Son depremler... Son dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler.. 08 Haziran 2026 deprem son dakika haberleri haberin detayında... Artçı deprem mi oldu? Son deprem büyüklüğü ne kadar? Yakınımdaki depremler nelerdir? Anlık deprem mi oldu? Son dakika canlı deprem Türkiye haritası.. Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü ve AFAD deprem haberleri.. İstanbul'da deprem mi oldu? Ankara'da deprem mi oldu? İzmir'de deprem mi oldu? Hangi illerde deprem oldu ve hissedildi? Bugün deprem mi oldu? Deprem ne zaman ve kaç şiddetinde oldu? En son hangi bölgede deprem oldu? Deprem haberleriyle ilgili en çok merak edilenlerin cevabı haberde..
Küçükçekmece’de kentsel dönüşüm projesi kapsamında boşaltılan sitede hurda malzemeler yanmaya başladı. Alevler, olay yerine gelen itfaiye ekipleri tarafından söndürüldü.
Gültepe Mahallesi D-100 kara yolu kenarındaki sitenin bahçesinde bulunan hurda malzemeler bilinmeyen nedenle yanmaya başladı.
Kısa sürede büyüyen alevler sitedeki binaların alt katlarına sıçradı.
Yangın nedeniyle çevrede yoğun duman oluştu.
İhbar üzerine olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
İtfaiye ekiplerinin çalışmaları sonucu yangın söndürüldü.
Ekiplerin olay yerindeki çalışmaları sürüyor.
Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde kocası tarafından sokak ortasında bıçaklanan kadın hayatını kaybetti. Olay sonrası şüpheliye linç girişiminde bulunan mahalle sakinlerini polis ekipleri havaya ateş açarak uzaklaştırdı.
Diliskelesi Mahallesi'nde Erdal K. ile eşi Elif K. arasında evde başlayan tartışma sokağa taştı. Tartışmanın büyümesi üzerine Erdal K., eşi Elif K.'yı vatandaşların gözü önünde vücudunun çeşitli yerlerinden bıçakladı.
Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Erdal K., olay yerine gelen polise teslim olduğu sırada mahalle sakinleri tarafından linç edilmek istendi. Polis ekipleri, öfkeli kalabalığı uzaklaştırmak için havaya tek el ateş açtı.
Olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırılan 5 çocuk annesi Elif K. ise, doktorların tüm çabasına rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
Yapılan ilk incelemede Elif K.'nın vücudunda 8 bıçak darbesi tespit edildi. Gözaltına alınan Erdal K. emniyete götürüldü. Erdal K.'nın bir süredir işsiz olduğu öğrenildi.
Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şair ve yazarlar Abdurrahim Karakoç, Cahit Zarifoğlu ve Mevlana İdris Zengin'i vefatlarının yıl dönümünde andı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karakoç, Zarifoğlu ve Zengin'i andı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, "Edebiyatımızın iki güzel adamı Abdurrahim Karakoç ve Cahit Zarifoğlu ile kıymetli mesai arkadaşım, şair ve yazar Mevlana İdris Zengin kardeşimi vefatlarının yıl dönümünde rahmetle yad ediyorum. Rabbim mekanlarını cennet eylesin." ifadelerini kullandı.
İstanbul'da 4 gün boyunca devam eden Sıfır Atık Festivali bugün sona eriyor. Sıfır Atık Vakfı'nın organize ettiği festivalde; 7'den 70'e herkesin atık azaltmak için neler yapabileceğini öğrendiği atölyeler yer aldı, konserler verildi.
Birleşmiş Milletler (BM) Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan'ın himayelerinde, Sıfır Atık Vakfı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın işbirliğiyle hayata geçirilen festival bugün sona eriyor.
Festivalde; on binlerce kişiyi buluşturan konserler verildi, eğitici atölyeler ve çocuklar için etkinlik alanları yer aldı, yeniden kullanım ve geri dönüşüm uygulamaları her yaştan ziyaretçilere anlatıldı.
