Teknoloji Haberleri 7 Ocak 2024
Webrazzi Teknoloji Güncel Ekonomi Dünya Spor Politika Magazin Teknoloji Sağlik Otomobil Kültür Sanat NTV/Kadın NTV/Eğitim NTV/Gündem NTV/Teknoloji NYTimes>World NYTimes>Education NYTimes>Soccer
teknoloji-ntv 12 saat önce

Mahkeme "Çocuklar zarar görüyor" dedi, Meta'ya 567 milyon dolar ceza kesti

ABD'nin New Mexico eyaletinde mahkeme, Meta'nın "kamuya zarar" oluşturduğu ve çocuklara zarar verdiği iddiaları kapsamında şirkete 567 milyon dolar ödeme cezası verdi.

ABD'nin New Mexico eyaletinde mahkeme, Facebook, WhatsApp ve Instagram'ın çatı şirketi Meta'nın eyaletin "kamuya zarar" oluşturduğu ve çocuklara zarar verdiği yönündeki iddiaları kapsamında 567 milyon dolar ödemesine hükmetti.

 

Karar, mart ayında bir jürinin Meta'yı çocukları platformlarında çevrim içi avcılara karşı savunmasız bırakmak da dahil olmak üzere çeşitli zararlar nedeniyle sorumlu bulmasının ardından geldi.

 

Jüri o tarihte şirkete 375 milyon dolar tazminat ödemesi kararı vermişti.

 

Meta, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, "Karara katılmıyoruz ve temyize gideceğiz" dedi.

 

Şirket açıklamasında ayrıca, "Platformlarımızda insanların güvenliğini sağlamak için yoğun çaba gösteriyoruz. Kötü niyetli kişileri ve zararlı içerikleri tespit edip kaldırmanın zorlukları konusunda da şeffaf davrandık" ifadelerini kullandı.

New Mexico Başsavcısı Raul Torrez, Facebook, Instagram ve WhatsApp'ın sahibi olan Meta'ya 2023 yılında dava açmış ve şirketin çocukları çevrim içi tehlikelere karşı korumakta başarısız olduğunu ileri sürmüştü.

 

Kapanış beyanında savcı Linda Singer, Meta'nın algoritmalarının yetişkin kullanıcıları ergenlerin paylaştığı içeriklere yönlendirdiğini ve şirketin gençlere yönelik risklere ilişkin iç bulgularını gizlediğini savundu.

 

Jüri mart ayında, Meta'nın ürünlerinin çocuklar açısından güvenli olduğu konusunda tüketicileri yanıltarak eyaletin Haksız Ticari Uygulamalar Yasası'nı ihlal ettiğine karar verdi.

 

Torrez, perşembe günü yaptığı açıklamada, "Bu dava her zaman çocukları korumak, ailelerin yanında durmak ve dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden birinin gençleri tehlikeye atan uygulamalardan sonuçlarına katlanmadan kazanç sağlayamamasını güvence altına almakla ilgiliydi" dedi.

 

Torrez ayrıca, "Bugünkü karar, sosyal medyanın çocuklarına ne yaptığı konusunda endişe duyan her ebeveyn ve çevrim içi ortamda daha güvenli büyümeyi hak eden her çocuk için bir zaferdir" ifadelerini kullandı.

Mahkeme kararına göre 567 milyon dolarlık fonun yaklaşık dörtte üçü ruh sağlığı tedavileri için kullanılacak ve ödeme beş yıla yayılacak.

 

Kalan tutar ise "farkındalık ve önleme", "tarama ve değerlendirme", "yönlendirme, bağlantı ve koordinasyon", uygulama ve değerlendirme programlarına ayrılacak.

 

Kararın ardından Meta, "Gençleri çevrim içi ortamda koruma konusundaki sicilimize güveniyoruz ve gerçekleri çarpıtan iddialara karşı kendimizi savunmayı sürdüreceğiz" açıklamasını yaptı.

 

Mahkeme ayrıca Meta'nın yükümlülüklerini yerine getirme çalışmalarına ilişkin yılda iki kez mahkemeye bilgi sunmasını da kararlaştırdı.

 

Karar kapsamında Meta'nın ürünlerinde değişiklik yapması ve New Mexico'da 13 yaşın altındaki çocukların Facebook ve Instagram'ı kullanmasını engellemek için çabalarını sürdürmesi istendi.

Sosyal medya kullanıcıları için yaş doğrulaması, dünya genelinde düzenleyici kurumlar arasında giderek daha fazla destek görse de bu tür uygulamaların hayata geçirilmesinin karmaşık ve güç olduğu belirtiliyor.

 

New Mexico Yargıcı Bryan Biedscheid kararında, otomatik oynatma, sonsuz kaydırma, beğeni sayıları, anlık bildirimler ve algoritmik öneriler gibi kullanıcı etkileşimini artırmak için tasarlanan özelliklere karşı özellikle ergenlerin daha hassas olduğunu kaydetti.

 

Kararda, bu tasarım özelliklerinin bazılarının sektör genelini ilgilendiren sorunlar ve ifade özgürlüğüyle bağlantılı meseleler içerdiği de belirtildi.

 

Buna rağmen yargıç, 18 yaşın altındaki kullanıcılar için anlık bildirimlerin ve kullanım süresinin aylık 90 saatle, yani günlük ortalama yaklaşık üç saatle sınırlandırılmasına ve "beğeni sayılarının" gizlenmesine hükmetti.

ABD'de sosyal medya şirketlerini çocuklara ve ruh sağlığına yönelik iddia edilen zararlar nedeniyle sorumlu tutmayı amaçlayan binlerce dava açılmış durumda.

 

Meta hakkında benzer iddialarla dava açan ABD eyaletlerinin sayısı 30'u aşarken, bu davalardan birinin ağustos ayında California'nın Oakland kentinde görülmeye başlaması bekleniyor.

 

Temmuz ayında ABD'li bir genç, yargılamanın başlamasına günler kala Meta'ya açtığı davayı geri çekti. Aynı kişi YouTube, TikTok ve Snap ile de gizli uzlaşmalara vardı.

 

Söz konusu dava, ülke genelindeki benzer binlerce davanın nasıl sonuçlanabileceğine yön verebilecek emsal bir dava olarak değerlendiriliyordu.

 

Sosyal medyanın ruh sağlığı üzerindeki etkilerine ilişkin ilk emsal dava mart ayında sonuçlandı. Los Angeles'taki bir jüri, Meta ve Google'ın 20 yaşındaki bir kadına 6 milyon dolar ödemesine karar verdi.

 

Mayıs ayında ise Meta, Snap, TikTok ve YouTube, Kentucky'deki bir okul bölgesiyle gizli uzlaşmaya vardı.

teknoloji-ntv 1 gün önce

Yapay zeka sentetik virüs üretti, insanlık hastalıklara veda edebilir

Bilim insanları, yapay zekayı kullanarak doğada bulunmayan ve çoğalabilen sentetik virüsler geliştirdi. Araştırmacılar bu virüslerin gelecekte hastalıkları iyileştirebileceğini savunuyor.

ABD'deki bilim insanları, ilk kez yapay zeka kullanarak laboratuvar ortamında doğada bulunmayan ve çoğalabilen virüsler geliştirdi. 

Çalışma, yapay zekanın ilk kez sıfırdan eksiksiz bir virüs genomu oluşturduğu araştırma olarak kayıtlara geçti.

Stanford Üniversitesi araştırmacıları, DNA'da kodlanan genetik talimatları kullanarak yeni genomlar üretebilen "Evo 2" isimli üretken yapay zekâ programını geliştirdi. 

 

Araştırmacılar, bu sistemi kullanarak bakterileri enfekte eden 16 yeni sentetik virüs tasarlayıp üretti.

HASTALIĞA NEDEN OLAN BAKTERİLERİ HEDEF ALIYOR

Geliştirilen 16 yeni virüsün yalnızca bakterileri enfekte ettiği ve insanlar için herhangi bir tehdit oluşturmadığı belirtildi.

 

Bu virüsler, bazı durumlarda hastalığa neden olan bakterileri yok etmek için antibiyotiklerin yerine kullanılabiliyor.

Çalışmayı tıp alanında yeni tedavilerin önünü açabilecek "çok önemli bir dönüm noktası" olarak değerlendiren araştırmacılar, bu teknolojinin yeni ilaç ve tedavilerin geliştirilmesiyle insan sağlığını büyük ölçüde iyileştirme potansiyeline sahip olduğunu savunuyor.

"KÖTÜ NİYETLİ KİŞİLERİN ELİNE GEÇMEMELİ

Ancak uzmanlar, yapay zeka tarafından tasarlanan virüslerin biyogüvenlik açısından ciddi endişeler doğurduğu uyarısında da bulundu. 

 

Aynı teknolojinin kötü niyetli kişiler tarafından yeni hastalıklar üretmek amacıyla kullanılabileceği belirtiliyor.

teknoloji-ntv 2 gün önce

Google'ın yapay zekasına Türk yönetici

Google DeepMind'ın Baş Yapay Zeka Mimarı Türk mühendis Koray Kavukçuoğlu, kıdemli başkan yardımcılığına terfi etti.

ABD'li küresel teknoloji devi Google, yapay zeka birimi Google DeepMind'ın üst düzey liderlik kadrosunda değişikliğe gitti.

 

Google'ın ana şirketi Alphabet'in CEO'su Sundar Pichai, sosyal medya hesabından, Google DeepMind yönetim ekibindeki değişikliğe ilişkin açıklama yaptı.

 

Pichai, Demis Hassabis'in Google DeepMind'ın yönetim kurulu başkanı ve Alphabet'in baş bilim insanı olarak görev yapacağını, aynı zamanda Isomorphic Labs'e liderlik etmeyi sürdüreceğini açıkladı. Hassabis'in yeni görevinde odağını yapay genel zekanın ve bilimsel keşiflerin geleceğini şekillendirmeye ayıracağını belirten Pichai, bu çalışmanın Alphabet ve insanlık için büyük önem taşıdığını söyledi.

 

Pichai, Google DeepMind'ın Teknoloji Direktörü ve Baş Yapay Zeka Mimarı Koray Kavukçuoğlu'nun ise Google DeepMind'ın kıdemli başkan yardımcılığı görevini üstleneceğini belirtti.

 

Kavukçuoğlu'nun model geliştirme süreçleri, öncü yapay zeka araştırmaları, Gemini uygulaması ve geliştirici ekiplerinden sorumlu olacağını aktaran Pichai, "Koray, 13 yıldır Google DeepMind'da ve alanında dünyaca tanınan bir uzman. Derin öğrenme ekibimizi kurdu ve WaveNet ile DQN gibi önemli atılımlara öncülük etti. Google DeepMind emin ellerde." ifadelerini kullandı.

teknoloji-ntv 4 gün önce

Telegram Apple App Store'dan kaldırıldı mı?

Mesajlaşma uygulaması Telegram, Apple App Store'dan kısa süre kaybolduktan sonra geri geldi.

Aylık 1 milyardan fazla aktif kullanıcıya sahip olan mesajlaşma uygulaması Telegram, Apple App Store'dan kayboldu. 

Uygulama kısa bir süre indirme aramalarında görünmese de, cihazlarında Telegram yüklü olan kullanıcılar hizmetin çalışmaya devam ettiğini bildirdi.

