Teknoloji Haberleri 7 Ocak 2024
Webrazzi Teknoloji Güncel Ekonomi Dünya Spor Politika Magazin Teknoloji Sağlik Otomobil Kültür Sanat NTV/Kadın NTV/Eğitim NTV/Gündem NTV/Teknoloji NYTimes>World NYTimes>Education NYTimes>Soccer
teknoloji-ntv 1 gün önce

Karizmafobisi: Aynaya Bakınca Hâlâ Güzel Olmaktan Korkmak

Sabah uyandığınızda telefonunuza uzanıyor, Instagram'ı açıyor ve kendinizle aynı yaşlarda "mükemmel" görünen onlarca yüzü kaydırarak inceliyorsunuz. Sonra aynaya bakıyorsunuz. O anda içinizde uyanan duygu tam olarak nedir?

Eğer bu duygu "Yeterince çekici değilim" ya da "Yaşlanıyorum, değerimi yitireceğim" noktasına geliyor ve bunu haftalarca, aylarca düşünüyorsanız, adı yeni konulan bir psikolojik örüntünün tam ortasında olabilirsiniz: Karizmafobisi.

 

"ÇEKİCİ OLMAMA KORKUSU" ARTIK BİR KAVRAM

 

2023 yılında Journal of Skin and Stem Cell Dergisi’nde yayımlanan bir araştırma, psikiyatri literatüründe uzun süredir dolaşan ama bir türlü adı konulamamış bir durumu tanımladı. Bir grup insan, "çekici olmama" ya da "çekiciliğini yitirme" konusunda anormal düzeyde kaygı taşıyordu.

 

Bu kaygı, bilinen beden dismorfik bozukluğundan da, yaşlanma korkusundan (geraskofobisi) da farklıydı. Bu duruma karizmafobisi adı veriliyor. Basit tanımı şu: Karizmafobisi, görünüş olarak çekici görünmeme ya da çekiciliğini yitirme korkusu.

 

Kavramı somutlaştırmak için araştırmacılar, 2.904 kişi üzerinde çalışarak 19 maddelik Karizmafobisi Ölçeği geliştirmişler. Ölçek, karizmafobisinin dört temel bileşenini belirledi:

 

Öz-sergileme: Bedensel özellikler nedeniyle beğenilme ve takdir görme arzusu

 

Narsisistik eğilimler: En çekici kişi olma, başkalarını fiziksel olarak geride bırakma isteği

 

Medya tüketimi: Güzellik ve moda trendlerini takip etmek için sağlıksız düzeyde sosyal medya kullanımı

 

Karizmafobik kaygı: Yaşlandıkça ya da görünüm değiştikçe değersizleşeceğine dair yoğun korku

 

Araştırmacılar ölçeğin istatistiksel geçerliliğini kanıtlamanın yanı sıra karizmafobisinin yaygın kaygı bozukluğu, obsesif-kompulsif bozukluk ve narsisistik kişilik bozukluğuyla anlamlı ilişkiler gösterdiğini de tespit etti.

 

BELİRTİLERİ TANIYOR MUSUNUZ?

 

Araştırmaya göre aşağıdaki düşünce ve davranışların son altı ay içinde aşırı ve ısrarcı biçimde yaşanması, karizmafobisine işaret edebilir:

 

-Sosyal çevrenizde yalnızca fiziksel görünümünüz nedeniyle beğenilme ihtiyacı duymak

 

-Başkalarından daha çekici olmak için güçlü bir rekabet duygusu taşımak

 

-Kronolojik yaşınızdan çok daha genç görünme konusunda ısrarcı bir istek

 

-Görünümünüzün bir gün başkaları tarafından "yaşlı" ya da "çekici değil" bulunacağına dair sürekli kaygı

 

-Güzellik ürünleri, tedaviler ve moda trendleri hakkında internette aşırı zaman geçirmek

 

-Tıbbi açıdan gerekli olmayan estetik prosedürlere yönelmek

 

Araştırmacılar özellikle son iki maddenin (kaygı ve tıbbi açıdan gereksiz müdahalelere yönelme) mutlaka mevcut olması gerektiğini vurguluyor.

 

BU KORKU NEDEN ŞİMDİ BÜYÜDÜ?

 

Karizmafobisi yeni bir kavram olsa da tetikleyen koşullar son birkaç yılda inanılmaz hız kazandı.

 

Yapay zekâ filtreleri ve 'erişilemez güzellik' standartları karizmafobisini tetikleyen etkenlerden biri. TikTok ve Instagram'daki filtreler artık gerçekçi yüz simülasyonları sunuyor. Dermatologlar, son yıllarda kliniğe gelen hastaların filtrelenmiş selfie'lerini "böyle görünmek istiyorum" diyerek getirdiğini raporluyor. Bu durum, Snapchat dismorfisi olarak da adlandırılıyor.

 

Sosyal medyanın gerçek zamanlı karşılaştırma makinesi haline gelmesi de tetikleyici bir diğer etken. Araştırma, medyanın güzellik algısını değiştirmede, yaşlanmaya karşı korku yaratmada ve estetik müdahaleyi teşvik etmede kanıtlanmış bir rol oynadığını ortaya koyuyor.

 

YA TÜRKİYE?

 

Ülkemiz son on yılda küresel bir estetik tıp merkezi haline geldi. Bu tablonun arkasında yalnızca tıbbi bir talep değil, psikolojik bir baskı da yatıyor olabilir.

 

"Yaş karşıtı" endüstrinin büyümesi… Anti-aging ürünler artık yalnızca 50 yaş üstüne değil, 20'li yaşlardakilere de pazarlanıyor. "Şimdi başlamazsan geç kalırsın" mesajı, yaşlanma korkusunu neredeyse kaçınılmaz kılıyor.

 

KARİZMA FOBİSİ İLE BEDEN DİSMORFİSİ AYNI ŞEY Mİ?

 

Hayır. Beden dismorfik bozukluğunda kişi gerçekte var olmayan ya da çok küçük bir kusura takıntılı olarak odaklanır. Karizmafobisinde ise sorun belirli bir kusur değil, çekiciliğini yitirme ya da hiç kazanamamış olma korkusunun kendisidir. Bunun yanı sıra karizmafobisi, sosyal onay ve başkalarıyla kıyaslamayla doğrudan ilişkilidir; kişi kendisini değerlendirirken kendi iç algısından çok toplumsal yargıya başvurur.

 

NE ZAMAN ENDİŞELENMELİ?

 

Güzel görünmek istemek, bakımlı olmak, moda takip etmek tek başına sorun değil. Sorun, bu arzunun işlevselliği bozacak düzeyde kaygıya dönüştüğü noktada başlıyor. Şu soruları kendinize sorabilirsiniz:

 

“Yaşlandıkça değersizleşeceğim” düşüncesi beni ne sıklıkla rahatsız ediyor?

 

Güzellik trendlerini kaçırmamak için ne kadar zaman harcıyorum?

 

Dış görünümüm beğenilmeseydi sosyal ilişkilerimin nasıl etkileneceğinden gerçekten korkuyor muyum?

 

Bu sorulara verdiğiniz yanıtlar sizi düşündürüyorsa bir klinisyenle konuşmak iyi bir başlangıç noktası olabilir.

 

PSİKOLOJİ İEL DERMATOLOJİ BİR ARADA

 

Araştırmanın en önemli katkılarından biri bir köprü inşa etmesi: Kozmetik dermatoloji klinikleri, yalnızca cilt sorunlarının değil, psikolojik sıkıntıların da kapısı. Araştırmalar, kozmetik dermatoloji hastalarının genel dermatoloji hastalarına kıyasla neredeyse iki kat daha fazla psikiyatrik belirti gösterdiğini ortaya koyuyor. Karizmafobisi ölçeği, bu iki alanın buluşma noktasında çalışan profesyonellere somut bir araç sunuyor.

 

KENDİNİZE KARŞI DÜRÜST BİR AYNA

 

Güzellik, insan psikolojisinin en eski ve en karmaşık konularından biri. Çekici görünmek istemek evrensel; bu arzunun patoloji haline gelmesi ise artık giderek daha yaygın bir gerçek.

 

Karizmafobisi kavramı bize şunu hatırlatıyor: Aynaya her baktığımızda gördüğümüz yansıma, yalnızca ışık ve cam meselesi değil. Aynı zamanda sosyal baskının, medyanın ve içselleştirilmiş korkunun bir ürünü.