İstanbul'da Atatürk Havalimanı'nda gerçekleşen organizasyonda günlük hayatta kullanılabilecek atık miktarını azaltabilecek ipuçları paylaşıldı.
Şefler ürün israfını en aza indiren tarifler verdi. Balmumundan gıda örtüsü yapma atölyesi de ilgi çekti.
4 günlük festivalin her günü sanatçıların konserleriyle sonlandırıldı. Festivale toplamda 500 bine yakın kişinin katıldığı belirtildi.
İstanbul Maltepe'de Otokoç Genel Müdürlüğü binasına, Antalya'da ise Otokoç yetkili servisine maskeli kişiler tarafından silahla ateş açıldı. İki saldırıda 5 şüpheli gözaltına alındı. Saldırıyla ilgili AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten de "Saldırıyı lanetliyoruz" açıklaması geldi.
Koç Holding bünyesinde bulunan Otokoç Genel Müdürlüğüne silahla ateş açıldı.
Olay, sabah saatlerinde Maltepe Aydınevler Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre 2 şüpheli, Otokoç'a ait otomotiv firmasının iş yerine uzun namlulu silahlarla ateş açtı. Saldırganlar daha sonrasında olay yerinden kaçtı.
KAÇAN SALDIRGANLAR YAKALANDI
İhbar üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edilirken, olay yerinde yapılan incelemede 1 adet uzun namlulu silah ve çok sayıda boş kovan bulundu. Polis ekipleri tarafından bölgede güvenlik önlemleri alınırken saldırganların yakalanması için geniş çaplı araştırma başlatıldı.
Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamada, Aydınevler Mahallesi’ndeki Genel Müdürlük binasına ateş açılması ile ilgili soruşturma başlatıldığı duyuruldu.
Polis ekipleri, zanlıların hafif ticari bir araçla olay yerine geldikleri, saldırı sonrası silah, maske ve kıyafetlerini yakındaki alışveriş merkezinin bahçesine attıkları, daha sonra da taksiyle olay yerinden kaçtıkları belirledi.
Binaya ise 2 kurşunun isabet ettiği görüldü. Soruşturma kapsamında saldırıyı gerçekleştirdiği ileri sürülen 2 şüpheli gözaltına alındı.
ANTALYA'DA DA YETKİLİ SERVİSE ATEŞ AÇILDI
Antalya'nın Kepez ilçesinde Ford Otokoç yetkili servisine yüzü kapalı bir kişi tarafından silahla ateş açıldı.
Altınova Sinan Mahallesi Serik Caddesi'nde bulunan Ford Otokoç yetkili servisine silahla ateş açıldığı ihbarı üzerine bölgeye polis ekipleri sevk edildi.
Polis ekipleri, saldırıyı yüzü kapalı bir şüphelinin gerçekleştirdiğini ve binanın ön cephesindeki cama 2 kurşun isabet ettiğini belirledi.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığından olaya ilişkin yapılan açıklamada, "Kepez ilçesi Altınova Sinan Mahallesi'nde bulunan Ford Otokoç yetkili servisine silahla ateş edilmesi olayı ile ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcılığımızca derhal soruşturma başlatılmıştır. Yürütülen soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 2 şüpheli yakalanmış olup, soruşturma işlemleri titizlikle sürdürülmektedir." ifadelerine yer verildi.
Soruşturma kapsamında Antalya Emniyet Müdürlüğü ekiplerince sürdürülen çalışmada 1 şüphelinin daha yakalanmasıyla, gözaltına alınan zanlı sayısı 3'e yükseldi.