 

APPLE'DAN AÇIKLAMA

 

Apple, çocuk cinsel istismarı materyaline karşı yönergeleri ihlal eden içerik tespit edildikten sonra Telegram'ı kısa süreliğine askıya aldığını doğruladı. Teknoloji şirketi, yasaklı içeriğin silinip, kullanıcının kalıcı olarak yasaklanmasının ardından uygulamanın geri yüklendiğini açıkladı.

 

Uygulama, Android kullanıcıları için Google Play Store'da kullanılabilir durumda kaldı. 

DAHA ÖNCE DE KALDIRILMIŞTI

 

Apple daha önce 2018 yılında uygulamayı mağazasından kaldırmıştı. O dönem Telegram kurucusu Pavel Durov, kaldırmanın Telegram'ın kullanıcılarına "uygunsuz içerik" sunması nedeniyle gerçekleştiğini açıklamıştı.

teknoloji-ntv 5 gün önce

HAVELSAN'ın yazılımı Azerbaycan'da. Sistem ile operasyonel hazırlık süreçleri dakikalara indiriliyor

HAVELSAN tarafından geliştirilen Hava Kuvvetleri Bilgi Sistemi, Azerbaycan Hava Kuvvetleri Komutanlığı envanterine girdi. Sistemle operasyonel hazırlık süreçleri hızlanacak.

HAVELSAN tarafından geliştirilen, Hava Kuvvetleri Bilgi Sistemi Azerbaycan Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na teslim edildi.

 

Yerli sistem, hava harekatı süreçlerini dijital ortamda yönetebilen gelişmiş bir komuta kontrol altyapısı sunuyor.

 

Azerbaycan Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na teslim edilen sistem ile operasyonel hazırlık süreçleri dakikalara inecek, hava harekatlarında önemli bir manevra kabiliyeti kazanılacak.

 

Sistem, farklı komuta kademeleri arasında güvenli bilgi paylaşımını destekliyor.

 

Hava harekatına ilişkin kritik bilgilerin eş zamanlı olarak görüntülenmesine ve operasyonların anlık gelişmelere göre yönetilebilmesine olanak tanıyor.

 

Kullanıcı ihtiyaçlarına göre genişletilebilir bir yapı sunuyor.

 

Teslimat, Türkiye ve Azerbaycan arasındaki savunma sanayii işbirliğinin yazılım ve komuta kontrol teknolojileri alanında ulaştığı seviye açısından önem taşıyor.

 

HAVELSAN’ın milli imkanlarla geliştirdiği harekat yönetim yazılımlarının uluslararası kullanıcılar tarafından tercih edilmesi, Türkiye’nin savunma bilişimi ve komuta kontrol sistemleri alanındaki mühendislik yetkinliğini ortaya koyuyor.

teknoloji-ntv 1 hafta önce

SpaceX roketinin Ay'a çakılmasına saatler kaldı. Yeni bir krater oluşacak

SpaceX'e ait kullanım dışı bir roketin gelecek hafta içinde Ay'a çarpması bekleniyor. Saatte 8 bin 700 kilometre hızla gerçekleşecek çarpışma yeni bir krater oluşturacak. Ortaya çıkacak toz bulutu ise bilim insanları tarafından incelenecek.

SPACEX ROKETİ AY'A ÇARPACAK

SpaceX'e ait kullanım dışı bir roketin üst kademesinin gelecek hafta Ay yüzeyine çarpması bekleniyor.

 

Uzmanlar, saatte yaklaşık 8 bin 700 kilometre hızla gerçekleşecek çarpışmanın Ay'da yeni bir krater oluşturacağını ve ortaya çıkacak toz bulutunun önemli bilimsel veriler sağlayabileceğini söylüyor.

 

Çarpışmanın çarşamba günü Ay'ın Einstein Krateri yakınlarında meydana gelmesi öngörülüyor.

PATLAMANIN ETKİSİ 3 TON TNT'YE EŞ DEĞER

Uzay takip uzmanı Bill Gray'e göre roket, Ay'a yaklaşık 8 bin 700 kilometre hızla çarpacak.

 

Çarpmanın oluşturacağı enerji yaklaşık 3 ton TNT'nin patlama gücüne eşdeğer olacak. Bunun sonucunda Ay yüzeyinde yeni bir krater oluşacak ve kilometrelerce yükseğe toz ile kaya parçaları savrulacak.

 

Uzmanlar, oluşacak toz bulutunun teleskoplarla dakikalarca gözlemlenebileceğini belirtiyor.

İKİNCİ KEZ GERÇEKLEŞİYOR

Söz konusu roket, yaklaşık bir yıl önce iki Ay iniş aracını uzaya taşımak için kullanılmıştı.

 

Uzmanlara göre SpaceX'in roketi Ay'a göndermek gibi bir planı yoktu. Çarpışmanın, roketin görevini tamamladıktan sonra Güneş yörüngesine yönlendirilmesiyle önlenebileceği ifade ediliyor.

 

Bu olay, Ay'a istemeden çarpan ikinci roket olarak kayıtlara geçecek. Daha önce 2022 yılında Çin'e ait bir roket parçası Ay'ın karanlık yüzünde iki krater oluşturmuştu.

BİLİM İNSANLARI HEYECANLI

Araştırmacılar, oluşacak kraterin yaklaşık 27 metre genişliğinde ve 5 metre derinliğinde olacağını tahmin ediyor.

 

Krater Dünya'dan görülemeyecek kadar küçük olsa da Ay yörüngesindeki uzay araçları tarafından görüntülenebilecek.

 

NASA'nın Lunar Reconnaissance Orbiter uzay aracı ile Güney Kore'nin Danuri Ay yörünge aracı, çarpışma öncesi ve sonrasına ait görüntüler toplayacak.

 

Danuri'nin, çarpışmadan yaklaşık iki dakika önce roketin yalnızca birkaç kilometre yakınından geçmesi bekleniyor.

teknoloji-ntv 1 hafta önce

Yapay zeka yarışında geride kalan AB'den hamle. Dev tesislere 10 milyar euroluk yatırım

Avrupa Komisyonu, ABD ve Çin ile arasındaki teknoloji açığını kapatma çabalarını artırarak blok genelinde yedi yapay zeka dev tesisini 10 milyar euro ile finanse edeceğini duyurdu. Projelerle en az 20 milyar euroluk özel yatırımın çekilmesi hedeflenirken ihale sürecinin 12 Kasım 2026'da kapanacağı açıklandı.

Avrupa Birliği (AB), ABD ve Çin ile arasındaki teknoloji açığını kapatma çabalarını artırırken, kıta genelinde yedi adet yapay zeka dev tesisini 10 milyar euro (11,5 milyar dolar) ile finanse edeceğini duyurdu.

 

Avrupa Komisyonu'ndan bugün yapılan açıklamada, projeler için en az 20 milyar euroluk özel yatırımın çekilmesinin hedeflendiği bildirildi. Kurulması planlanan dev tesis sayısı, AB ülkelerinden gelen yoğun ilgi üzerine beşten yediye çıkarıldı.

 

Söz konusu tesisler; gelişmiş yapay zeka işlemcilerini, yazılımları, bulut teknolojilerini, yüksek hızlı bağlantıyı ve veri merkezlerini bir araya getirecek.

 

Bu yeni merkezler, çeşitli AB ülkelerinde halihazırda faaliyete geçmiş olan 19 yapay zeka fabrikasından oluşan mevcut ağa eklenecek.

 

Reuters'ın aktardığına göre de AB'nin teknolojiden sorumlu Komisyon Üyesi Henna Virkkunen yaptığı açıklamada, "Yapay zeka gelişimi hızlanırken, yapay zeka dev tesisleri içindeki hesaplama gücünün ham ölçeğine erişim Avrupa için stratejik bir zorunluluktur" değerlendirmesinde bulundu.

 

Sanayi liderliğinde yürütülen ve AB ile ulusal fonlardan sağlanan 10 milyar euroya kadar kamu desteğiyle arkalanan girişimin, birlik genelinde en az 20 milyar euroluk özel yatırımı harekete geçirmesi öngörülüyor.

 

Proje, Avrupa'nın yapay zeka hesaplama kapasitesini genişletecek; start-up'lara, ölçeklenen şirketlere, küçük ve orta büyüklükteki işletmelere (KOBİ), sanayiye, akademiye ve kamu kurumlarına gelişmiş sınır yapay zeka modellerinin eğitimi, çıkarımı ve ince ayarı için altyapı erişimi sağlayacak.

 

Girişim, Avrupa'nın gelişmiş yapay zekayı AB kuralları ve değerlerine uygun şekilde kendi altyapısında geliştirebilmesini güvence altına almayı amaçlıyor.

 

Dev tesislerde geliştirilen yapay zeka teknolojileri, AB'nin veri koruma, güvenlik, emniyet ve etik standartlarına tabi olacak.

TESİSLER NASIL KURULACAK?

Teknoloji sağlayıcıları, bulut hizmeti sağlayıcıları, kamu kurumları, yatırımcılar ve diğer ortakları bir araya getiren konsorsiyumlar veya özel amaçlı şirketler (SPV) ihale sürecine katılmak için başvuruda bulunabilecek.

 

Yapay zeka dev tesisleri tek bir üye ülkede tek bir sahada ya da birden fazla konumda kurulabileceği gibi, dağıtılmış yapay zeka hesaplama tesisleri aracılığıyla birden fazla üye ülkeyi kapsayan sınır ötesi mimariler şeklinde de yapılandırılabilecek.

 

Başvurular, kazanan projeleri belirlemek amacıyla rekabetçi bir değerlendirme sürecinden geçecek.

 

Avrupa Yüksek Performanslı Hesaplama Ortak Girişimi (EuroHPC JU) ve üye ülkeler, seçilen yapay zeka dev tesislerinden hesaplama erişim süresini ortaklaşa tedarik edecek.

 

Almanya, Avusturya olmaksızın Belçika'nın da dışında kaldığı listede; Hırvatistan, Çekya, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Yunanistan, Macaristan, İrlanda, İtalya, Letonya, Litvanya, Polonya, Portekiz, Slovakya, İspanya, İsveç ve Hollanda yer almazken, toplam 18 üye ülke EuroHPC JU ile ortak tedarik anlaşması imzaladı.

 

Anlaşmayı imzalayan ülkeler şunlar: Almanya, Çekya, Danimarka, Estonya, Fransa, Finlandiya, Hırvatistan, Hollanda yer almaksızın İrlanda, İspanya, İsveç, İtalya, Yunanistan, Letonya, Litvanya, Macaristan, Polonya, Portekiz ve Slovakya.

 

Tedarik süreci, katılan üye ülkelerin AB finansmanına eşdeğer katkı sağlamasıyla, iki ardışık geliştirme aşaması ve iki ayrı grup halinde yediye kadar yapay zeka dev tesisini destekleyecek. Kamu finansmanı, bu tesislerin inşası ve işletilmesi için gereken derin özel yatırımı tetikleyen bir kaldıraç görevi görecek.

 

Birinci grup, her biri birincil aşamada 100 milyon euroya kadar, ikinci aşamada ise proje başına 400 milyon euroya kadar ilave AB finansmanına uygun olan en fazla dört projeyi destekleyecek.