 

Belki de en sağlıklı yaklaşım, nasıl göründüğümüzü değil, nasıl hissettiğimizi sormakla başlıyor.

 

Kaynak: Husain, W. (2023). Charismaphobia: Diagnosis and Measurement of the Psychodermatological Symptoms. Journal of Skin and Stem Cell, 10(2), e137387.

 

Bu makale bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez. Kendinizde bu belirtileri fark ediyorsanız bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanızı öneririz.

teknoloji-ntv 2 gün önce

Uzaylı sinyali gelirse ne yapılacak? Bilim insanları yeni kuralları açıkladı

Dünya dışı akıllı yaşam arayışında çalışan bilim insanları, uzaydan gelebilecek olası bir sinyalin doğrulanması ve kamuoyuna duyurulmasına ilişkin yeni kurallar yayımladı. Araştırmacılar, olası bir keşif durumunda panik, dezenformasyon ve yanlış anlaşılmaların önüne geçmeyi amaçlıyor.

Yeni kılavuz, akıllı dünya dışı yaşam arayışına odaklanan SETI programları kapsamında çalışan bilim insanlarının olası sinyalleri nasıl doğrulayacağını, kamuoyuna nasıl açıklayacağını ve verileri nasıl saklayacağını belirliyor.

 

Jodrell Bank Astrofizik Merkezi Direktörü ve Uluslararası Astronotik Akademisi'nin SETI komitesi başkanı Michael Garrett, amaçlarının araştırmacıların yeterli kanıt olmadan "uzaylı bulundu" açıklaması yapmasını önlemek olduğunu söyledi. Garrett, sosyal medyanın son 15 yılda büyük ölçüde değiştiğine dikkat çekerek, doğrulanmamış bir sinyalin kısa sürede kontrolden çıkabilecek söylentilere yol açabileceğini belirtti. 

 

Garrett'ın direktörlüğünü yürüttüğü Jodrell Bank Astrofizik Merkezi, uzaydan gelen sinyallerin araştırılmasında dünyanın en saygın bilim merkezlerinden biri olarak kabul ediyor.

Yeni kurallara göre araştırmacıların tespit edilen sinyalleri mümkün olan her yöntemle doğrulaması, sonuçların bağımsız bilimsel incelemeden geçirilmesi ve verilerin kamuoyuna açık hale getirilmesi gerekiyor.

 

Bilim insanları ayrıca kurumların medya ve sosyal medya platformlarıyla hızlı, doğru ve şeffaf iletişim kurmasını tavsiye ediyor. Bununla birlikte araştırmacıların kişisel güvenliğinin korunması gerektiği de özellikle vurgulanıyor.

Uzmanlar, bugüne kadar uzaylı yaşamına ilişkin bazı yanlış alarmlar ve aldatmacalar yaşandığını hatırlatarak, güvenilirliğin korunması için bilimsel sürecin titizlikle işletilmesi gerektiğini ifade ediyor.

 

Oxford Üniversitesi'nden Chris Lintott ise olası bir keşfin gizli tutulmasının neredeyse imkansız olduğunu belirterek, yüzlerce hatta binlerce araştırmacının sürece dahil olacağını ve şeffaflığın bu nedenle kritik önem taşıdığını söyledi.

Bilim dünyasında en çok hatırlanan olaylardan biri, 1965 yılında CTA-102 adlı radyo kaynağından gelen sinyalin yanlış yorumlanması olmuştu.

 

O dönemde bazı medya kuruluşları bunun dünya dışı akıllı yaşamın kanıtı olabileceğini öne sürmüş ve küresel çapta büyük bir heyecan yaşanmıştı. Daha sonra sinyalin doğal bir astronomik kaynaktan geldiği anlaşılmıştı.

teknoloji-ntv 5 gün önce

Gökyüzünde 22 saat: Airbus'ın yeni devi ilk kez havalandı

Avrupalı uçak üreticisi Airbus, aralıksız 22 saate kadar uçabilen yeni geniş gövdeli A350-1000ULR modelinin ilk test uçuşunu başarıyla gerçekleştirdiğini açıkladı.

Şirketin açıklamasına göre özel test ekipmanlarıyla donatılan uçak, Fransa'nın Toulouse kentindeki tesislerden havalandı ve 3 saat 43 dakika süren uçuş sırasında yaklaşık 12 bin 500 metre irtifaya ulaştı.

 

"Ultra Long Range" (ultra uzun menzil) anlamına gelen ULR sınıfındaki uçaklardan 12 adet sipariş veren hava yolu şirketi Qantas, bu model sayesinde Sidney ile Londra arasında aktarmasız seferler düzenlemeyi planlıyor.

 

Airbus, ilk A350-1000ULR uçağını Nisan 2027'de Qantas'a teslim etmeyi hedefliyor. Havayolu şirketi başlangıçta bu hattı 2025 yılında açmayı planlamıştı.

 

18 BİN 500 KİLOMETRE MENZİL

 

Test uçuşları, A350 ailesinin mevcut versiyonlarında yapılan değişikliklerin sertifikasyon sürecinin başlangıcını oluşturuyor. Uçağa eklenen ilave yakıt tankı sayesinde menzil yaklaşık 18 bin 500 kilometreye çıkarıldı. Bu kapasite, Sidney-Londra hattının yaklaşık 17 bin kilometrelik mesafesinin tek seferde kat edilmesini mümkün kılacak.

 

EN YAKIN RAKİBİ BOEİNG'İN 777-8 MODELİ

 

A350-1000ULR'nin en önemli rakibi, ABD'li üretici Boeing tarafından geliştirilen Boeing 777-8 olarak görülüyor. Boeing 777-8'in yaklaşık 16 bin 200 kilometre menzile sahip olması planlanırken, Airbus'ın yeni modeli 18 bin 500 kilometreye ulaşarak ticari havacılıkta yeni bir rekor hedefliyor.

 

Halihazırda dünyanın en uzun ticari uçuşu ise Singapore Airlines tarafından Singapur-New York arasında gerçekleştiriliyor. Yaklaşık 15 bin 350 kilometrelik bu uçuş 18 saati aşkın sürüyor. Qantas'ın "Project Sunrise" adı verilen projesi hayata geçtiğinde, Sidney-Londra ve Sidney-New York gibi rotalar dünyanın en uzun aktarmasız yolcu uçuşları arasına girecek.

teknoloji-ntv 6 gün önce

Nvidia'dan yeni çip. Yapay zeka yarışında dengeleri değiştirebilir

ABD merkezli çip üreticisi Nvidia, yapay zeka özelliklerini doğrudan dizüstü ve masaüstü bilgisayarlara taşıyan yeni RTX Spark çipini tanıttı.

Nvidia Üst Yöneticisi (CEO) Jensen Huang, Tayvan'da düzenlenen Computex teknoloji fuarı öncesinde yaptığı açıklamada, yeni çipin Microsoft ile üç yıllık işbirliğinin sonucu olduğunu belirterek, "Yapay zeka çağı için kişisel bilgisayarı yeniden tasarlıyoruz" dedi.

 

Tayvanlı MediaTek ile geliştirilen RTX Spark çipi, sonbahardan itibaren Dell, HP, Lenovo, Asus, Microsoft Surface ve MSI markalarının dizüstü ve kompakt masaüstü bilgisayarlarında kullanılacak. Daha sonra Acer ve Gigabyte modellerinin de bu teknolojiye geçmesi bekleniyor. Sektör uzmanlarına göre yeni işlemci, yapay zeka uygulamalarını bulut sistemlerine bağımlı olmadan doğrudan cihaz üzerinde çalıştırabilecek. Böylece kullanıcıların sorularına yanıt veren veya rutin görevleri yerine getiren yapay zeka ajanları yerel olarak çalışabilecek.

 

YENİ PAZAR

 

Yapay zeka modellerinin eğitilmesinde kullanılan çip pazarında lider konumda bulunan Nvidia, yapay zeka çıkarımı (inference) adı verilen ve kullanıcı taleplerine yanıt üreten sistemleri çalıştıran işlemci pazarında da büyümeyi hedefliyor. Şirket, bu amaçla kişisel bilgisayarları yeni bir büyüme alanı olarak görüyor. Ancak yapay zeka destekli bilgisayarlara yönelik talep şu ana kadar beklentilerin altında kaldı. HP bu cihazların satışlarını desteklediğini belirtirken, Dell talebin beklenenden düşük seyrettiğini açıklamıştı.

