı anlamlar taşıyan ifadeleri veya istisnai durumları değerlendirmekte zorlanabiliyor. Rules Hub ise doğal dili ve bağlamı analiz ederek daha esnek kararlar vermeyi hedefliyor.
Moderatörler, Rules Hub üzerinden hangi kuralların otomatik olarak uygulanacağını ve bir ihlal tespit edildiğinde içeriğin moderasyon kuyruğuna gönderilmesi, filtrelenmesi veya kaldırılması gibi hangi işlemin gerçekleştirileceğini belirleyebilecek. Ayrıca sistem, kurallar devreye alınmadan önce sonuçların önizlenmesine ve moderasyon kararlarına ilişkin kayıtların incelenmesine imkan tanıyacak.
Reddit’in açıklamasına göre Rules Hub, son birkaç aydır şirketin Mod Council Network üyelerinin de dahil olduğu 700’den fazla toplulukta test ediliyor. Araç artık yeni oluşturulan tüm toplulukların kullanımına açılıyor. Reddit, sistemi 2026’nın ilerleyen dönemlerinde daha geniş ölçekte kullanıma sunmayı planlıyor. Yeni topluluklar için Rules Hub’ı kullanmak şimdilik zorunlu olmayacak.
Şirket, Rules Hub’ın Post & Comment Guidance ve Safety Filters gibi yeni sistemlerle birlikte zaman içinde Automod üzerinden yürütülen moderasyon süreçlerinin önemli bir bölümünün yerini alabileceğini düşünüyor. Ancak bu değişiklik Automod’un tamamen kaldırılacağı anlamına gelmiyor. Reddit, yalnızca Automod’un kural uygulama süreçlerini yeni araçlara taşımayı planlıyor; sistemin diğer özellikleri kullanılmaya devam edecek.
Reddit’in moderasyon sistemini yenileme planı, platforma ilk kez katılan kullanıcıların karşılaştığı engelleri de kapsıyor. Pek çok subreddit, spam, koordineli saldırı ve yasakları aşmaya yönelik girişimleri önlemek için kullanıcıların paylaşım yapabilmesini belirli bir karma puanına veya hesap yaşına bağlıyor. Bununla birlikte söz konusu eşikler, gerçek kullanıcıların ilk gönderilerini paylaşmasını da zorlaştırabiliyor. Reddit, yeni moderasyon ve kötüye kullanım önleme sistemleri geliştikçe toplulukların karma ve hesap yaşı gibi kriterlere daha az ihtiyaç duymasını amaçlıyor. Böylece ilk kez paylaşım yapan kullanıcıların topluluklara katılması kolaylaşırken moderatörlerin spam ve kötü niyetli hesaplara karşı korunması hedefleniyor.
Reddit, geliştiricileri ilgilendiren yeni API değişiklikleri de gerçekleştirecek. Şirket, sınırlı düzeyde genel API erişimini sürdürürken yeni erişim taleplerini kademeli olarak kısıtlayacak. Üçüncü taraf uygulamalardan ise Reddit’in kendi Developer Platform altyapısına geçmeleri istenecek.
Reddit CEO’su Steve Huffman, mevcut genel API’nin platformun bugünkü ölçeği, otomatik kötüye kullanım girişimleri ve ticari veri kazıma faaliyetleri için tasarlanmadığını belirtiyor. Reddit, faydalı botların ve topluluk araçlarının desteklenen bir ekosistem içinde çalışmasını, izinsiz veri toplama faaliyetlerinin ise engellenmesini istiyor.
Şirket, geliştiricilerin uygulama ve botlarını yeni platforma taşımasına yardımcı olmak üzere 1 milyon dolarlık bir uygulama geçiş programı da başlattı. Geçiş için henüz kesin bir takvim açıklanmazken Reddit, istisna tanınan uygulamalar dışındaki API tabanlı üçüncü taraf uygulamaların zamanla Developer Platform’a taşınacağını ifade ediyor.
Reddit, 21 yıllık masaüstü arayüzü Old Reddit üzerinde de değişiklikler yapmayı planlıyor. Kısa vadede arayüze yalnızca giriş yapmış kullanıcılar erişebilecek. Kritik botlar ve moderasyon süreçleri ise şirketin modern altyapısına taşınacak.
Old Reddit’in kapatılmasına yönelik kesin bir karar bulunmuyor. Şirket erişimi sınırlamak, önemli kullanım senaryolarını yeni altyapıya taşımak ve eski arayüzü modern teknoloji yığını üzerinde yeniden oluşturmak dahil olmak üzere farklı seçenekleri değerlendiriyor.
Biyoteknoloji şirketi Expedition Therapeutics, 115 milyon dolar yatırım aldı. Şirketin 115 milyon dolarlık B serisi yatırım turuna General Atlantic liderlik etti. ABD merkezli Expedition Therapeutics'in yatırım turunda RA Capital, Vivo Capital, Sofinnova Investments, Novo Holdings, Forbion, Dawn Biopharma, Adage Capital Management, Balyasny Asset Management, Logos Capital, Sanofi Ventures, BVF Partners ve Venrock Healthcare Capital Partners yer aldı.
Şirket, yeni yatırımı EXPD-101'in Faz 2 klinik geliştirme çalışmalarını ilerletmek, inflamatuvar hastalıklara yönelik ilaç portföyünü genişletmek ve araştırma-geliştirme faaliyetlerini güçlendirmek için kullanacağını açıkladı.
Yi Larson tarafından kurulan Expedition Therapeutics, bağışıklık sistemi kaynaklı inflamatuvar (iltihabi) hastalıklar ve solunum yolu hastalıkları için ağızdan alınabilen yeni nesil küçük moleküllü ilaçlar geliştiren klinik aşamadaki bir biyoteknoloji şirketi olarak tanımlanıyor. Şirket, özellikle bağışıklık sisteminin önemli hücrelerinden biri olan nötrofillerin aşırı veya kontrolsüz aktivitesinden kaynaklanan hastalıkları hedef alarak daha etkili ve güvenli tedaviler geliştirmeyi amaçlıyor.
Expedition Therapeutics'in geliştirdiği ilaç adayları, bağışıklık sisteminin hastalığa neden olan mekanizmalarını hedefleyerek iltihabı azaltmayı hedefliyor. Şirketin en ileri aşamadaki ilacı EXPD-101, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH/COPD) için geliştirilen ve günde tek doz kullanılan ağızdan alınabilen bir DPP1 inhibitörü olarak öne çıkıyor. Bu tedavinin hastalığın ilerlemesini yavaşlatması ve semptomları hafifletmesi amaçlanıyor.
Expedition Therapeutics, biyoloji, translasyonel araştırma ve klinik geliştirme alanlarındaki uzmanlığını bir araya getiren bir ilaç keşif platformu kullanıyor. Şirket, mevcut tedavi seçeneklerinin yetersiz kaldığı inflamatuvar hastalıklara yönelik yeni ilaçlar geliştirerek hem solunum yolu hastalıklarında hem de diğer bağışıklık sistemi kaynaklı rahatsızlıklarda kullanılabilecek yenilikçi tedavileri klinik geliştirme sürecine taşımayı hedefliyor.