 

Bu grupta seçilen her dev tesis, ilk aşamada en az Avrupa'nın şu anki en güçlü yapay zeka fabrikasında kurulu olan kadar en gelişmiş yapay zeka işlemcisini konuşlandırmak zorunda olacak.

 

İkinci aşamada kapasitenin bu seviyenin en az üç katına çıkarılması gerekecek.

 

İkinci grup ise her biri birinci aşamada 200 milyon euroya kadar, ikinci aşamada ise proje başına 800 milyon euroya kadar ilave AB fonu alabilecek en fazla üç projeyi destekleyecek.

 

Bu grupta seçilen her dev tesis, Avrupa'nın en güçlü yapay zeka fabrikasında kurulu olanın iki katına kadar en gelişmiş yapay zeka işlemcisini devreye sokacak.

 

İkinci aşamada kapasite bu seviyenin en az dört katına yükseltilecek.

DONANIM TEDARİKİ İÇİN ABD'Lİ ŞİRKETLERLE NİYET MEKTUPLARI İMZALANDI

Gelişmiş yapay zeka, oldukça uzmanlaşmış hesaplama donanımlarına dayanıyor. 

 

Küresel ölçekte yapay zeka kullanımı hızlanırken, büyük ölçekli egemen yapay zeka altyapısına erişim, Avrupa'nın sanayi rekabetçiliği ve teknolojik egemenliği açısından kritik önem taşıyor.

 

Yapay zeka dev tesisleri konsorsiyumları, iki geliştirme aşamasının herhangi birinde Avrupa'daki veya benzer düşüncedeki ülkelerdeki donanım sağlayıcılarından donanım tedarik edebilecek.

 

Bu tedarikin bir kısmı Avrupalı start-up ve ölçeklenen şirketlere ayrılabilecek ve böylece dev tesisler Avrupa dijital tedarik zincirini güçlendirmek için somut fırsatlar sunacak.

 

Aynı zamanda, AB-ABD ticaret mutabakatının bir devamı olarak Komisyon; AMD, Nvidia ve Qualcomm olmak üzere üç büyük ABD'li donanım sağlayıcısıyla niyet mektubu imzaladı.

 

Anlaşmalar, projelerde yer alan grupların ve konsorsiyumların ihtiyaç duyduğu çiplere ve donanımlara kesintisiz erişim sağlamayı amaçlıyor.

 

İhale süreci 12 Kasım 2026 tarihinde kapanacak. EuroHPC JU tarafından yönetilecek değerlendirme sürecinin ardından, kazananlara ilişkin kararların 2027 başlarında açıklanması öngörülüyor.

 

İnşaatın 2027'de başlayabilmesi için gerekli çerçeve ve özel sözleşmeler bu kararların ardından imzalanacak.

 

Seçilen yapay zeka dev tesislerinin, sözleşme imzasından itibaren en fazla 18 ay içinde faaliyete geçmesi bekleniyor.

teknoloji-ntv 15 saat önce

Milyonlarca telefon çöp oldu. Sistem resmen kapatıldı

Orijinal iPhone dahil ilk nesil tüm akıllı ve tuşlu telefonların son sığınağı da yok oldu.

T-Mobile, 3 Ağustos Pazartesi günü 2G GSM ağını kullanımdan kaldırdı. Bu da Amerika Birleşik Devletleri'ndeki üç büyük operatörün de 2G hizmetini sonlandırdığı anlamına geliyor.

T-Mobile, 2G ağını aktif tuttu çünkü hala onu kullanan bazı eski müşterileri vardı. Amerika Birleşik Devletleri'ni ziyaret eden ve bağlantı için uluslararası dolaşım operatörü anlaşmalarını kullanan bazı müşteriler de sesli görüşme için 2G'ye ihtiyaç duyuyordu, ancak T-Mobile, 2G ağının sona ermesine hazırlanmak için küresel olarak operatörlerle birlikte çalıştı.

Halen T-Mobile'ın 2G ağını kullanan müşteriler, kapatma konusunda önceden uyarılmış ve geçiş için zaman verilmişti. 2G kullanan akıllı telefonlar, alarm panelleri, ödeme terminalleri ve diğer IoT aksesuarları artık çalışmayacak.

 

AT&T, 2G desteğini neredeyse on yıl önce, 2017'de sonlandırdı ve Verizon da 2020'de 2G desteğini kesti. Artık ABD'de hiçbir operatör 2G'yi desteklemediğinden, orijinal iPhone gibi eski cihazlar hiçbir hücresel ağa bağlanamayacak. iPhone, AT&T'nin 2G ağını kapatmasıyla 2017'de teknik olarak hücresel desteğini kaybetti ve şimdi son çözüm yolu da ortadan kalktı.

Her üç operatör de 2022'de 3G desteğini sonlandırdı ve VoLTE desteği olmayan ilk LTE iPhone'ları da piyasadan çekti.

teknoloji-ntv 1 gün önce

Güneş'in yüzeyinde Van Gogh tablolarını andıran girdaplar görüntülendi

Gökbilimciler, Güneş'in gözle görülebilir yüzeyinin bugüne kadarki en yüksek çözünürlüklü görüntülerini elde ederek aşırı ısınmış güneş gazlarında burgulu ve girdap benzeri yapılar gözlemledi.

Gökbilimciler, Güneş'in gözle görülebilir yüzeyinin bugüne kadarki en yüksek çözünürlüklü görüntülerini elde ederek aşırı ısınmış güneş gazlarında burgulu ve girdap benzeri yapılar gözlemledi.

 

Bu yapılar, Vincent van Gogh'un 1889 tarihli "Yıldızlı Gece" tablosundaki gece gökyüzünde tasvir edilen biçimleri andırıyor.

 

Araştırmacılar, yaklaşık 1,4 milyon kilometrelik toplam güneş çapına kıyasla yaklaşık 100 kilometre derinliğinde nispeten ince bir tabaka olan Güneş'in fotosfer katmanının bir bölümüne ilişkin gözlemleri, ABD Ulusal Bilim Vakfı'nın Hawaii'de bulunan Daniel K. Inouye Güneş Teleskobu'nu kullanarak gerçekleştirdi.

 

Durağan görüntüler ve zaman atlamalı video kaydı, sürekli büyüyen sıcak plazma girdaplarını ortaya koyuyor.

 

Plazma, elektron adı verilen atom altı parçacıkların atomlardan serbest kalarak yüklü parçacıklardan oluşan bir çorba meydana getireceği kadar yüksek sıcaklıklara ısıtılmış gazı ifade ediyor.

Gözlemlenen girdapların çapı, dünyanın en güçlü güneş teleskobu tarafından tespit edilebilen minimum ölçek olan yaklaşık 19 kilometreden yaklaşık 170 kilometreye kadar uzanıyor.

 

Bu boyutlar insan ölçeğinde büyük ancak bir yıldız yüzeyi ölçeğinde küçük kabul ediliyor.

 

Araştırmacılar, yapılan gözlemlerin Güneş'in ve diğer yıldızların dinamiğini etkileyen temel fiziksel süreçlere dair kavrayış sunabileceğini belirtti.

 

Bu süreçler arasında, Dünya'daki uyduların, GPS navigasyonunun, elektrik şebekelerinin ve küresel iletişimin çalışmasını etkileyebilen Güneş yüzeyindeki patlamalar da yer alıyor.

 

Kıvrımlı ve dairesel yapılar rastgele biçimleri temsil etmiyor; aksine bir yıldızın yüzeyinde Kelvin-Helmholtz kararsızlığı (KHI) olarak adlandırılan olgunun ilk kez tespit edilmesini simgeliyor.

İlk olarak 19. yüzyılda tanımlanan KHI, iki paralel akışkan veya gaz akıntısının farklı hızlarda hareket ederken etkileşime girmesiyle meydana gelen dinamik bir süreci ifade ediyor.

 

Colorado'daki Ulusal Bilim Vakfı Ulusal Güneş Gözlemevi'nde kıdemli bilim insanı, Inouye teleskobunun enstrüman programı bilim insanı ve çarşamba günü Nature dergisinde yayımlanan çalışmanın eş başyazarı olan gökbilimci Friedrich Wöger, "Ara yüzey kararsız hale gelebilir ve rüzgarlı koşullarda bir gölde veya okyanusta oluşan dalgalara benzer şekilde, boyutları ayrışana kadar büyüyen dalga benzeri girdaplar geliştirebilir" dedi.

 

Wöger, KHI'nin neden olduğu burgulu bulutların Dünya'da nadir de olsa iyi bilinen bir meteorolojik olay olduğunu, ayrıca gaz devi gezegenler Jüpiter ve Satürn'ün atmosferlerinde de gözlemlendiğini ifade etti.

 

Wöger, "Burada, Dünya'da bildiğimiz dalgalardan ve bulutlardan farkı, etkileşime giren iki akışkanın yaklaşık 5 bin 540 santigrat derece sıcaklıkta sıcak plazma olması ve kararsızlığın gelişmesi için gerekli koşulların oluşmasına yardımcı olan bir manyetik alan içinde hareket etmesidir" diye konuştu.

 

KHI, güneş manyetik alanını bükerek aniden bir patlamayı tetikleyebilecek enerji üretiyor.

"GERÇEK BİR OYUN DEĞİŞTİRİCİ"

 

Wöger, güneş KHI'sinin keşfini "gerçek bir oyun değiştirici" olarak niteledi ve bunun Güneş'in kendi atmosferine nasıl enerji sağladığını anlamak için yeni bir çerçeve açtığını söyledi.

 

Ulusal Güneş Gözlemevi gökbilimcisi ve çalışmanın eş başyazarı David Kuridze, "Güneş ve Güneş benzeri yıldızlar, manyetik unsurları içinde hızlı ve patlamalı olaylardan oluşan bütün bir spektrumla karakterize edilen son derece dinamik sistemlerdir. Bu patlamaların nasıl tetiklendiği, modern güneş fiziğindeki ana sınırlardan biridir" dedi.

 

KHI tezahürü, Güneş'in dış atmosferinin neden bu kadar ısındığını ve manyetik enerjinin Güneş yüzeyinde neden biriktiğini ve hareket ettiğini açıklamaya yardımcı olabilir.

 

Kuridze, KHI tarafından üretilen sürekli bükülme hareketlerinin, taçküre kütle atımlarını ve güneş patlamalarını tetiklemek için gereken enerjiyi kademeli olarak inşa edebileceğini söyledi.

 

Taçküre kütle atımları, Güneş yüzeyinden fırlatılan ve manyetik alan çizgileriyle örülmüş devasa gaz kabarcıklarını ifade ediyor. Güneş patlamaları ise ışığı, enerjiyi ve yüksek hızlı parçacıkları uzaya savuran Güneş üzerindeki devasa patlamalar.

Bilimsel boyutunun yanı sıra araştırmacılar, Güneş'in bu yeni yakın çekim görüntülerinin estetiğine de dikkat çekti.

 

Wöger, "Görüntülerdeki estetiği bizim açımızdan tanımlamaya belki de en çok yakalaşan sözcük 'görkemli' olabilir" ifadesini kullandı.