 

Araştırma şirketi Counterpoint Research'ün kurucu ortaklarından Neil Shah, RTX Spark'ın uygulama merkezli bilgisayar anlayışını değiştirerek yapay zeka ajanlarının merkezde olduğu yeni bir dönemi başlatabileceğini söyledi.

 

NVIDIA İNSANSI ROBOTLARA DA YATIRIM YAPIYOR

 

Nvidia, yapay zeka destekli bilgisayarların yanı sıra insansı robot alanındaki çalışmalarını da genişletiyor. Şirket, Çinli robot üreticisi Unitree ile akademik araştırmalarda kullanılacak standartlaştırılmış bir insansı robot geliştirdiğini duyurdu.

 

Robotun gövdesi Unitree tarafından, elleri Singapur merkezli Sharpa tarafından üretilecek. Cihazın işlem gücü ise Nvidia'nın çipleriyle sağlanacak. Nvidia yetkilileri, Stanford Üniversitesi ve Kaliforniya San Diego Üniversitesi başta olmak üzere çeşitli araştırma kurumlarının bu robotları kullanmayı planladığını belirtti.

 

Şirket ayrıca ABD, Avrupa ve Güney Kore'deki robot üreticileriyle de benzer projeler yürütmeyi hedefliyor. Unitree, bu yıl Çin Yeni Yılı kutlamalarında dans eden robotlarıyla dikkat çekmişti. Ancak bazı ABD'li milletvekilleri, şirketin Çin hükümeti ve ordusuyla yakın bağları olduğunu öne sürerek kamu fonu alan araştırmacıların Unitree robotlarını kullanmasını yasaklayacak bir yasa tasarısı sunmuştu.

teknoloji-ntv 1 hafta önce

Blue Origin roketi fırlatma rampasında patladı

Blue Origin'in 98 metrelik ağır yük taşıma roketi New Glenn, Florida’daki Cape Canaveral üssündeki fırlatma rampasında gerçekleştirilen test sırasında infilak etti.

Jeff Bezos'un uzay ve havacılık şirketi Blue Origin'in 10 yıldır milyarlarca dolar harcayarak SpaceX’in Falcon'una rakip olarak geliştirdiği roketi New Glenn test sırasında patladı.

İsmini Dünya'nın yörüngesinde dolaşan ilk Amerikalı astronot John Glenn'den alan roket Florida’daki Cape Canaveral üssünde statik ateşleme testinden geçiriliyordu.

Şirket yetkilileri, olayda yaralanan olmadığını açıkladı. Şirket sosyal medyadan yaptığı kısa açıklamada, “Bugünkü sıcak ateşleme testimiz sırasında bir anomali yaşadık” ifadelerini kullandı. Tüm personelin güvende olduğu duyuruldu.

Olay anına ait görüntülerde, 98 metre yüksekliğindeki dev roketin alt kısmından önce duman çıkıyor. Ardından büyük bir ateş topuna dönüşerek havaya uçuyor.

Blue Origin'in sahibi Amerikalı milyarder Jeff Bezos, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Temel nedeni anlamak için henüz çok erken ancak bunu bulmak için çalışıyoruz” dedi. Bezos, “Çok zor bir gün. Ama yeniden inşa edilmesi gereken ne varsa yeniden inşa edeceğiz ve uçuşlara geri döneceğiz. Buna değer” ifadelerini kullandı.

Şirketin en büyük rakibi SpaceX'in sahibi Elon Musk ise “Bunu görmek üzücü, umarım kısa sürede toparlanırsınız.” paylaşımı yaptı.

NASA Yöneticisi Jared Isaacman ise patlamadan haberdar olduklarını belirtip "Uzay uçuşları hata kabul etmez. Ortaklarımızla birlikte bu anomalinin kapsamlı şekilde soruşturulmasını destekleyecek, kısa vadeli görev etkilerini değerlendirecek ve yeniden roket fırlatmaya döneceğiz” yorumunu yaptı.

Blue Origin’in New Glenn roketi, geçen ay da bir iletişim uydusunu yörüngeye yerleştirme görevinde başarısız olmuş ve olayla ilgili soruşturma başlatılmıştı.

teknoloji-ntv 2 hafta önce

ABD engelleyemedi, Huawei meydan okudu

Huawei, telefonlar için geliştirdiği yeni Kirin çipinin ABD'nin kısıtlamalarını aştığını söylüyor.

Çin'in teknoloji devi Huawei, ABD yaptırımları nedeniyle küresel tedarikçilerden kopuk kalmasının üstesinden gelmek için çalışmalarına devam ederken, yarı iletken yeteneklerini küresel çip üreticileri Taiwan Semiconductor Manufacturing Co. ve Intel'inkine yaklaştırmak için yeni bir çip tasarım yöntemi bulduğunu belirtti.

 

Huawei'nin yarı iletken bölümü başkanı He Tingbo, Şangay'da düzenlenen 2026 IEEE Uluslararası Devreler ve Sistemler Sempozyumu'nda (ISCAS) yaptığı konuşmada, şirketin son altı yıldır Moore Yasası'nın sınırlarını aşmak ve gelişmiş yarı iletken üretim teknolojilerini geliştirmeye devam etmek için Tau Ölçekleme Yasası olarak bilinen yeni bir prensip geliştirdiğini söyledi.

 

Tau Ölçekleme Yasası, Huawei tarafından, 1996 yılında şirkete katılan ve Washington'ın sürekli baskısı altında çip tasarımı için alternatif yollar geliştirmeye yönelik Huawei'nin çabalarına öncülük eden He'nin anısına "Her'in Yasası" olarak da adlandırılıyor. Yarı iletken iş biriminin başkanı olarak, çip kolu Hisilicon Technologies'in küçük bir tasarım ekibinden akıllı telefonlar, PC'ler, yapay zeka hesaplamaları ve daha fazlası için küresel olarak tanınan bir çip tasarımcısına dönüşümünü denetledi.

 

He'nin belirttiğine göre, bu yeni prensibe dayanarak mühendisler sinyal gecikmesini azaltabilir ve transistör yoğunluğunu sürekli olarak artırarak, işlem gücünü artırmak için transistörleri giderek küçültmeye dayanan Moore Yasası'nın sınırlarının ötesinde çip işlem gücünü geliştirmeye devam edebilirler.

 

Her'in yasasını çip endüstrisi için yeni bir standart olarak nitelendiren kadın, bu yasanın şirketin çip tasarımını, devreleri ve hatta tüm sistemleri optimize etmesine yardımcı olacağını söyledi.

 

KİRİN ÇİPLERİ PİYASAYA ÇIKACAK

 

Yeni yasayı tamamen benimseyecek ilk çip, Huawei'nin Kirin yonga seti serisinde yer alacak ve bu yıl piyasaya sürülecek amiral gemisi akıllı telefonunda kullanılacak. Huawei, işlem performansını artırmak için diğer yapay zeka işlem çip ürünlerinde de yasayı uygulayacağını belirtti.

 

DÜNYADA LİDERLİĞE OYNUYORDU

 

ABD, Huawei'nin gelişmiş yabancı teknolojileri kullanmasını engellemek için sıkı ihracat kontrolleri uygulamadan önce, Çinli teknoloji devi kısa bir süreliğine Apple'ı geride bırakarak ve yalnızca Samsung'un gerisinde kalarak dünyanın en büyük ikinci akıllı telefon üreticisi olmuştu. Huawei'nin akıllı telefon işi, ABD'nin bu baskısından özellikle ağır darbe aldı. Yenilenen Kirin yonga setinin şirketin telefon işini anlamlı bir şekilde canlandırıp canlandıramayacağı ise henüz belli değil.