CEVDET YILMAZ: ŞİDDET ASLA KABUL EDİLEMEZ
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, sosyal medya hesabından bugün İstanbul’da bulunan Otokoç Genel Müdürlüğü’ne ve Antalya’daki Otokoç bayiine yapılan silahlı saldırılara ilişkin yaptığı paylaşımda, "Demokratik hukuk devleti normları içinde eleştiri hakkı elbette ki kıymetlidir. Ancak eleştiri sınırlarını aşan hakaret ve bunun da ötesine geçen şiddet asla kabul edilemez. Şiddete yönelenler, karşılarında kolluk güçlerimizi ve adli makamları bulacak ve hak ettikleri karşılığı göreceklerdir." ifadelerini kullandı.
ÖMER ÇELİK: SALDIRILARI LANETLİYORUZ
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik saldırıyla ilgili açıklama yaptı. Çelik, “Koç Holding kurumlarına yapılan saldırıları lanetliyoruz.” derken, “Türkiye’nin huzurunu hedef alanlar, güvenlik güçlerimizden kaçamayacaklar ve hukuk önünde hesap vereceklerdir. Ülkemizi karıştırmak isteyenlere asla müsaade etmeyeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Hatay'da seyir halindeki TIR’ın taşıdığı konteyner, fırtınanın etkisiyle düştü
Antakya-İskenderun kara yolu Topboğazı mevkisinde hareket halindeki TIR'ın dorsesindeki konteyner, fırtınanın etkisiyle düştü. Konteynerin düştüğü anlar, trafikteki başka bir aracın kamerasına yansıdı. Konteynerde hasar oluştu.
Bursa'nın İnegöl ilçesinde çocuk parkında bulunan gençlere pompalı tüfekle açılan ateş sonucu 10 kişi yaralandı. Olay sonrası kaçan şüphelinin yakalanması için polis ekipleri çalışma başlattı.
Süleymaniye Mahallesi Park Yolu Caddesi üzerindeki bir çocuk parkında yaşanan olayda, henüz plakası belirlenemeyen bir araçla bölgeye gelen Ö.Ç. (18), parkta bulunanların üzerine pompalı tüfekle defalarca ateş açtı.
Tüfekten çıkan saçmalar parkta bulunan 10 kişiye isabet etti. Silah sesleri üzerine çevrede büyük panik yaşanırken, saldırgan olay yerinden araçla kaçtı.
İhbar üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Yaralanan E.Ç. (17), Ahmet Ç. (18), O.Ş. (15), Ratibe A. (36), Berat V. (21), Uğurcan V. (27), B.V. (15), Y.S. (13), D.Ç. (13) ve M.U. (16), olay yerine gelen ambulanslar ve çevredeki vatandaşların özel araçlarıyla İnegöl Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı.
Saldırının ardından şüphelinin babasının işlettiği markete yönelik saldırı olabileceği yönündeki ihbarlar üzerine polis ekipleri harekete geçti. Çevik kuvvet ekipleri market önünde geniş güvenlik önlemi aldı.
Olay yerinde inceleme yapan polis ekipleri, kaçan şüphelinin kimliğinin belirlenmesi ve yakalanması için geniş çaplı çalışma başlattı. Saldırının nedeni araştırılırken, olayla ilgili tahkikat sürüyor.
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, partisinin 13'üncü Olağan Kurultayı'nda yeniden genel başkanlığa seçildi.
BBP 13'üncü Olağan Kurultayı, Ankara Ticaret Odası (ATO) Congresium'da yapıldı. Kur'an-ı Kerim okunmasıyla başlayan kurultayda divan kurulu oylanarak saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu. Daha sonra BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, salondakilere hitap etti.