 

Kuridze ise şöyle konuştu:

 

"İlginç bir şekilde, sanatçılar eserlerinde bu akışkan dinamiği sezgisini uzun zamandır yakalamışlardır. Ünlü bir örnek, gökyüzünün girdap yapılarının türbülanslı KHI yapılarına yakından benzediği Van Gogh'un 'Yıldızlı Gece' tablosudur. Benzer bir paralellik, Hokusai'nin ünlü ahşap baskı eseri 'Kanagawa Okyanusu Üstünde Büyük Dalga'da da görülüyor; burada dalganın kıvrılan tepeleri KHI dalgalarının simgesel biçimini yankılıyor. Bu durum doğanın temel geometrisinin insan sanatıyla nasıl derinden yankılandığını gösteriyor."

teknoloji-ntv 3 gün önce

OpenAI test sonuçlarını açıkladı. Yapay zeka modelleri belirlenen sınırların dışına çıktı

ABD merkezli yapay zeka şirketi OpenAI, bazı yapay zeka modellerinin bağımsız siber güvenlik testleri sırasında belirlenen test sınırlarının dışına çıkan faaliyetlerde bulunduğunu bildirdi.

OpenAI tarafından yapılan açıklamada, iki bağımsız kuruluş tarafından yürütülen siber güvenlik değerlendirmelerinde, test ortamlarının yapısı ile modellerin gelişen yeteneklerinin birleşmesi sonucu bazı faaliyetlerin planlanan test kapsamının dışına çıktığının tespit edildiği belirtildi.

 

Açıklamada, ilk değerlendirmede Birleşik Krallık Yapay Zeka Güvenlik Enstitüsü (UK AISI) tarafından yürütülen siber güvenlik testinde, internete erişimine izin verilen OpenAI modelinin, simüle edilen test ortamına ulaşmaya çalışırken görev kapsamı dışında kalan bazı gerçek internet hizmetleriyle etkileşime geçtiği kaydedildi.

 

İkinci değerlendirmede ise OpenAI'ın dış test ortaklarından Irregular tarafından yürütülen bir testte, test ortamındaki yanlış yapılandırma nedeniyle modelin internete erişebildiği vurgulanan açıklamada, modelin simüle edilen hedefin gerçek bir internet alan adıyla çakışması sonucu gerçek bir web sitesini test ortamının parçası sanarak buradaki temel bir güvenlik açığından yararlandığı aktarıldı.

 

Açıklamada, söz konusu olayların daha önce duyurulan Hugging Face güvenlik olayından ayrı olduğu belirtildi.

 

OpenAI, daha önce de siber güvenlik kabiliyetlerini ölçmeye yönelik dahili bir test sırasında kullanılan yapay zeka modellerinin yapay zeka platformu Hugging Face'in altyapısında güvenlik ihlaline neden olduğunu duyurmuştu.

teknoloji-ntv 4 gün önce

Çinli Alibaba en yeni yapay zeka modelini tanıttı. Hisseler fırladı

Çinli teknoloji devi Alibaba, bugüne kadarki en büyük yapay zeka modeli Qwen3.8-Max'i tanıtırken rakibi DeepSeek ultra düşük maliyetli yeni modeliyle piyasayı hareketlendirdi. Gelişmelerin ardından Alibaba hisseleri Hong Kong borsasında yüzde 7 sıçrama kaydetti.

Çinli teknoloji devi Alibaba, bugüne kadarki en büyük ve en yetenekli yapay zeka modelini tanıttı. Duyurunun ardından şirketin hisselerinde sert bir yükseliş yaşandı.

 

Aynı gün bir araştırma firması, bir diğer Çinli girişim DeepSeek'in son ürününün Anthropic imzalı Claude Fable 5'ten 100 kattan fazla ucuz bir fiyatlandırma sunduğunu açıkladı.

 

Her iki gelişme de Çinli teknoloji şirketlerinin yapay zeka alanındaki baş döndürücü ilerleyişini gözler önüne seriyor.

 

Şirketler, çalıştırma maliyetleri bütçeleri zorlamayacak daha güçlü sistemler inşa etmek için kıyasıya bir rekabet yürütüyor.

 

Alibaba'nın Qwen3.8-Max ve DeepSeek'in V4-Flash modelleri, küresel çaptaki yazılım geliştiriciler arasında zemin kazanmayı hedefleyen Çinli firmaların açık ağırlıklı (open-weight) modellere verdiği önemi bir kez daha kanıtladı.

 

Araştırma firması Omdia'nın baş analisti Lian Jye Su, sektöre ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

 

"Çinli yapay zeka şirketleri önemli bir pazar keşfetti. Birçok iş akışı, sektörün en üst düzey modeline ihtiyaç duymuyor. İhtiyaç duydukları şey yeterince iyi, erişilebilir, şeffaf ve bütçe dostu modellerdir. Açık ağırlıklı sistemler tam olarak bu talebi karşılıyor."

 

Açık ağırlıklı modellerde, geliştiricilerin sistemi çalıştırmasına veya kendi ihtiyaçlarına göre uyarlamasına imkan tanıyan temel parametre ayarları indirilmeye sunuluyor.

 

Buna karşılık OpenAI, Anthropic ve Google gibi ABD'li devler kapalı kaynaklı modeller tercih ediyor.

TRİLYONLARCA PARAMETREYE SAHİP DEV SİSTEM

Alibaba'nın yeni modeli Qwen3.8-Max, Pazartesi günü sergilenmesinin hemen ardından yapay zeka sistemlerinin kabiliyetlerini ölçen sıralama listelerinde üst sıralara tırmandı.

 

Bu hamle, şirketin Hong Kong borsasındaki hisselerine yüzde 7'lik bir sıçrama olarak yansıdı.

 

Model tam 2,4 trilyon parametre taşıyor. Parametreler, bir modelin verilerden öğrendiği ve kalıpları tanımlamak, yanıtlar üretmek ile görevleri yerine getirmek için kullandığı sayısal ayarları ifade ediyor.

 

Söz konusu rakam, Alibaba'yı yerli rakibi Moonshot AI'ın geçen ay tanıttığı 2,8 trilyon parametreli Kimi K3 modelinin hemen arkasına yerleştiriyor.

 

Parametre sayısının yüksek olması bir modeli otomatik olarak daha iyi yapmasa da ileri yapay zeka sistemlerinin arkasındaki veri ve işlem gücünün ölçeğini gösteren ve yakından takip edilen bir ölçüt kabul ediliyor.

 

Kullanıcı katılımıyla model karşılaştırması yapılan Arena.AI platformunda sergilenen Qwen3.8-Max, metin modelleri kategorisinde kısa sürede en yüksek sırayı alan Çin modeli olmayı başardı.

 

Ancak sistem, Anthropic'e ait Claude Fable 5 ve bu modelin üç farklı Opus varyantının gerisinde kaldı.

 

Qwen3.8-Max, Arena.AI'ın görselleri ve diğer görsel materyalleri analiz eden modeller sıralamasında ise dünya genelinde ikinci sıraya yerleşti. 

 

Bu alanda birinci sırayı yine Claude Fable 5'in bir varyantı aldı.

 

Hem Qwen3.8-Max hem de Kimi K3; metin, görsel ve videoları işleyebiliyor ve tek seferde 1 milyona kadar jeton (token) kabul edebiliyor.

 

Sözcük parçaları veya kısa kelimelerden oluşan veri öbeklerini temsil eden jeton kapasitesinin yüksekliği, modelin uzun hukuki dosyaları, devasa yazılım kod dizilimlerini ya da yüzlerce sayfalık belgeleri tek hamlede analiz edebilmesi anlamına geliyor.

 

Teknoloji devi Alibaba, gelecek hafta genel kullanıma sunulacak olan modelin bir yazılım mühendisliği projesini 16 günde tamamladığını duyurdu.

 

Model, her istekte tüm sistemi devreye sokmak yerine işi uzmanlaşmış alt birimler arasında bölen "uzmanlar karması" (mixture-of-experts) tasarımını kullanıyor. 

 

Aynı anda yalnızca 95 milyar parametre devreye girdiğinden maliyetler ve yanıt süreleri belirgin şekilde düşüyor.

DEEPSEEK'TEN EZBER BOZAN FİYAT

Araştırma firması Artificial Analysis'in verilerine göre, DeepSeek'in Cuma günü piyasaya sürdüğü V4-Flash modeli, performans testlerinde küresel ölçekte bilinen modeller arasında çalıştırma maliyeti en düşük sistem olarak kayıtlara geçti.

 

Sektör kaynaklarının halka arza hazırlandığını belirttiği girişim, R1 ve V3 modelleriyle 2025'in başlarında küresel bir yankı uyandırmış, küresel teknoloji hisselerinde satış dalgasını tetiklemiş ve ABD'li şirketlerin yapay zekaya harcadığı devasa bütçelerin sorgulanmasına yol açmıştı.

 

San Francisco merkezli Artificial Analysis, V4-Flash'ın girdi verilerinde 1 milyon jeton başına 0,14 dolar, çıktı verilerinde ise 1 milyon jeton başına 0,28 dolar ücret talep ettiğini bildirdi.

 

Artificial Analysis, V4-Flash'ın ortalama test maliyetini 3 sent olarak hesapladı.

 

Bu rakam Kimi K3 için 86 sent, OpenAI'ın GPT-5.6 Sol modeli için 1,86 dolar ve Claude Fable 5 için 3,15 dolar seviyesinde bulunuyor.

 

Modelin bir görevi tamamlamak için işlemesi ve üretmesi gereken veri miktarını hesaba katan bu karşılaştırma, yalnızca etiket fiyatına bakmaktan daha gerçekçi bir değer ölçütü sunuyor.

 

Zira görünüşte ucuz olan bir model, bir yanıtı üretmek için çok daha fazla adıma ihtiyaç duyuyorsa nihai toplamda daha pahalıya gelebiliyor.

teknoloji-ntv 5 gün önce

SpaceX ortaklarından sıra dışı talep: "Roketi pembeye boyayabilir miyiz?"

Halka arzının ardından ilk finansal sonuçlarını açıklamaya hazırlanan SpaceX, yatırımcıların soru yağmuruna tutuldu. Musk'ın katılması beklenen toplantı öncesinde açılan çevrim içi platformda küçük yatırımcılar, mali verilerden çok roketin pembeye boyanması ve maskotun rolü gibi sıra dışı konuları oyladı.

Halka açık bir şirket olarak ilk finansal sonuçlarını açıklamaya hazırlanan uzay şirketi SpaceX, yatırımcıların sıra dışı sorularıyla karşı karşıya kaldı.

 

Bilanço toplantısında yapay zeka harcamaları ve Starlink uydu iletişim ağının karlarının öne çıkması beklenirken, küçük yatırımcıların gündemi bambaşka konulara teslim oldu.

 

Yeni halka arz edilen roket üreticisi SpaceX, Elon Musk'ın da katılması beklenen bilanço toplantısı öncesinde yatırımcıların soru iletebilmesi için internet üzerinden bir platform açtı.

 

Musk'ın diğer büyük şirketi Tesla'dakine benzer biçimde kurgulanan sistemde kullanıcılar sorularını sunabiliyor ve yanıtlanmasını istedikleri soruları oylayarak popülerlik sırasına sokabiliyor.

 

Salı günü yapılacak toplantı öncesinde hissedarlar tarafından sunulan ve en çok oy alan soruların başında, NASA'nın Artemis programı kapsamında gelecek yıl astronotları Ay'a taşımak üzere tasarlanan Starship İnsanlı İniş Sistemi'ne ait daha fazla görüntü talebi yer aldı.