 

Huawei, en yeni çip tasarım yaklaşımıyla, 2031 yılına kadar küresel çip liderlerinin 1,4 nanometre (14 angstrom olarak da bilinen) çip teknolojilerine yetişebileceğini söyledi. Bu zaman çizelgesi, şirketi, her biri 2029 civarında kendi 1,4 nm çip üretimini başlatmayı planlayan TSMC ve Intel'in sadece birkaç yıl gerisinde bırakacak.

teknoloji-ntv 2 hafta önce

Spotify’dan “Reserved” özelliği. Sadık dinleyiciler için konser bileti ayrılacak

Spotify, sanatçıların en sadık dinleyicilerine konser bileti önceliği sağlayacak yeni “Reserved” özelliğini duyurdu. Sistemle birlikte belirli biletler, genel satış başlamadan önce seçilmiş Premium kullanıcılar için ayrılacak.

Spotify, sanatçıların en sadık hayranlarının konser biletlerine daha kolay erişebilmesi için yeni bir özellik geliştirildiğini açıkladı.

 

“Reserved” adı verilen sistem kapsamında platform, bir sanatçıyı en çok dinleyen ve onunla en fazla etkileşim kuran kullanıcıları belirleyerek bu kişilere öncelikli bilet erişimi sağlayacak.

 

 Özelliğin Türkiye'ye ne zaman geleceği ise belli değil.

 

BİLETLER ÖNCE SEÇİLMİŞ HAYRANLARA AÇILACAK

 

Yeni sistemde ayrılan konser biletleri, genel satış başlamadan yaklaşık 24 saat önce seçilen kullanıcılara sunulacak.

 

Hayranlar, biletleri Spotify’ın iş ortaklığı yaptığı bilet satış platformları üzerinden satın alabilecek.

 

Şirket, kullanıcıların sanatçıyı dinleme sıklığı, şarkı paylaşımı ve platform üzerindeki diğer etkileşimlerinin değerlendirmeye alınacağını açıkladı.

 

Spotify ayrıca Premium abonelerin bot hesap olmadığını doğrulamak için ek kontroller yapılacağını belirtti.

 

İLK ETAPTA ABD'DE BAŞLAYACAK

 

Özellik, ilk aşamada 18 yaş üstü uygun Spotify Premium kullanıcıları için ABD’de kullanıma sunulacak. Şirket, sistemin ilerleyen dönemde diğer ülkelerde de devreye alınacağını duyurdu.

 

Spotify, yeni özellikle ilgili açıklamasında “Siz sanatçıyı destekliyorsunuz, Spotify da sizi destekliyor.” ifadelerini kullandı.

 

KARABORSA SORUNUNA ÇÖZÜM HEDEFLENİYOR

 

Konser sektöründe uzun süredir gerçek hayranların bilet bulmakta zorlandığı, biletlerin karaborsacılar tarafından toplandığı eleştirileri gündemdeydi.

 

Spotify, yeni sistemin sanatçıların “gerçek hayranlarının” konserlerde daha fazla yer almasını sağlamayı hedeflediğini söyledi.

 

KONUM BİLGİSİ ÖNEMLİ OLACAK

 

Spotify, uygunluğun yalnızca dinleme alışkanlıklarına göre belirlenmeyeceğini, kullanıcıların konum bilgilerinin de dikkate alınacağını açıkladı.

 

Bu nedenle kullanıcıların konum ayarını açması ve bildirimleri aktif hale getirmesi gerekiyor. Şirket, sanatçının turnesinin kullanıcının bulunduğu bölgeyi kapsamaması halinde öncelikli erişim sunulmayabileceğini belirtti.

teknoloji-ntv 1 gün önce

Ağustos'ta gökyüzü karanlığa bürünecek. Tam Güneş tutulması için geri sayım başladı

Gökyüzü meraklılarının yıllardır beklediği tam Güneş tutulması, 12 Ağustos’ta gerçekleşecek. Dünyanın bazı bölgelerinde gündüz vakti gökyüzü kısa süreliğine karanlığa gömülecek. İşte bilim dünyasının heyecanla beklediği tutulmaya dair bilinmesi gerekenler...

12 Ağustos’ta gerçekleşecek tam Güneş tutulması, iki yıldan uzun bir aranın ardından gökyüzünde yeniden büyüleyici bir manzara oluşturacak.

 

Tam Güneş tutulması, Ay’ın Dünya ile Güneş arasına girerek bazı bölgelerde Güneş’i tamamen kapatmasıyla meydana geliyor. Bu sırada Ay’ın gölgesi Dünya üzerine düşüyor ve gündüz saatlerinde kısa süreli karanlık oluşuyor.

 

Tam tutulma Grönland, İzlanda, kuzey İspanya ve kuzeydoğu Portekiz’in bazı bölgelerinden izlenebilecek.

 

Avrupa, Afrika ve Kuzey Amerika’nın geniş kesimlerinde ise parçalı Güneş tutulması görülecek.

 

TUTULMA NERELERDEN GÖRÜLEBİLECEK?

 

Tutulmanın tam görüleceği dar hat yaklaşık 8 bin 300 kilometre boyunca uzanacak.

 

Tutulma önce Arktik kıyılarından başlayacak, ardından Kuzey Kutbu yakınlarından geçerek Grönland, İzlanda, Portekiz ve kuzey İspanya üzerinden ilerleyecek.

 

Grönland’daki gözlemciler iki dakikadan biraz fazla tam tutulma izleyebilirken, kuzey İspanya’dakiler yalnızca yaklaşık 20 saniyelik bir karanlık yaşayabilecek.

 

Uzmanlar, tutulma gözlemlerindeki en büyük riskin hava koşulları olduğuna dikkat çekiyor.

 

AVRUPA İÇİN TARİHİ BİR OLAY

 

2024 yılında Meksika, ABD ve Kanada’dan gözlemlenebilen tam Güneş tutulmasının ardından bu yaz gerçekleşecek olay, Avrupa açısından özel önem taşıyor.

 

İspanya ana karasından görülebilecek ilk tam Güneş tutulması 1905’ten bu yana ilk kez gerçekleşecek.

 

Ayrıca bu tutulma, ülkenin 2028’e kadar göreceği üç Güneş tutulmasının ilki olacak.

 

SONRAKİ TUTULMALAR NE ZAMAN?

 

Bir sonraki tam Güneş tutulması 2 Ağustos 2027’de gerçekleşecek ve güney İspanya, Kuzey Afrika, Suudi Arabistan ve Yemen’den görülebilecek.

 

ABD’de ise tam tutulma için uzun süre beklemek gerekecek. Ülkede bir sonraki tam tutulma 2033’te yalnızca Alaska’dan izlenebilecek.

 

BİLİM DÜNYASI İÇİN NE ANLAMA GELİYOR?

 

Tam Güneş tutulmaları, bilim insanlarına Güneş’in dış atmosferi olan koronayı incelemek için önemli fırsatlar sunuyor.

 

Bu yılki tutulmada araştırmacılar yüksek irtifa balonları kullanarak Ay’ın gölgesini ve tutulmayı görüntülemeyi planlıyor.

 

Amaçlardan biri, 1919’da gerçekleştirilen ve Güneş’in kütle çekiminin yıldız ışığını nasıl büktüğünü göstererek Einstein’ın genel görelilik teorisini doğrulayan tarihi deneyi yeniden oluşturmak.

 

Bilim insanları ayrıca vatandaşları da bilimsel çalışmalara katılmaya çağırıyor. Gönüllüler, tutulma sırasında atmosferde meydana gelen değişimleri ölçmek için kendi basit cihazlarını oluşturabilecek.

teknoloji-ntv 2 gün önce

Yapay zekada kritik eşik. ''Kendi haleflerini tasarlayabilir''

Anthropic, yapay zeka sistemlerinin giderek daha fazla insan müdahalesi olmadan yazılım geliştirme ve araştırma süreçlerini yürütebildiğini, bu eğilimin devam etmesi halinde kendi kendini geliştirebilen sistemlere dönüşebileceğini bildirdi.

Yapay zeka şirketi Anthropic, şirketin kurucu ortağı Jack Clark ve Anthropic Enstitüsü lideri Marina Favaro tarafından kaleme alınan "Yapay zeka kendini inşa ettiğinde" başlıklı blog yazısını yayımladı.

 

Yazıda, yapay zeka geliştirme sürecinin büyük bölümünün geçmişte insanlar tarafından yürütüldüğü ancak Anthropic'te bu sürecin giderek daha fazla yapay zeka sistemlerine devredildiği ve bunun geliştirme hızını artırdığı belirtildi.

 

Bu eğilimin devam etmesi halinde yapay zeka sistemlerinin kendi haleflerini tasarlayıp geliştirebilecek seviyeye ulaşabileceğine işaret edilen yazıda, bunun "özyinelemeli kendini geliştirme" (recursive self-improvement) olarak adlandırıldığı aktarıldı.

 

Yazıda, "Henüz o noktada değiliz ve özyinelemeli kendini geliştirme kaçınılmaz değil. Ancak çoğu kurumun hazırlandığından daha erken gerçekleşebilir." ifadesi kullanıldı.

 

‘’KONTROLÜ KAYBETME RİSKİNİ ARTIRABİLİR''

 

Teknik eğilimlerin yapay zeka sistemlerinin gelecek yıllarda çok daha kabiliyetli hale geleceğini gösterdiği belirtilen yazıda, kendi kendini inşa edebilen yapay zekanın bilim, sağlık ve daha birçok alanda muazzam faydalar sağlayabileceği ancak "özyinelemeli kendini geliştirmenin" insanların yapay zeka sistemleri üzerindeki kontrolünü kaybetme riskini de artırabileceğine dikkati çekildi.

 

Yazıda, "Sistemler kendi haleflerini tamamen inşa edebilecek kapasiteye sahipse, onları güvence altına alma, izleme ve davranışlarını şekillendirme yöntemlerimiz çok daha önemli hale gelir." değerlendirmesinde bulunuldu.

 

Toplumsal yapıların teknolojideki ilerlemeye uyum sağlayabilmesi için ileri düzey yapay zeka geliştirme sürecinin yavaşlatılması veya geçici olarak durdurulması seçeneğinin değerlendirilmesinin iyi olabileceği belirtilen yazıda, birden fazla güçlü laboratuvarın, birden fazla ülkede, aynı koşullar altında bunu gerçekleştirmesinin anlamlı olduğu kaydedildi.

teknoloji-ntv 5 gün önce

Meta'nın kendi yapay zekasıyla Instagram hesabı çaldılar

Teknoloji şirketi Meta'nın geliştirdiği yapay zeka sohbet robotu, sosyal medya platformu Instagram'daki hesapların çalınmasında kullanıldı.

ABD merkezli teknoloji şirketi Meta'nın geliştirdiği ve uygulama içerisinde kullanıcılara destek olması için Instagram'a entegre ettiği yapay zeka sohbet robotu, son dönemde kötü niyetli kullanıcılarca suistimal edildi.

 

Sohbet robotundan, belirli bir hesabı, yeni bir e-posta adresiyle ilişkilendirilmesi istendi. Sohbet robotunun yeni adrese gönderdiği doğrulama koduyla hesapların şifreleri yenilendi.

 

KONUMLAR FARKLI GÖSTERİLDİ, HESAPLAR ELE GEÇİRİLDİ

 

Bu süreçte Meta'nın güvenlik tedbirlerini atlatmak için de VPN aracılığıyla konumlar farklı gösterildi ve birçok hesap ele geçirildi.

 

Bu yöntemle ele geçirilenler arasında eski ABD Başkanı Barack Obama'nın başkanlık döneminde kullandığı Obama Beyaz Saray resmi Instagram hesabı gibi üst düzey profiller de yer aldı.

 

“DÜNYA LİDERLERİNİN HESAPLARININ BU YOLLA ELE GEÇİRİLDİĞİ” İDDİASI ASILSIZ

 

Meta'dan bir sözcünün, konuya ilişkin açıklamasında, güvenlik zafiyetinin fark edilmesinin ardından sorunun giderildiği ve etkilenen hesapların kurtarılması için çalışmalara başlandığı ifade edildi.

 

Açıklamada, "dünya liderlerinin hesaplarının bu yolla ele geçirildiği" iddiasının asılsız olduğu kaydedildi.

teknoloji-ntv 1 hafta önce

100 milyon dolarlık hata NASA'nın Ay hedeflerini etkileyecek mi?

Jeff Bezos’un uzay şirketi Blue Origin’e ait yaklaşık 100 milyon dolar değerindeki New Glenn roketi, rutin bir test sırasında patladı. Patlama, şirketin NASA’nın Ay programındaki rolü nedeniyle tartışma yarattı.

Jeff Bezos’un sahibi olduğu Blue Origin şirketine ait New Glenn roketi, Florida’daki Cape Canaveral Uzay Kuvvetleri Üssü’nde gerçekleştirilen rutin bir test sırasında patladı.

 

Yaklaşık 98 metre uzunluğundaki roket, fırlatma rampasında yapılan “hotfire test” sırasında büyük bir patlamayla alev topuna dönerken, olay sonrası fırlatma rampasının da ciddi hasar gördüğü bildirildi.

 

Blue Origin kurucusu Jeff Bezos, yaşananları “çok zor bir gün” olarak nitelendirirken patlamanın nedeninin henüz bilinmediğini söyledi.

 

TEST SIRASINDA ALEV TOPUNA DÖNÜŞTÜ

 

Testin ilk aşamalarında her şeyin normal ilerlediği belirtilirken, motorlardan duman yükselmeye başladıktan kısa süre sonra roketin alt kısmında büyük bir patlama meydana geldi. Patlama kısa sürede tüm roketi ve ardından fırlatma rampasını sardı.

 

Bezos, sosyal medya platformu X’te yaptığı paylaşımda, “Tüm personel güvende. Sebebi bilmek için henüz erken ama araştırmaya başladık. Gerekirse yeniden inşa edeceğiz ve tekrar uçacağız. Buna değer”. ifadelerini kullandı.

 

Rakip şirketin kurucusu Elon Musk ise paylaşımına Latince “Zorluklar içinden yıldızlara” anlamına gelen “Ad astra per aspera” ifadesini yazdı.

NASA'NIN AY PLANLARI ETKİLENECEK Mİ?

 

New Glenn roketi, Blue Origin’in NASA’nın Ay programındaki rolü açısından kritik öneme sahip görülüyor.

 

Şirket yakın zamanda NASA’nın Ay programı kapsamında sözleşme kazanmış ve bazı sistemlerin bu yıl içinde New Glenn roketlerinden biriyle fırlatılması planlanmıştı.

 

Ay yüzeyine ekipman ve bilimsel yük taşımayı amaçlayan bu görevler, NASA’nın uzun vadeli Ay yerleşimi hedefleri açısından önemli adımlar arasında yer alıyor.

 

NASA Başkanı Jared Isaacman, olayın Artemis programına etkilerinin değerlendirildiğini belirterek mevcut durumda program üzerindeki sonuçların net olmadığını söyledi.

 

ARTEMIS GÖREVLERİ İÇİN SORU İŞARETİ

 

Planlara göre gelecek yıl düzenlenmesi planlanan Artemis III görevi sırasında astronotların, yörüngede Blue Origin ve SpaceX’e ait iniş araçlarıyla kenetlenme manevraları gerçekleştirmesi öngörülüyor.

 

Ancak fırlatma rampasının hasar görmesi nedeniyle Blue Origin’in bu sürece zamanında yetişip yetişemeyeceği belirsiz hale geldi.

 

Blue Origin’in bu yıl içinde New Glenn roketiyle Ay’a göndermeyi planladığı Blue Moon Mark I adlı insansız iniş aracı da risk altına girmiş olabilir.

 

DAHA ÖNCE DE SORUN YAŞAMIŞTI

 

Patlama, New Glenn roketinin haftalar önce bir iletişim uydusunu hedeflenen yörüngeye ulaştıramamasının ardından yaşandı. Şirket, önceki soruşturmalarda motorlardan birinin tam itiş gücüne ulaşamamasının termal koşullardan kaynaklandığını açıklamıştı.

 

ABD Federal Havacılık İdaresi (FAA) daha önce şirketten kapsamlı bir soruşturma yürütmesini istemişti.

 

NASA Başkanı Isaacman ise olay sonrası yaptığı açıklamada, “Uzay uçuşları affetmez ve yeni ağır yük taşıma sistemleri geliştirmek son derece zordur. Ortaklarımızla birlikte bu olayı ayrıntılı biçimde inceleyeceğiz.” demişti.

teknoloji-ntv 1 hafta önce

Kuantum bilgisayarı yarışı. IBM'den 10 milyar dolarlık yatırım

ABD'li teknoloji şirketi IBM, önümüzdeki beş yıl içinde kuantum bilişim teknolojilerine 10 milyar dolardan fazla yatırım yapacağını açıkladı.