Yatırımcılar ayrıca SpaceX'in kısa süre önce tanıttığı ve 35 dolarlık peluş oyuncağıyla kutladığı Shiba Inu ırkı maskotu Asteroid'in eğitim, çocuk hayır kurumları ve kamuoyu bilgilendirme çalışmalarında daha büyük bir rol üstlenip üstlenmeyeceğini sordu.

 

Diğer hissedarlar ise yeni Starship'in yörüngede yakıt ikmaline ne zaman başlayacağını, hem fırlatıcı roketini hem de üst kademesini ne zaman yakalayacağını ve roketin görünümünün nasıl iyileştirilebileceğini merak etti.

 

Bir kullanıcı platformda, "Roketi pembeye boyayabilir miyiz?" sorusunu yöneltti.

 

Başka bir yatırımcı ise hayranların isimlerini uzaya gönderebilmesi için tek tek ısı kalkanı karolarına sponsorluk satılmasını önerdi.

 

Bu renkli soru çeşitliliği, SpaceX'in halka arz hisselerinin yaklaşık yüzde 30'unu küçük yatırımcılara ayırmasının ardından geldi.

 

Bu oran, ABD'deki büyük bir halka arzda bireysel yatırımcılara yapılan en yüksek tahsislerden biri olarak kayıtlara geçti.

SpaceX hisseleri, halka arz sonrası gün içi zirvesinden bu yana değerinin yarısından fazlasını kaybetti.

 

Buna rağmen şirketin iş görünümü ve mali durumuyla ilgili sorular nispeten az oy aldı. İlgi gören az sayıdaki soru ise finansal verilerden ziyade yörüngedeki yapay zeka veri merkezlerinin uzaya gönderilme zamanlaması gibi konulara odaklandı.

 

Şirketin yapay zeka işinin ne zaman kendi kendini finanse etmeye başlayacağına dair soru, cuma öğleden sonra itibarıyla ancak 183. sırada yer bulabildi.

 

Geçen hafta çarşamba günü kendi finansal sonuçlarını açıklayan Tesla'da yatırımcılar, Musk'a SpaceX ile olası bir birleşme hakkında defalarca baskı yapmış ve bu konudaki birkaç soru 100'den fazla oy almıştı.

 

Ancak aynı konu SpaceX'in forumunda neredeyse hiç ilgi görmedi.

Wall Street Journal'ın, Tesla yöneticilerine olası bir birleşme öncesinde Çin biriminin ayrılması için hazırlık yapmalarının söylendiğini bildirdiği haberin ertesi sabahı, yani cuma sabahı, bu başlık tek bir oyla sadece bir kez ortaya çıktı. Musk ise çıkan haberi yalanladı.

 

Küçük yatırımcıların çoğu SpaceX'in geleceği konusunda iyimser bir tutum sergilerken, bir kullanıcı Musk'ın kendi uzun vadeli vizyonunun yatırımı anlamlı kılıp kılmadığını sordu.

 

Musk, yapay zeka ve robotik alanındaki gelişmelerin nihayetinde malların ve hizmetlerin çok ucuzladığı, paranın önemini büyük ölçüde yitirdiği bir bolluk dünyası yaratabileceğini söylemişti.

 

Yatırımcı, şirketin ilk çeyrek sonuçlarını açıklamasına dört gün kala henüz hiç oy alamayan sorusunda, "Elon'ın yakın zamanda belirttiği gibi 10 yıl içinde paranın bir önemi kalmayacaksa, insanlar neden daha fazla hisse satın alsın ve daha fazla para yatırsın?" ifadesini kullandı.

teknoloji-ntv 1 hafta önce

Gelecekte savaşlar uzayda mı yaşanacak?

Uzmanlara göre artık uzay, çatışmalardan uzak güvenli bir alan değil. Siber saldırılar ve uzay silahları üzerine yürütülen çalışmalar, gelecekte savaşların yörüngeye taşınabileceği endişesini artırıyor.

UYDULAR YENİ HEDEF HALİNE GELİYOR

Uzay uzun yıllar boyunca savaşlardan uzak, güvenli bir alan olarak görülse de uzmanlara göre bu dönem sona eriyor. 

 

Rusya ve Çin'in uzaydaki askeri faaliyetlerini artırması, uydu sistemlerini hedef alan siber saldırılar ve yeni nesil uzay silahları, gelecekteki çatışmaların yörüngeye taşınabileceği yönündeki endişeleri güçlendiriyor.

 

Uzay ekonomisinin büyüklüğü bugün 626 milyar dolara ulaşırken, iletişimden navigasyona, bankacılıktan askeri operasyonlara kadar kritik altyapılar büyük ölçüde uydulara bağımlı hale geldi.

UZAYDA SAVAŞIN İLK ÖRNEĞİ UKRAYNA'DA YAŞANDI

Uzmanlara göre uzay savaşlarının ilk örneği, Rusya'nın Ukrayna'yı işgal ettiği 24 Şubat 2022 tarihinde yaşandı. İşgalden saatler önce Ukrayna ve Orta Avrupa'da binlerce uydu siber saldırı sonucu devre dışı kaldı.

 

ABD merkezli Stratejik ve Uluslararası Araştırmalar Merkezi'nden (CSIS) Kari Bingen, saldırının Ukrayna ordusunun haberleşmesini sekteye uğratmayı amaçladığını belirterek, modern savaşlarda ilk silahın artık füze değil, kötü amaçlı yazılım olabileceğini söyledi.

RUS UYDULARI YAKINDAN İZLENİYOR

Son yıllarda Batılı gözlemciler, Rusya'ya ait Luch-1 ve Luch-2 uydularının Avrupa'nın haberleşme uydularına tehlikeli derecede yaklaştığını tespit etti.

 

Uzmanlar, bu manevraların elektronik dinleme yapılmasına, hassas verilerin ele geçirilmesine veya teorik olarak hedef uyduların kontrolünün ele geçirilmesine imkan sağlayabileceğini değerlendiriyor.

GENİŞ SALDIRI YELPAZESİ

Savaş uzayda olduğunda ise yalnızca füzeler değil, çok farklı yöntemler kullanılabiliyor.

 

Bunlar arasında;

  • siber saldırılar,
  • sinyal karıştırma (jamming),
  • sahte sinyal gönderme (spoofing),
  • lazer sistemleri,
  • elektromanyetik darbe silahları,
  • yerden veya başka bir uydudan fırlatılan kinetik silahlar bulunuyor.

NÜKLEER SİLAHLAR YENİDEN GÜNDEMDE

ABD yönetimi, 2024 yılında Rusya'nın Cosmos 2553 uydusunun uzay tabanlı nükleer silah geliştirme programının parçası olabileceğini öne sürdü.

 

İddialara göre böyle bir silah, SpaceX'in Starlink ağı gibi geniş uydu takımyıldızlarını tek seferde devre dışı bırakabilecek elektromanyetik darbe oluşturabilir.

 

Moskova ise bu iddiaları reddediyor.

 

Uzmanlar, uzayda nükleer silah kullanılmasının yalnızca hedef alınan ülkeyi değil, tüm uzay faaliyetlerini yıllarca sekteye uğratabilecek enkaz ve radyasyon riski yaratacağına dikkat çekiyor.

YENİ HEDEF KORUMA UYDULARI

Batılı ülkeler ise olası tehditlere karşı yeni çözümler üzerinde çalışıyor.

 

Japonya, Fransa, Almanya ve Hindistan'ın, kritik uyduları koruyacak "koruma uyduları" geliştirdiği veya bu yönde planlar yaptığı belirtiliyor.

 

Bu uyduların gerektiğinde başka uyduları yakından inceleyebileceği ya da değerli askeri uyduların güvenliğini sağlayabileceği ifade ediliyor.

YANLIŞ BİR HESAPLAMA HER ŞEYİ MAHVEDEBİLİR

Uzmanlara göre uzaydaki askeri hareketlilik arttıkça yanlış değerlendirme ihtimali de yükseliyor.

 

Bir uydunun parçalanması veya beklenmedik bir manevra yapması durumunda bunun teknik bir arıza mı yoksa kasıtlı bir saldırı mı olduğunun anlaşılması her zaman mümkün olmayabilir.

 

Bu da Dünya yörüngesinde yaşanacak olası bir krizin, küresel çapta çok daha büyük askeri gerilimleri tetikleyebileceği endişesini beraberinde getiriyor.

teknoloji-ntv 1 hafta önce

OpenAI itiraf etti. Yapay zeka kontrolden çıktı, günlerce fark edilmedi

OpenAI, kontrolden çıkan yapay zeka ajanı hakkında yeni bir itirafta bulundu. Şirket açıklamasına göre kontrolden çıkan yapay zeka, çok sayıda sisteme sızarak günlerce fark edilmedi.

YAPAY ZEKA BAİKA SİSTEMLERE DE SIZDI

OpenAI, kontrolden çıkan otonom yapay zeka ajanının yalnızca yapay zeka platformu Hugging Face'i değil, başka kamuya açık hizmetleri de hedef aldığını doğruladı.

 

Şirket, yapay zekanın internette açık şekilde bulunan giriş bilgilerini kullanarak dört farklı hesap üzerinden dört ayrı hizmete erişim sağladığını açıkladı. Söz konusu hizmetlerin isimleri ise paylaşılmadı.

SALDIRININ KAPSAMI GENİŞLEDİ

Hugging Face, 16 Temmuz'da güçlü bir otonom yapay zeka tarafından siber saldırıya uğradığını açıklamış ve olayı polise bildirmişti.

 

Yaklaşık bir hafta sonra OpenAI, saldırıyı kendi testleri sırasında kapalı ortamdan çıkarak bağımsız hareket eden yapay zeka ajanının gerçekleştirdiğini kabul etti.

 

Şirket, son açıklamasında saldırının ilk değerlendirilenden daha geniş kapsamlı olduğunu belirterek yapay zekanın Hugging Face'in yanı sıra başka kamuya açık hizmetlerde de hesap bilgilerini kullandığını duyurdu.

 

OpenAI'a göre yapay zeka ajanı, kendisine verilen bir sızma testi kapsamında soruların yanıtlarını bulmaya çalışıyordu.

 

Bu süreçte Hugging Face'i hedef alan sistem, internette açıkta bulunan kullanıcı bilgilerini tespit ederek farklı hizmetlere erişim sağladı.

İNSANLARDAN FARKLI DAVRANDIĞI TESPİT EDİLDİ

Hugging Face'in siber güvenlik uzmanlarıyla yaptığı acil toplantının ardından hazırlanan raporda, yapay zeka ajanlarının insanlardan farklı hareket ettiği belirtildi.

 

Rapora göre ajanlar aynı işlemleri tekrar tekrar gerçekleştirdi, anlamsız komutlar üretti ve izlerini gizleme konusunda başarısız oldu. Buna karşın çok kısa sürede binlerce farklı yöntemi aynı anda deneyerek yeni durumlara hızla uyum sağlayabildi.

ÜÇ GÜN BOYUNCA FARK EDİLMEDİ

Hugging Face, yapay zeka ajanlarının şirket ağı içinde üç gün boyunca tespit edilemediğini açıkladı.

 

Saldırının durdurulmasının saatler sürdüğü, olayın ardından şirket altyapısının yaklaşık üçte birinin yeniden inşa edildiği belirtildi. Saldırının maliyetine ilişkin ise bilgi verilmedi.