1911 yılında kurulan şirket, bugüne kadar 90'dan fazla kuantum sistemi geliştirdiğini ve bu sayının rakiplerinin toplamından fazla olduğunu belirtti. IBM, 2029 yılına kadar ilk büyük ölçekli ticari kuantum bilgisayarı hizmete sunmayı hedefliyor.

 

Klasik bilgisayarlar bilgiyi yalnızca 0 veya 1 değerini alabilen "bit"ler üzerinden işlerken, kuantum bilgisayarlar aynı anda hem 0 hem de 1 durumunda bulunabilen "kübit"leri kullanıyor.

 

Bu sayede kuantum bilgisayarların çok sayıda olasılığı eş zamanlı olarak değerlendirebildiği ve teorik olarak günümüzün en güçlü süper bilgisayarlarından çok daha yüksek işlem kapasitesine ulaşabileceği belirtiliyor.

 

Ancak mevcut kuantum bilgisayarlar yüksek hata oranları nedeniyle araştırma laboratuvarlarının dışındaki uygulamalarda henüz güvenilir şekilde kullanılamıyor.

 

IBM, geliştirmeyi planladığı yeni sistemlerle bu hata sorununu aşmayı ve sağlık sektöründe yeni moleküllerin keşfi, gelişmiş algoritmaların geliştirilmesi ve yeni malzemelerin bulunması gibi alanlarda ilerleme sağlamayı amaçlıyor.

 

Şirket, 10 milyar dolarlık yatırımın araştırma faaliyetleri, yeni tesisler, ortaklıklar ve olası satın almalarda kullanılacağını bildirdi. Açıklama, IBM ile ABD Ticaret Bakanlığı'nın geçen hafta ABD'de yalnızca kuantum çip üretimine odaklanacak "Anderon" adlı yeni bir fabrika kurulması için niyet mektubu imzalamasının ardından geldi. 

 

Projeye, 2022 yılında dönemin ABD Başkanı Joe Biden döneminde çıkarılan CHIPS Yasası kapsamında federal teşviklerle 1 milyar dolar aktarılması planlanırken, IBM de aynı miktarda yatırım yapacağını duyurdu.

 

KUANTUM YARIŞI

 

Kuantum bilişim alanında küresel rekabet giderek hız kazanıyor. Fransa kısa süre önce kuantum ve yarı iletken teknolojilerine 1,7 milyar dolarlık yatırım açıklarken, Almanya, Çin, İngiltere ve Kanada da bu alanda önemli yatırımlar gerçekleştiriyor.

 

Danışmanlık şirketi McKinsey & Company, kuantum teknolojilerinin 2035 yılına kadar küresel ekonomide 2,7 trilyon dolarlık değer yaratabileceğini öngörüyor. ABD'de ise Google ve Microsoft da kuantum bilişim alanında önemli atılımlar gerçekleştirmek için yarışıyor.

teknoloji-ntv 2 hafta önce

GoPro satılıyor. Çinlilerle mücadele edemedi

Çinli rakipler GoPro'yu öncü konumundan devralma hedefi haline itiyor.

ABD merkezli aksiyon kamerası öncüsü GoPro, yıllardır azalan gelirlerinin ardından ve Çinli rakiplerinin daha yüksek performanslı ürünlerle pazar payı kazanmasıyla birlikte şirketi satmayı düşünüyor.

 

GoPro, Aralık ayında sona eren mali yılda 93,5 milyon dolarlık net zarar açıklamasının ardından (bu, şirketin art arda üçüncü yıllık zararı) satış veya birleşme de dahil olmak üzere stratejik seçenekleri gözden geçirmek üzere bir mali danışman tuttuğunu bu ay duyurdu.

 

Gelirler yıllık bazda yüzde 19 düşüşle 652 milyon dolara geriledi; bu rakam 2015'teki zirve seviyesinin yarısından daha az.

 

Şirket, o zamandan beri satın alma ve birleşmelerle ilgili birçok teklif aldığını da sözlerine ekledi.

GoPro ayrıca çalışanlarının yaklaşık yüzde 20'sini işten çıkardı ve savunma ve uzay gibi yeni alanlarda büyüme arayışında; bu da ana iş koluna yönelik artan baskının bir göstergesi.

 

GoPro, kurucusu ve CEO'su Nick Woodman'ın sörf çekimi için bir kamera istemesiyle 2002 yılında kuruldu. Kompakt ve hafif aksiyon kameraları, sörf tahtalarına ve bisikletlere monte edilerek görüntü kaydedebilen cihazlara olan talebi karşılayarak bir pazar yarattı.

 

ÇİNLİLER GÜÇ KAZANDI

 

Ancak Tokyo merkezli araştırma şirketi BCN'den analist Ichiro Michikoshi, şirketin aşırı ısınma sorunlarını giderme ve düşük ışık performansını iyileştirme konusunda geride kaldığını ve bunun da Çinli rakiplerin müşteri kazanmasına olanak sağladığını söyledi.

 

ABD merkezli araştırma şirketi IDC'ye göre, Çinli drone devi DJI, 2025 yılında el tipi akıllı kamera pazarının yüzde 62'sini ele geçirirken, Insta360 markası altında kamera satan Arashi Vision yüzde 20'lik bir paya sahip oldu ve rakipler için sınırlı bir alan bıraktı.

 

GoPro'nun sevkiyatları yıllık bazda yüzde 26 düşerken, iki Çinli şirket keskin artışlar kaydederek genel pazar büyümesini yüzde 83 artırarak 16,7 milyon adede ulaşmasına katkıda bulundu.

 

DJI ve Insta360, daha büyük sensörler entegre ederek ve köklü kamera markalarıyla ortaklıklar kurarak hızla yenilik yapmaya başladı. DJI, İsveçli Hasselblad'ın teknolojisini entegre ederek görüntü kalitesini artırırken, Arashi Vision ise Alman Leica'dan yararlandı.

 

Michikoshi ayrıca, müşterilerin her yeni ürün sürümüyle birlikte sunulan gözle görülür iyileştirmelere de ilgi duyduğunu sözlerine ekledi.

 

DJI, 14 Mayıs'ta Fransa'daki Cannes Uluslararası Film Festivali'nde Osmo Pocket 4P'yi tanıttı. Önceki modeller dijital zoom'a dayanırken, yeni cihaz görüntü bozulmasını en aza indiren optik zoom özelliğine sahip. Şirket, lansmana film endüstrisi profesyonellerini davet ederek, kameranın profesyonel düzeyde video çekme yeteneğini vurguladı.

teknoloji-ntv 2 hafta önce

NASA’dan büyüleyici Mars görüntüleri

NASA’nın uzay aracı, Mars yakın geçişi sırasında Kızıl Gezegen’in nadir görülen görüntülerini kaydetti.

NASA’nın metalik asteroid Psyche’ye gönderdiği uzay aracı, Mars yakın geçişi sırasında Kızıl Gezegen’i alışılmadık açılardan görüntüledi.

 

Ekim 2023’te fırlatılan Psyche görevi, Mars ile Jüpiter arasındaki ana asteroid kuşağında bulunan 16 Psyche adlı metalik asteroide doğru ilerliyor.

 

Bilim insanları, parlak metal yüzeye sahip olduğu düşünülen asteroidin, Dünya, Mars, Merkür ve Venüs gibi kayalık gezegenlerin çekirdeklerine benzeyen eski bir gezegen yapı taşının açığa çıkmış merkezi olabileceğini değerlendiriyor.

 

MARS'IN ÇEKİM GÜCÜ “SAPAN” ETKİSİ YARATTI

 

Yaklaşık 3 milyar 600 milyon kilometrelik yolculuk yapacak uzay aracının hedefe 2029 yılında ulaşması bekleniyor.

 

Yetkililer, yakıt tasarrufu sağlamak ve uzay aracının hızını artırmak için 15 Mayıs’ta Mars yakın geçişini gerçekleştirdi. Mars’ın çekim gücü, doğal bir “sapan” etkisi oluşturarak Psyche uzay aracının hızını artırdı ve rotasını asteroid yönüne çevirdi.

 

NASA Jet İtki Laboratuvarı’nda görev yapan navigasyon sorumlusu Don Han, Mars’ın uzay aracına saatte yaklaşık bin 600 kilometrelik ek hız kazandırdığını açıkladı.

MARS'IN NADİR GÖRÜLEN GÖRÜNTÜLERİ KAYDEDİLDİ

 

Mars’a yaklaşık 4 bin 609 kilometre kadar yaklaşan uzay aracı, tüm bilimsel cihazlarını ve kameralarını aktif hale getirerek asteroid görevi öncesi prova gerçekleştirdi.

 

Psyche, yakın geçiş öncesinde Mars’a yüksek açıdan yaklaşarak gezegenin ince hilal şeklinde aydınlanan görüntülerini kaydetti.

 

Uzay aracının kameraları, Mars’ın güney kutup bölgesi dahil olmak üzere farklı alanlarda gece ve gündüz manzaralarını kaydetti. Rüzgarın taşıdığı tozların kraterler üzerindeki izleri de görüntülerde yer aldı.

teknoloji-ntv 2 gün önce

SpaceX ve Google arasında 920 milyon dolarlık bulut imzası

İnternet devi Google, SpaceX'le bulut hizmeti almak üzere anlaştı. Google Haziran 2029'a kadar SpaceX'e 920 milyon dolar ödeyecek.

ABD'li milyarder iş insanı Elon Musk'ın uzay ve havacılık şirketi Space Exploration Technologies Corp (SpaceX), Google'a bilgi işlem kapasitesi sağlamaya yönelik bulut hizmetleri anlaşması imzaladı.

 

Şirketin, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonuna (SEC) yaptığı bildirime göre, sağlanacak bilgi işlem kapasitesi yaklaşık 110 bin Nvidia grafik işlemcisinin (GPU) yanı sıra merkezi işlemciler (CPU), bellek ve diğer ilgili bileşenleri kapsayacak.

 

Anlaşma kapsamında Google, Ekim 2026-Haziran 2029 döneminde SpaceX'e aylık 920 milyon dolar ödeme yapacak. Sağlanan altyapı kapasitesi, eylül sonuna kadar kademeli artırılacak ve bu geçiş döneminde daha düşük bir ücret uygulanacak.

teknoloji-ntv 2 gün önce

Yapay zeka "süper aşı" tasarlıyor

İngiltere'de bilim insanları yapay zeka kullanarak yeni nesil bir "süper aşı" geliştirdi. Uzmanlara göre yapay zekanın tasarladığı aşı, farklı virüs varyantlarına karşı geniş koruma sağlayabilir, olası pandemileri de engelleyebilir.

Yapay zeka aşıları kökten değiştirmeye hazırlanıyor.

 

İngiltere'nin Cambridge Üniversitesi araştırmacıları, yapay zeka kullanarak yeni nesil aşı geliştirdiklerini açıkladı.

Virüslerin sadece mevcut varyantlarına değil gelecekteki mutasyonlarına karşı da koruma vaad eden "süper aşı", pandemileri de engelleyebilecek.

 

Aşılar halihazırda virüslerin genetik yapısı incelenerek tasarlanıyor. Virüslerin mutasyona uğraması ya da yeni varyantların ortaya çıkması, aşıların etkinliğini azaltıyor ya da neredeyse sıfıra indiriyor.

 

YAPAY ZEKA İLE AŞI ÜRETMEK

 

Bu sebeple grip gibi hastalıklara karşı her yıl yeni aşı olmak gerekiyor. Tıpkı Covid sürecinde olduğu gibi, yeni varyantlar için de aşıların sürekli güncellenmesi şart.

 

Cambridge uzmanları ise yapay zeka sayesinde "süper aşı" üretebileceklerini söylüyor.

 

Yeni aşı için virüsün genetik kodunu inceleyen yapay zeka bir "evrensel antijen" tasarlıyor. Aşıyla harekete geçirilen bağışıklık sistemi, sadece tek bir virüse değil,, o virüs ailesinin tamamına bağışıklık kazanabiliyor.

 

Araştırmanın sonuçları saygın tıp dergisi Journal Of Infection'da yayımlandı.

 

ÖNCELİKLİ HEDEF KUŞ GRİBİ

 

Laboratuvarda hayvanlar üzerinde çalışan bilim insanları öncelikli olarak kuş gribi virüsüne odaklanıyor. Hedeflerindeyse grip ve ebola virüsleri de var.

 

Ancak İnsan bağışıklık sisteminin daha karmaşık olduğunu hatırlatan uzmanlar, süper aşılar için henüz yolun başında olduklarını vurguluyor. Buna karşın yapay zekanın aşı geliştirme sürecini de hızlandırması bekleniyor.

teknoloji-ntv 5 gün önce

“Sıcak Jüpiterler” yeni sırrı ortaya çıkardı

Gökbilimciler, “sıcak Jüpiter” olarak bilinen aşırı sıcak ötegezegenlerde gözlenen ekstrem rüzgarların, bu dünyaların da manyetik alanlara sahip olduğunu gösterdiğini açıkladı. Bulgular, yaşamı destekleyebilecek gezegenlerin anlaşılması açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Gökbilimciler, Güneş Sistemi dışındaki gezegenlerin de Dünya ve Jüpiter benzeri manyetik alanlara sahip olabileceğine dair şimdiye kadarki en güçlü kanıtlara ulaştı. 

 

Araştırmacılar, “sıcak Jüpiter” olarak bilinen aşırı sıcak gaz devlerindeki ekstrem rüzgarları inceleyerek bu sonuca vardıklarını açıkladı.

 

Nature Astronomy dergisinde yayımlanan çalışma, manyetik alanların gezegen atmosferleri üzerindeki rolünü anlamanın yanı sıra, gelecekte yaşam barındırabilecek dünyaların araştırılmasına da katkı sağlayabilir.

 

RÜZGARLAR İNCELENİRKEN BEKLENMEDİK BİR ŞEY BULUNDU

 

Fransa’daki araştırmanın liderlerinden Julia Seidel ve ekibi, başlangıçta manyetik alanları değil, sıcak Jüpiterlerdeki aşırı hava hareketlerini incelemeyi hedefliyordu.

 

Araştırmacılar, sıcaklıkların yaklaşık 2 bin santigrat dereceye ulaşabildiği yedi sıcak Jüpiter gezegenini mercek altına aldı. Bu gezegenler yıldızlarına çok yakın konumlandıkları için gelgit kilidine girmiş durumda. Yani tıpkı Ay’ın Dünya’ya hep aynı yüzünü göstermesi gibi, bu gezegenlerin de bir yüzü sürekli yıldızına dönük.

 

Bu durum bir tarafta sürekli gündüz ve kavurucu sıcaklıklar yaratırken, diğer tarafta kalıcı gece koşulları oluşturuyor.

 

SAATTE 25 BİN KİLOMETREYİ AŞAN RÜZGARLAR

 

Araştırmacılar, bu aşırı sıcaklık farklarının çok güçlü atmosfer hareketleri yarattığını belirledi.

 

Yapılan ölçümlere göre gezegenlerdeki rüzgar hızları saatte yaklaşık 7 bin 200 kilometre ile 25 bin kilometre arasında değişiyor.

 

Bilim insanları bu ölçümleri Şili’de bulunan Very Large Telescope ile Hawaii’deki Gemini North teleskobunu kullanarak gerçekleştirdi.

 

DAHA SICAK GEZEGENLERDE RÜZGARLAR DAHA ZAYIF

 

Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri ise daha sıcak gezegenlerde rüzgarların beklenenden daha yavaş olması oldu.

 

Araştırmacılar, normal koşullarda daha fazla enerjiye sahip sıcak gezegenlerde daha güçlü rüzgarlar görülmesi gerektiğini belirtti.

 

Bu çelişkinin en olası açıklamasının ise gezegenlerin etrafındaki manyetik alanlar olduğu ifade edildi. Araştırmaya göre manyetik alanlar, atmosferdeki yüklü parçacıkların hareketini yavaşlatarak rüzgarları baskılıyor.

 

MANYETİK ALANLAR DÜNYA'YA VE JÜPİTER'E BENZİYOR

 

Araştırmada ölçülen manyetik alanların şiddetinin, Güneş Sistemi’ndeki örneklerle benzer olduğu belirtildi.