 

Raporda, bu sistemlerin hedef odaklı çalıştığı, kendi alt hedeflerini belirleyebildiği, savunma mekanizmalarına gerçek zamanlı uyum sağlayabildiği ve makine hızında hareket ederek geleneksel güvenlik önlemlerini zorlayabileceği ifade edildi.

OPENAI SORUŞTURMASI SÜRÜYOR

Daha önce yayımlanan haberlerde OpenAI'ın kendi yapay zekasının Hugging Face'e sızdığını fark etmesinin dört gün sürdüğü öne sürülmüştü.

 

Şirket, olayla ilgili yürüttüğü soruşturmanın sonuçlarını kısa süre içinde kamuoyuyla paylaşacağını ve benzer olaylardan ders çıkarılması için ayrıntılı bulguları yayımlayacağını açıkladı.

teknoloji-ntv 15 saat önce

Ne paranız geçecek ne de sıranız gelecek. iPhone 18 krizle geliyor

Yapay zeka devleri piyasadaki tüm parçaları toplayınca Apple çaresiz kaldı. Ön siparişe sunulan cihazlar saniyeler içinde tükenebilir.

iPhone 18 Pro, iPhone 18 Pro Max ve katlanabilir "iPhone Ultra" bu yıl tedarik sıkıntısı yaşayabilir, bu da uzun bekleme sürelerine ve ön siparişler sırasında ilk etapta tükenmeye yol açabilir.

 

Yarı iletken analisti Tim Culpan, Apple'ın yeni iPhone modellerinin üretimini tamamlamak için yeterli DRAM temin etmekte zorlandığını ve çip tedarikçisi TSMC'nin de 1 milyar dolar değerinde paketlenmemiş işlemcisinin bellek çiplerini beklediğini söylüyor.

Apple'ın yeni A20 Pro çipleri, TSMC'nin 2nm üretim süreciyle üretiliyor ve işlemci ile DRAM'i yonga seviyesinde entegre etmek için Yonga Seviyesi Çoklu Çip Modülü (Wafer-Level Multi-Chip Module) paketleme yöntemini kullanıyor. Ne yazık ki, bu durum TSMC'nin montaj için DRAM'i elinde bulundurması gerektiği ve daha sonraki bir aşamada eklenemeyeceği anlamına geliyor. Apple, hazır yongaları stoklayıp daha sonra DRAM kullanılabilir hale geldiğinde ekleyemez.

 

Apple ve montajcıları ilk talebi karşılayabileceklerini düşünüyorlar, ancak perakende stokları hızla tükenebilir ve bu da teslimat sürelerinin uzamasına yol açabilir. Çip siparişlerindeki gecikmeler, ana mantık kartı montajını ve nihai cihaz montajını geciktirecek ve bu da Foxconn ve diğer montajcıların üretimini etkileyebilir.

MAC'LERDE UZUN BEKLEMELER OLUŞTU

DRAM'de aylardır yaşanan tedarik sıkıntısı, Mac Studio, Mac mini ve MacBook Air için uzun bekleme sürelerine yol açtı. Bellek üreten şirketler, daha karlı oldukları için yapay zeka veri merkezleri için çip üretimine öncelik veriyor ve bu da tüketici cihazları için çip üretimine çok az kapasite bırakıyor.

KATLANABİLİR IPHONE GECİKEBİLİR

Tasarımın karmaşıklığı nedeniyle iPhone Ultra'nın üretiminde sorunlar yaşanacağına dair sürekli söylentiler vardı ve yeni katlanabilir modelin tedarikinin üç iPhone modeli arasında en sınırlı olabileceği belirtiliyor. Bazı raporlar katlanabilir iPhone'un Eylül ayında tanıtılıp daha sonra Ekim veya Kasım aylarında piyasaya sürülebileceğini öne sürerken, diğerleri iPhone 18 Pro ve Pro Max ile aynı anda satışa sunulacağını söylüyor.

FİYATLAR ORTAYA ÇIKIYOR

iPhone Ultra'nın fiyatı 2 bin 500 dolara kadar çıkacak, ancak yeni tasarım ve Apple'ın yeni Apple Upgrade fiyatlandırma seçeneği, daha fazla insanın bu cihaza para ödemeye istekli olmasına yol açabilir. Apple'ın ayrıca iPhone 18 Pro ve iPhone 18 Pro Max'in fiyatlarını da artırması bekleniyor ve analistler, Apple'ın RAM için daha fazla ödeme yapması nedeniyle cihazların 300 dolara kadar daha pahalı olabileceğine inanıyor.

Geçen yıl, iPhone Air, iPhone 17 Pro ve iPhone 17 Pro Max ön sipariş döneminde tükendi ve teslimat süreleri Ekim ayına kadar uzadı. Üretimdeki olası gecikmelerin arzı etkilemesinin yanı sıra, bu yıl daha düşük maliyetli bir iPhone 18 seçeneği olmayacak, bu da iPhone 18 Pro arzı üzerinde daha fazla baskı oluşturacak. Apple, standart iPhone 18'i 2027 yılının başlarına kadar piyasaya sürmeyi planlamıyor.

teknoloji-ntv 1 gün önce

Google'ın 15 milyar dolarlık dev projesine tepki büyük

Google'ın Hindistan'daki en büyük yatırımı olacak veri merkezi, su kaynaklarına ve yaban hayatına zarar vereceğinden endişelenen protestocuların hedefi haline geldi.

Google'ın Hindistan'da planladığı veri merkezi inşaatı tüm hızıyla devam ediyor. Şantiyenin üzerindeki yamaç kırmızı toprağa kadar temizlenip basamaklar halinde teraslanıyor, ancak çevrecilerden gelen artan muhalefet baskısı, ABD'li teknoloji devinin 15 milyar dolarlık projesi için engel teşkil ediyor.

 

Hindistan Başbakanı Narendra Modi'nin bir müttefiki tarafından yönetilen güneydeki Andhra Pradesh eyaleti, tarihi ve dönüştürücü olarak nitelediği projenin, su kaynaklarına ve yaban hayatına yönelik risklerin dikkate alınmadan hızlandırıldığı iddialarını reddetti.

 

Ancak giderek artan muhalefet baskısı, su kaynakları üzerindeki etkisi ve leoparlar ile pangolinlere ev sahipliği yapan bir vahşi yaşam koruma alanına yakınlığı nedeniyle çeşitli yasal zorluklarla karşı karşıya olan Google'ın bugüne kadarki Hindistan'daki en büyük yatırımı için erken bir sınav haline gelebilir.

PROTESTOLAR DEVAM EDİYOR

Son haftalarda aktivistler ve çocuklar Visakhapatnam şehrinde, Google logosuna kelepçe çizdikleri ve "Veriyi içemeyiz" yazılı sloganlarla donattıkları pankartları taşıyarak düzenledikleri yürüyüşleri sosyal medya gönderilerinde paylaştılar.

 

Pazar günü, aktivistlerin önümüzdeki günlerde kapı kapı dolaşarak farkındalık kampanyaları yürütme ve plaj protestoları gerçekleştirme planlarını belirledikleri bir halk toplantısı düzenlendi.

 

Kâr amacı gütmeyen Green Visakha kuruluşunun kurucusu Raja Rama Mohan Roy, Visakhapatnam'ın su arzı ve talebiyle ilgili istatistikleri sunduğu etkinlikte, "Kalkınma, insanların geçim kaynakları pahasına olmamalı" diye belirtti.

 

Hindistan hükümeti, şehrin rezervuarlarından ve nehirlerinden günde 410 milyon litre su aldığını, oysa ihtiyacının 480 milyon litre olduğunu belirtiyor. 2,5 milyon nüfuslu şehirde su teminindeki kısıtlamalar yaygın görülen bir uygulama.

 

Hızlı veri merkezi kurulumları, sunucuları soğutmak için büyük miktarda su ve elektrik kullanılması nedeniyle dünya çapında tepkilerle karşılaşıyor. Bu durumun potansiyel etkisi, Hindistan gibi gelişmekte olan bir ülkede daha da belirgin. ABD'de ise muhalifler Temmuz ayında 42 eyalette 142 protesto düzenleyerek benzer endişeleri dile getirdi.

DEVLET PROJEYİ SAVUNMAYA KARARLI

Eyaletin en yüksek mahkemesi Pazartesi günü hükümetten, projenin yakındaki bir rezervuara baskı uygulayarak su kaynaklarını zorlayacağı yönündeki iddialara karşı savunma yapmasını istedi. Bu iddialar, aktivist grup Jal Biradari (Su Topluluğu) tarafından dile getirilmişti.

 

Andhra Pradesh Yüksek Mahkemesi, kamu yararına açılan davayı bir sonraki duruşmada 24 Ağustos'ta ele alacak.

 

Devlet, Reuters'e yaptığı açıklamada, aktivistlerin proje hakkındaki endişelerinin yanlış ve yanıltıcı olduğunu belirtti ancak geri bildirimlere açık olduğunu da ekledi.

 

Açıklamada, "Bu tür protestolar onların demokratik hakkıdır. Bu iddialardan herhangi birinin meşru olması durumunda, hükümet konuya ilişkin gerçekleri ortaya koymaya ve uygun çözüm yolları sunmaya kararlıdır" denildi.

 

Google, Reuters'e yaptığı açıklamada, projesinin ilgili yasalara uygun olarak geliştirileceğini ve hayati önem taşıyan yerel su kaynaklarını korumak için gelişmiş hava soğutma teknolojisi uygulayacağını belirtti.

 

Teknoloji devi, 188 bine kadar iş imkanı yaratması beklenen bu önemli projeyi inşa edecek olan Hintli milyarder Gautam Adani'nin grubuyla ortaklık kurdu. Adani, sorulara herhangi bir yanıt vermedi.

YABAN HAYATI VE GÜRÜLTÜ KİRLİLİĞİ

Andhra Pradesh Yüksek Mahkemesi'ndeki kamu yararına açılan davada, yoğun inşaat faaliyetlerinin ve gürültünün sadece 860 metre uzaklıkta bulunan Kambalakonda'daki Yaban Hayatı Koruma Alanı'nı etkilediği endişesi de dile getiriliyor.

 

Sitenin koruma alanına yakınlığı sorulduğunda, eyalet yetkilileri yasanın gerektirdiğinden daha uzakta olduğunu belirtti. Google ayrıca, "sessiz ve göze batmayan bir komşu olmak" için ses yalıtım önlemleri uygulayacağını da ekledi.

 

Proje ayrıca, İnsan Hakları Forumu tarafından Hindistan çevre mahkemesinde açılan ve durdurulmasını talep eden üç davayla daha karşı karşıya. Mahkeme belgelerine göre, davacılar devletin, kırsal bir içme suyu şebekesinden su çekmenin etkisini düzgün bir şekilde değerlendirmeden projeye onay verdiğini savunuyor.

 

Devlet yetkilileri, kurulacak veri merkezleri için kırsal veya yerleşim alanlarında kullanılan suyun hiçbir şekilde kullanılmayacağını ve yakındaki su deposunun da kullanılma dahil edilmeyeceğini de ekledi.

 

Pazar günü düzenlenen etkinlikte Green Visakha'nın kurucusu Raja Rama Mohan Roy, "Bu durumdan acı çekecek olanlar halktan başkası olmayacak" diyerek, şehrin zaten su sıkıntısı çektiği bir dönemde hükümetin projeye 20 yıl boyunca garantili su temini sözü vermesinden endişe duyduğunu belirtti. 

teknoloji-ntv 4 gün önce

SpaceX rekor zarar açıklayacak. Hisseleri yarı yarıya eridi

SpaceX, rekor kıran halka arzından yaklaşık iki ay sonra bugün borsa kapanışının ardından ilk çeyrek sonuçlarını açıklayacak. Piyasa değeri 1,5 trilyon dolar civarında seyreden şirket, zirve yaptığı haziran ayından bu yana hisse değerinin yaklaşık yarısını kaybetti.

Rekor kıran halka arzının üzerinden iki aydan kısa bir süre geçen SpaceX, bugün piyasaların kapanmasının ardından ilk çeyreklik sonuçlarını yayımlayacak.

 

Elon Musk’ın uzay taşımacılığı ve yapay zeka şirketinin hisse fiyatı, haziran ayındaki zirve noktasından bu yana değerinin yaklaşık yarısını yitirdi.

 

Piyasa değeri 1,5 trilyon dolar seviyelerinde bulunan şirket; yapay zekaya hakim olma, uzayda veri merkezleri kurma ve Mars’ı kolonileştirme gibi çeşitli vaatlerini yatırımcılar için uzun vadede kâra dönüştürebileceğini kanıtlamak zorunda.

 

Bu vaatlerin yerine getirilememesi Wall Street’in de ötesine geçen bir etki yaratma potansiyeli taşıyor. 

 

SpaceX’in temmuz ayında Nasdaq 100 endeksine dahil edilmesi, şirketin artık milyonlarca Amerikalının emeklilik tasarruflarına doğrudan entegre olduğu anlamına geliyor.

 

Şimdilik hiç kimse haziran ayında sona eren mevcut çeyrekten bir kâr beklenmiyor.

 

Analistler, SpaceX’in ikinci çeyrekte 6,8 milyar dolar gelir elde edeceğini, buna karşılık 1,9 milyar dolar zarar açıklayacağını öngörüyor.

 

Ancak bu zarar tahmini, bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 50 civarında bir iyileşmeye işaret ediyor. Şirketin eylül ayı sonuna kadar başabaş noktasına ulaşma ihtimali de bulunuyor.

 

Söz konusu mali iyileşme, özellikle yapay zeka laboratuvarı Anthropic ile imzalanan dev sözleşmeden kaynaklanıyor.

 

Anthropic, SpaceX’in Tennessee eyaletinin Memphis kenti yakınlarındaki Colossus veri merkezini kullanmak için temmuz ayından bu yana ayda 1,25 milyar dolar ödeme yapıyor.

Bugün açıklanacak sonuçlar, SpaceX’in temel olarak bir roket şirketi olmaktan çıkıp merkezinde yapay zekanın yer aldığı bir holdinge ne ölçüde dönüştüğünü sergileyecek.

 

Tarihsel olarak SpaceX işinin özünü oluşturan roket fırlatmaları, artık toplam gelirin yalnızca beşinci birini karşılıyor ve zarar ediyor. 

 

Uydu internet hizmeti Starlink ise gelirin yarısından fazlasını sağlıyor ve kár eden tek birim olma özelliğini koruyor.

 

Ancak X sosyal ağını, Grok sohbet robotunu ve veri merkezi kiralamalarını kapsayan yapay zeka bölümünün, içinde bulunulan çeyrek kadar erken bir dönemde grubun ana gelir kaynağı haline gelmesi bekleniyor.

 

Çünkü Anthropic’in yanı sıra Google da bu sonbaharda SpaceX’e işlem gücü kullanımı karşılığında ayda 920 milyon dolar ödemeye hazırlanıyor.

 

Bir diğer girişim olan Reflection AI da benzer bir anlaşmaya imza attı.

 

Böylece SpaceX, kendi yapay zeka modeli Grok ticari olarak OpenAI’ın ChatGPT’si ve Anthropic’in Claude’u karşısında pazar payı kazanmakta zorlanırken, makinelerini kendi rakiplerine kiralamış oluyor.

 

Ancak bu sözleşmeler yalnızca üç aylık ihbar süresiyle feshedilebiliyor. Google bile yaptığı anlaşmayı kısa vadeli "yedek kapasite" olarak tanımlıyor.

 

Hisse senedi için satış tavsiyesinde bulunan az sayıdaki kurumdan biri olan Phillip Securities yayımladığı analiz notunda, "Yapay zeka ana büyüme hikayesi konumunda ancak 2029 sonuna kadar süresi dolacak bilgisayar sözleşmelerine dayanıyor" ifadelerini kullandı.

Yakından takip edilen bir diğer konu ise harcamalar.

 

SpaceX, kasasına giren her bir dolara karşılık hem veri merkezlerine hem de tüm iş modelinin büyük bir kısmının bağlı olduğu ve test aşaması süren dev roketi Starship’e yaklaşık iki dolar yatırım yapıyor.

 

Gözlemcilere göre grubun en az üç yıl daha tensel olarak onlarca milyar dolar nakit yakmaya devam etmesi bekleniyor.

 

Hafta boyunca sürecek belirsizlik, perşembe günü kısıtlama süresinin (lockup) dolmasıyla da devam edecek. Bu sürenin bitimiyle birlikte bazı SpaceX çalışanları halka arz sonrası hisselerini satabilecek. Bu da şu anda yaklaşık yüzde 5 seviyesinde bulunan ve oldukça sınırlı olan dolaşımdaki hisse sayısını iki kattan fazla artırabilir.

 

Bernstein analistleri yayımladıkları notta, "Çeyreklik sonuçların bir önem taşımadığına inanıyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

 

Hisseleri hareket ettirecek asıl unsurun Musk’ın yapacağı açıklamalar olacağı belirtiliyor.

 

Piyasalar; Musk’ın sermaye harcamaları, yapay zeka girişimi Cursor’ın olası 60 milyar dolarlık satın alımı veya otomobil üreticisi Tesla ile birleşeceği yönündeki söylentiler hakkında söyleyeceklerine kilitlenmiş durumda.

teknoloji-ntv 5 gün önce

Çinli yapay zeka devi ucuz modelle dönüyor. Rakiplerini geride bıraktı

Çinli yapay zeka girişimi DeepSeek, amiral gemisi modelinin yeni sürümü V4-Flash’ı resmi olarak erişime açtı. Araştırma şirketi Artificial Analysis’in test verilerine göre model, rakibi Anthropic’in Claude Fable 5 sürümünden yaklaşık 105 kat daha ucuza çalışıyor.

Çinli yapay zeka girişimi DeepSeek, küresel pazarda dengeleri değiştirecek yeni hamlesini yaptı.

 

Şirketin amiral gemisi modelinin son sürümü olan V4-Flash, performans testlerinde bilinen tüm küresel modeller arasında en düşük maliyetle çalışan yapay zeka oldu.

 

Araştırma şirketinin açıkladığı verilere göre V4-Flash, rakibi Anthropic'in Claude Fable 5 modeline kıyasla çalıştırma maliyetinde 100 kattan fazla tasarruf sağlıyor.

 

Potansiyel bir halka arza hazırlandığı bildirilen DeepSeek, V4-Flash modelini cuma günü resmi olarak yayımladı.

 

Girişim bu adımla, en iyi bildiği yöntem olan aşırı düşük maliyetli yapay zeka alternatifleri sunma stratejisine geri dönerek kaybettiği ivmeyi yeniden kazanmayı amaçlıyor.

 

Şirketin R1 modeli, 2025 başlarında küresel çapta büyük bir yankı uyandırmış, ABD teknoloji hisselerinde satış dalgasını tetiklemiş ve Amerikan şirketlerinin yapay zekaya harcadığı devasa bütçelerin sorgulanmasına yol açmıştı.

Araştırma şirketi Artificial Analysis'in verilerine göre DeepSeek'in V4-Flash modeli, girdi olarak kullanılan her bir milyon veri birimi (token) için 0,14 dolar, çıktı olarak üretilen her bir milyon veri birimi için ise 0,28 dolar ücret talep ediyor. 

 

Veri birimi, yapay zeka kullanımını ölçmekte kullanılan temel veri ölçütünü ifade ediyor.

 

San Francisco merkezli Artificial Analysis, V4-Flash modelinin ortalama test maliyetini 3 sent olarak hesapladı.

 

Buna karşılık Çinli rakip Moonshot AI şirketinin Kimi K3 modeli test başına 86 sent, OpenAI şirketinin GPT-5.6 Sol modeli 1,88 dolar, Claude Fable 5 modeli ise 3,15 dolar maliyet çıkarıyor.

 

Yapılan bu karşılaştırma, modellerin yalnızca liste fiyatlarını değil, bir görevi tamamlamak için işlemek ve üretmek zorunda olduğu veri miktarını da hesaba kattığı için daha gerçekçi bir değer ölçütü sunuyor.

 

Düşük etiket fiyatına sahip bir model, bir cevabı üretmek için belirgin şekilde daha fazla işlem adımı gerektiriyorsa maliyet bakımından pahalıya gelebiliyor.

 

Bir dönem Çin'deki yapay zeka gelişmelerine dair haberlerin odağında yer alan DeepSeek, kısa sürede çok sayıda yerel rakibin kuşatması altında kaldı.

 

Moonshot, MiniMax ve Z.AI gibi girişimlerin yanı sıra ByteDance ve Alibaba gibi teknoloji devleri pazardaki rekabete dahil oldu.

 

Bu şirketlerin tamamı, yapay zekayı ölçekli ve ucuz yöntemlerle kullanmak isteyen işletmeleri hedefleyerek küresel kullanımda ABD'li teknoloji devleriyle yarışıyor.

Artificial Analysis, DeepSeek'in V4-Flash modelinin kodlama, mantık yürütme ve iş yeri senaryolarını kapsayan dokuz ayrı testin bileşiminden oluşan Zeka Endeksi'nde 100 üzerinden 50 puan aldığını bildirdi.

 

Bu skor, Google'ın Gemini 3.6 Flash modeliyle aynı seviyeye işaret ederken, Meta'nın Muse Spark 1.1 modeli ile Zhipu olarak da bilinen Z.AI şirketinin GLM-5.2 modelinin bir puan gerisinde kalıyor.

 

Buna karşın Moonshot şirketinin Kimi K3 modeli testte 57 puan alırken, Anthropic'in Claude Opus 5 ve Fable 5 modelleri ile OpenAI şirketinin GPT-5.6 modeli DeepSeek'ten dokuz puan veya daha yüksek skor elde etti.

 

DeepSeek, V4-Pro adını taşıyan daha güçlü bir model versiyonunu da hazırlıyor. Şirket, bu sürümün resmi yayınlanma tarihine dair henüz bir açıklama yapmadı.

 

Öte yandan Alibaba, pazartesi günü yaptığı ayrı bir açıklamayla bugüne kadarki en büyük ve en yetenekli yapay zeka modeli olan Qwen3.8-Max'i tanıttı.