 

Bilim insanları, bazı gezegenlerdeki manyetik alanların Satürn’den yaklaşık dört kat daha güçlü olduğunu, bazılarının ise Jüpiter’in yaklaşık yarısı kadar şiddette olduğunu hesapladı.

 

Araştırmanın liderlerinden Seidel, “Artık ötegezegenlerin de manyetik alanlara sahip olduğunu biliyoruz” diyerek, bunun başka dünyaların yaşanabilirliğini anlamada kritik bir gelişme olduğunu söyledi.

 

YAŞAM ARAYIŞINDA YENİ KAPI

 

Manyetik alanlar, yıldızlardan gelen yüklü parçacıkları saptırarak atmosferlerin korunmasında önemli rol oynuyor.

 

Bilim insanları, sıcak Jüpiterler gibi aşırı koşullara sahip dünyalarda manyetik alanların etkisini anlamanın, gelecekte suyu koruyabilen ve potansiyel olarak yaşam barındırabilecek gezegenleri tespit etmeye yardımcı olabileceğini düşünüyor.

teknoloji-ntv 1 hafta önce

Tüm kuralları yıkan kara delik keşfedildi

Bilim insanları, kendi galaksisinden önce oluşmuş olabileceği değerlendirilen dev bir kara delik keşfetti. Araştırmacılar, bulgunun kara deliklerin oluşumuna ilişkin mevcut teorilere ciddi bir meydan okuma oluşturduğunu belirtiyor.

Bilim insanları, James Webb Uzay Teleskobu kullanılarak yapılan gözlemlerde, mevcut kara delik oluşum teorilerine meydan okuyan sıra dışı bir süper kütleli kara delik keşfetti.

 

Araştırmacılar, yaklaşık 50 milyon Güneş kütlesine sahip kara deliğin, içinde bulunduğu galaksiden daha önce oluşmuş olabileceğini düşünüyor.

 

Keşif, kara deliklerin nasıl oluştuğuna dair uzun yıllardır kabul gören anlayışın yeniden değerlendirilmesine yol açabilecek bir gelişme olarak görülüyor.

 

BÜYÜK PATLAMA'DAN SADECE 700 MİLYON YIL SONRA

 

Araştırmanın odağındaki nesne, Büyük Patlama’dan yalnızca yaklaşık 700 milyon yıl sonraya tarihlenen Abell2744-QSO1 adlı bir gök cismi.

 

Yaklaşık bin 300 ışık yılı genişliğindeki bu küçük yapı, “Little Red Dot” (Küçük Kırmızı Nokta) olarak sınıflandırılıyor.

 

İlk gözlemler, bu yapının yaklaşık 40 milyon Güneş kütlesine sahip bir kara delik barındırdığını göstermişti. Ancak yeni ölçümler, kara deliğin kütlesinin yaklaşık 50 milyon Güneş kütlesi olduğunu ortaya koydu.

 

MEVCUT TEORİLERE MEYDAN OKUYOR

 

Astrofizikte uzun süredir kabul gören modele göre süper kütleli kara delikler, yıldızların çökmesiyle oluşan daha küçük kara deliklerin zaman içinde madde yutarak ve birleşerek büyümesiyle ortaya çıkıyor.

 

Ancak yeni bulgular, bu düzenli büyüme modelinin her durumda geçerli olmayabileceğini gösteriyor.

 

Araştırmacılar, söz konusu kara deliğin, galaksisinin toplam kütlesinin olağan dışı derecede büyük bir bölümünü oluşturduğunu belirtti. Bu durum, yakın evrendeki galaksilerde gözlemlenen kara delik-galaksi ilişkileriyle uyuşmuyor.

 

Araştırmanın başyazarlarından Roberto Maiolino, keşfi “paradigma değişimi” olarak nitelendirerek, “Bu, kara deliklerin nasıl oluştuğu ve büyüdüğüne ilişkin klasik senaryoların tamamen yeniden değerlendirilmesi anlamına geliyor.” dedi.

 

İLK MİLYAR YIL İÇİNDEKİ İLK DOĞRUDAN ÖLÇÜM

 

Araştırmacılar, kara deliğin çevresindeki gaz üzerindeki kütleçekim etkisini doğrudan ölçtü.

 

Bilim insanları, bunun Büyük Patlama’dan sonraki ilk milyar yıl içinde bir kara deliğin kütlesine ilişkin yapılan ilk doğrudan ölçüm olduğunu belirtiyor.

 

Yeni ölçümler, erken evrende dev kara deliklerin varlığına dair önceki gözlemleri doğrularken, bu cisimlerin beklenenden çok daha hızlı oluşmuş olabileceği ihtimalini güçlendiriyor.

 

Araştırmacılar, keşfin erken evren ve kara delik oluşumuna ilişkin yeni sorular ortaya çıkardığını vurguluyor.

teknoloji-ntv 2 hafta önce

Google büyük cezayla karşı karşıya

Avrupa Birliği, Google'a yüz milyonlarca euroluk ceza vermeye hazırlanıyor.

Alman Handelsblatt gazetesinin komisyon kaynaklarına dayandırdığı haberine göre, Avrupa Birliği (AB), yürütülen bir antitröst soruşturması kapsamında Alphabet şirketi Google'a üç haneli milyon euro tutarında ceza kesmeyi planlıyor. Haberde, karar sürecinin tamamlanmak üzere olduğu ve resmi açıklamanın yaz tatili öncesinde yapılmasının beklendiği belirtildi.

 

Söz konusu cezanın, büyük teknoloji şirketlerinin gücünü sınırlandırmayı amaçlayan Dijital Pazarlar Yasası'nın (DMA) ihlali gerekçesiyle AB tarafından bugüne kadar verilen en büyük ceza olacağı aktarıldı. Resmi olarak Mart 2025 döneminde başlatılan soruşturma, dünyanın en popüler internet arama motorunun yerel düzenlemelere uyumunu sağlamayı ve Google'ın arama sonuçlarında kendi hizmetlerini öne çıkardığına yönelik endişeleri gidermeyi amaçlıyor.

teknoloji-ntv 2 hafta önce

SpaceX'ten rekor planı. Her saat başı roket fırlatılacak

Halihazırda uzaya en sık roket gönderen kurum olan SpaceX'in birkaç yıl içinde uzaya "saat başı roket göndermeyi hedeflediği" ortaya çıktı.

Elon Musk uzay yarışında hedef büyüttü. SpaceX, uzaya "saat başı" roket göndermeyi planlıyor.

 

Amerikan Federal Havacılık İdaresi ile yürütülen görüşmelerin ardından paylaşılan veriler, Musk’ın yeni stratejisini de gözler önüne serdi.

 

KAPASİTE 5 YIL İÇİNDE 50 KAT ARTACAK

 

SpaceX, 2025 yılında 170 olan yıllık fırlatma kapasitesini, önümüzdeki 5 yıl içinde 50 kat artırarak 10 bine çıkarmayı planlıyor.

 

Amerikan Havacılık idaresi ise bu muazzam uçuş sayısına izin verilebilmesi için şirketin güvenlik karnesini iyileştirmesi gerektiğini vurguladı.

 

ŞİRKET GEÇEN YIL KENDİ REKORUNU KIRDI

 

Şirket geçen yıl, 165 yörünge fırlatması ve 5 Starship denemesiyle kendi rekorunu kırmıştı. Ancak bu hız, SpaceX'in halka arz süreciyle birlikte yeni bir boyuta evriliyor.

 

Bir trilyon doların üzerindeki piyasa değeriyle dikkat çeken şirketin faaliyet planları son derece iddialı. Dünya yörüngesinde veri merkezleri kurulması, Ay ve Mars’ta fabrikalar inşa edilmesi, uzay turizmi ve göktaşı madenciliği yapılması hedefleniyor.

 

STARSHIP'TE TEKNİK ARIZA

 

Şirket bir yandan büyük vizyonunu açıklarken, diğer yandan teknik engellerle mücadele ediyor. Ay ve Mars görevleri için tasarlanan Starship’in 12'nci test uçuşu, teknik bir arıza nedeniyle fırlatmaya sadece 30 saniye kala iptal edildi.

 

Üçüncü nesil roketle, Florida’daki bu kritik testinde yük kapasitesini sınamak amacıyla sahte Starlink uyduları taşınacaktı.