 

Modelin boyutu, yerel rakibi Moonshot AI'ın geçen ay piyasaya sürdüğü modelin ölçeğine oldukça yakın bir seviyede bulunuyor.

teknoloji-ntv 6 gün önce

Yapay zeka yarışı çip krizini tetikledi. Tüketici fiyatları yükseliyor

Yapay zeka teknolojilerine yönelik yüksek talep, "RAMaggedon" olarak adlandırılan küresel bellek çipi krizine ve tüketici elektroniği fiyatlarının keskin şekilde yükselmesine yol açıyor.

Yapay zeka sektöründeki hızlı büyüme, dizüstü bilgisayar ve akıllı telefon gibi tüketici elektroniği ürünlerinin fiyatlarında artışa neden oluyor.

 

"RAMaggedon" olarak adlandırılan küresel bellek çipi darlığının, ilerleyen dönemde otomobil fiyatlarını da etkileme ihtimali bulunuyor.

 

Samsung Electronics Finans Direktörü (CFO), bu hafta yaptığı açıklamada, dijital verileri depolayan mikroçiplerdeki tedarik sıkıntısının 2027 yılında muhtemelen derinleşeceğini ve 2028 boyunca devam edeceğini bildirdi.

 

Kriz, "rastgele erişimli bellek" kelimelerinin İngilizce kısaltması olan RAM bileşenlerinden mülhem "RAMaggedon" adıyla anılıyor.

 

Kar marjlarını artırmak isteyen çip üreticilerinin, üretim kapasitelerini yapay zeka araçlarının eğitimi ve çalıştırılması için yüksek talep gören gelişmiş bir bellek türü olan yüksek bant genişlikli belleğe (HBM) kaydırması tedarik darlığına yol açıyor.

Hong Kong'daki Wan Chai Computer Centre bünyesinde faaliyet gösteren In-Technology Services yöneticisi Wade Lam, dükkanda sergilenen fiyat listesinin yanına krizle ilgili haber kupürleri astıklarını belirtti.

 

AFP ajansına Lam, bu haberleri süreci bilmeyen müşterileri bilgilendirmek amacıyla sergilediklerini aktardı. 

 

Wan Chai Computer Centre bünyesindeki işletmeler, bilgisayar parçalarından elektronik cihazlara ve oyun konsollarına kadar çeşitli teknoloji ürünlerinin satışını yapıyor.

 

Özel imalat bilgisayar alanında uzmanlaşan Videocom Computer şirketinin yöneticisi Ken Tam, fiyat artışlarının başladığı eylül ayından bu yana iş hacimlerinin yarı yarıya düştüğünü açıkladı.

 

Tam, daha önce 300 ila 400 Hong Kong doları (yaklaşık 40-50 ABD doları) seviyesinde satılan 16 gigabaytlık bir RAM'in fiyatının 1500 Hong Kong dolarına ulaştığını ifade etti.

 

Süreçle ilgili değerlendirmede bulunan Tam, "Fiyatlar aniden bu kadar yükseldiğinde müşterilerde psikolojik bir bariyer oluşuyor. Gerçekten ihtiyaçları varsa satın alıyorlar; aksi takdirde beklemeyi veya standartlarını düşürerek daha düşük performanslı bir bellek çipi almayı tercih ediyorlar" dedi.

Tayvan merkezli pazar araştırma şirketi TrendForce analisti Ellie Wang, bilgisayar ve akıllı telefonlar için kullanılan bellek fiyatlarının bir yıl öncesine kıyasla yaklaşık beş ila altı kat arttığını bildirdi.

 

Yapay zeka alanındaki talep patlaması, dünyanın en büyük üç bellek çipi üreticisi olan Güney Koreli Samsung Electronics ve SK hynix ile ABD merkezli Micron şirketlerinin karlarında ve hisse değerlerinde artış sağladı.

 

Dördüncü sırada yer alan ChangXin Memory Technologies (CXMT) ise pazartesi günü Şanghay'da borsaya kote olarak Çin ana karasının en değerli şirketi konumuna geldi.

 

Omdia kıdemli baş analisti James Zhao, sektöre görece yeni giren CXMT'nin ileri teknoloji kulvarında lider üreticileri takip eden konumda olduğunu belirtti.

 

Zhao, HBM'nin veri merkezi sunucularında Nvidia gibi üreticilerin yapay zeka sistemlerindeki karmaşık hesaplamaları yürüten güçlü çiplerini desteklemek amacıyla kullanıldığını kaydetti.

 

Ancak Zhao, geleneksel RAM ve bilgisayarlarda kullanılan DRAM türü açısından bakıldığında, mevcut arz kısıtlı piyasa koşullarının CXMT şirketine "sonra gelen avantajı" sağlayabileceğini değerlendirmesinde bulundu.

Hong Kong'da yatırım bankacılığı yapan Henry Wong adlı tüketici, daha yüksek özelliklere sahip yeni bir bilgisayar satın almak yerine mevcut eski dizüstü bilgisayarının RAM kapasitesini yükseltmeyi tercih ettiğini söyledi.

 

Wong, "Belleği yükselttikten sonra bilgisayarın gerçekten çok akıcı çalıştığını gördüm ve yeni bir bilgisayar alma isteğim ortadan kalktı" ifadelerini kullandı.

 

Otomobil üreticileri de araç içi bilgisayar sistemlerinde yükselen maliyetlerle karşı karşıya kaldıklarını ve bu durumun yakın zamanda yeni araç fiyatlarını yukarı çekebileceğini belirtiyor.

 

Japonya'nın başkenti Tokyo'daki teknoloji merkezi Akihabara'da bulunan Belçikalı grafik tasarımcısı ve özel bilgisayar imalatçısı Charles Brousse, RAM, ekran kartı ve anakart fiyatlarının aşırı düzeylere ulaştığını söyledi.

 

Maliyetlerin yüksekliği nedeniyle önceden sistem kurmak için parça satın almadığını belirten Brousse, "PC & Chill" adını verdiği hizmet kapsamında müşterilerinin kendi satın aldığı parçaları monte ettiğini aktardı.

 

Tokyo'da balayında bulunan Brousse, çip darlığının insanları 10 yıla kadar kullanılabilen masaüstü bilgisayarlar yerine daha ucuz dizüstü bilgisayarlara yönelttiğini dile getirdi.

 

Brousse, "Bunun iyi bir şey olduğundan emin değilim; insanlar sonuçta daha kısa ömürlü ürünler satın alıyor ve bu da bir tüketim döngüsünü besliyor" dedi.

 

Tasarımcı, sürecin yapay zekadaki "spekülatif balon" tarafından tetiklenmesinin de rahatsızlık verici olduğunu belirterek, "Mesleğim gereği grafik tasarımcı olduğum için yapay zekanın mesleğim üzerinde doğrudan bir etkisi bulunuyor" diye konuştu.

teknoloji-ntv 1 hafta önce

PlayStation üreticisi Sony yıllık net kar hedefini 7,5 milyar dolara çıkardı

Japon tüketici elektroniği devi Sony, video oyun bölümünün performansı ve zayıf yenin etkisiyle mevcut yıla ilişkin kar tahminlerini yukarı yönlü güncelledi. Şirket, gelecek yılın mart ayında sona erecek mali yıl için net gelir beklentisini 1,21 trilyon yene (7,5 milyar dolar) çıkardı.

Japon tüketici elektroniği şirketi Sony, video oyun bölümünün performansı ve zayıf yenin katkısıyla içinde bulunulan yıla ilişkin kar tahminlerini yükseltti.

 

PlayStation üreticisi şirket, gelecek yılın mart ayında sona erecek dönem için net gelir beklentisini daha önce öngördüğü 1,16 trilyon yen seviyesinden 1,21 trilyon yene (7,5 milyar dolar) çıkardı.

 

Sony, 31 Mart 2027'de bitecek yıla ilişkin toplam grup gelirleri tahminini ise mayıs ayında açıkladığı 12,3 trilyon yen seviyesinden 12,5 trilyon yene revize etti.

 

Sony, dolar karşısında yaklaşık 40 yılın en düşük seviyelerinden işlem gören yenin yarattığı olumlu döviz kuru etkilerinden ve ABD tarafından yapılan gümrük vergisi iadelerinden faydalandığını bildirdi.

 

Mevcut mali yılda Nisan ve Haziran ayları arasındaki dönemde şirketin net karı yüzde 32,1 artarak 342,2 milyar yene ulaştı, satışlar ise yüzde 8,2 yükseldi.

 

Şirketin müzik, film ve özellikle akıllı telefonlarda kullanılan görüntü sensörleri birimlerindeki sonuçlarının da döviz kurlarından destek alması bekleniyor.

OYUN SEKTÖRÜNDE MALİYET BASKISI DEVAM EDİYOR

Yapay zeka alanındaki talep artışının bellek çipi maliyetlerini tırmandırması, konsol üreticilerinin kar marjlarını olumsuz etkilerken video oyun sektöründe kırılgan bir tablo yaratıyor.

 

Sony ve diğer konsol üreticileri, yükselen bellek maliyetlerini müşterilere yansıtıyor; bu durum talebe zarar veriyor.

 

Araştırma şirketi Circana'nın verilerine göre, ABD video oyun pazarı haziran ayında yüzde 21 oranında gerilerken oyun geliştirme maliyetleri artış gösteriyor.

 

Sony, cuma günü yaptığı açıklamada, mevcut mali yıl boyunca PlayStation 5 için planlanan üretim seviyelerini karşılamaya yetecek miktarda bileşene sahip olduğunu belirtti.

 

Şirketin performansına eylül ayında çıkacak Marvel's Wolverine ve kasım ayında piyasaya sürülmesi beklenen Grand Theft Auto VI oyunlarının da katkı sağlaması öngörülüyor.

Sektör genelinde maliyet baskıları sürerken, Sony'nin 2022 yılında bünyesine kattığı Halo ve Destiny oyunlarının yaratıcısı ABD merkezli Bungie stüdyosu, haziran ayında "önemli" sayıda çalışanın işine son vereceğini duyurdu.

 

ABD'li teknoloji devi Microsoft da temmuz ayı başında, 3 bin 200'ü Xbox oyun bölümünde olmak üzere bu yıl ve gelecek yıl toplam 4 bin 800 kişiyi işten çıkaracağını açıkladı.

 

Bu gelişmelerin ortasında Mizuho Securities analisti Yasuo Nakane, geçen ay yaptığı değerlendirmede yeni nesil bir Xbox konsolunun çıkışının "düşük ihtimal" olduğunu ifade etti.

 

AFP'ye konuşan Nakane, "Bu da Sony açısından olumlu olur, çünkü olası bir gelecekteki PlayStation 6 konsolunun çıkış takvimi ve fiyatlandırması konusunda şirkete daha fazla esneklik sağlar" değerlendirmesini yaptı.

 

Analistler, 2020 yılından bu yana piyasada bulunan PS5'in ardından yeni konsolun 2028 yılı sonuna kadar piyasaya sürüleceğini öngörüyor.

 

Mizuho ise Sony'nin önce el konsolu, bir yıl sonra ise ev konsolu çıkaracağı tahmininde bulunuyor.

 

Diğer yandan grup, Salı günü Japonya'nın güneybatısındaki Kumamoto'da meydana gelen ve 35 kişinin hayatını kaybettiği şiddetli depremin bölgedeki yarı iletken üretim tesislerini etkilediğini, ancak büyük bir hasara yol açmadığını açıkladı.