Destici, sadece siyasi bir kurultay yapmadıklarını, mili iradeyi yeniden ayağa kaldırdıklarını söyleyerek, "Bugün Türkiye'nin en büyük ihtiyacı daha fazla kavga, kutuplaşma ve öfke değil; Türkiye'nin ihtiyacı daha çok bağıranlar değil; daha sağlam duranlardır. Büyük Birlik; sağlam duranların yıkılmaz kalesidir. Onun için diyoruz ki endişeye yer yok. Onurlu yarınlar Büyük Birlik ile gelecek" dedi.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN KURULTAYA MESAJ GÖNDERDİ
Öte yandan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kurultaya bir mesaj gönderdi. Erdoğan mesajında, kurultayın hayırlara vesile olmasını dileyerek, şu ifadelere yer verdi:
"Sizlerin şahsında, bu sene kuruluşunun 33’üncü yılını idrak eden Büyük Birlik Partisi’nin tüm mensuplarına selamlarımı, sevgilerimi iletiyorum. Büyük Birlik Partisi’nin kurucu Genel Başkanı, İ’la-yi Kelimetullah davası ve Nizam-ı Alem mefkuresinin yılmaz müdafisi Muhsin Yazıcıoğlu kardeşimi bugün bir kez daha rahmetle yad ediyorum. Büyük Birlik Partisi, devletimizi ve milletimizi ilgilendiren her meselede ilkeli, basiretli ve ferasetli bir duruş sergilemiş; daima milli iradenin yanında olmuş; kardeşliğimize çok önemli katkılarda bulunmuştur. Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun emaneti, bugün sizlerin sayesinde, emin ve ehil ellerdedir. Türkiye olarak, bölgemizin ateş çemberiyle kuşatıldığı zorlu ve tarihi bir süreçten geçiyoruz. Sınamalarla dolu bu dönemde, ülkemizin ali menfaatlerini merkeze alarak, müessir, muteber ve müreffeh bir Türkiye’nin inşası için büyük bir mücadele veriyoruz. Büyük Birlik Partisi’nin hem ülkemiz hem de gönül coğrafyamızın güçlü geleceği için ortaya koyduğu samimi çabayı kıymetli buluyor; bundan sonraki çalışmalarınızda Rabb'imden üstün muvaffakiyetler diliyorum. Bu düşüncelerle, 13’üncü Olağan Büyük Kurultayın hayırlara vesile olmasını temenni ediyor; sizleri saygıyla, sevgiyle selamlıyorum."
DESTİCİ, YENİDEN GENEL BAŞKAN
Kurultayda Mustafa Destici, güven tazeleyerek yeniden genel başkanlığa seçildi.
Tek aday Destici, kullanılan 892 geçerli oyun tamamını alarak yeniden genel başkan oldu. Sonuçların açıklanmasının ardından teşekkür konuşması gerçekleştiren Genel Başkan Mustafa Destici, delegelere ve partililere gösterdikleri irade ve güven için teşekkür ederek, merhum Genel Başkan Muhsin Yazıcıoğlu'nun çizdiği çizgide, ilkeli ve temiz siyaset anlayışıyla Türkiye için çalışmaya kararlılıkla devam edeceklerini ifade etti.
Atık sorununun önemli bir tehdit olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Veriler sorunun daha da derinleşeceğini gösteriyor” dedi. Erdoğan, son yıllarda Sıfır Atık hareketi ile tüketim alışkanlıkları açısından önemli ilerlemeler kat edildiğini söylerken, farklı programlarla ekonomiye 365 milyar liralık katkı sağlandığını belirtti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Atatürk Havalimanı'nda Sıfır Atık Forumu'nun gala yemeğinde konuşacak katılıyor.
Erdoğan, Sıfır Atık Hareketi'yle hayata geçirilen proje ve uygulamalarla ekonomiye 365 milyar liralık katkı sağlandığını söyledi.
Atık sorununun önemli bir tehdit olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Veriler sorunun daha da derinleşeceğini gösteriyor” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İklim meselesi, tıpkı savaş ve küresel salgın gibi insanlığın tamamını tehdit eden ciddi bir sorundur. Milyarlarca yıllık dünya tarihinde iklim hemen her çağda değişime uğramıştır. Asıl mesele bu değişimin krize yol açmadan yönetilmesidir.” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 183 ülkeden 120'yi aşkın bakanı, 200'ün üzerinde belediye başkanını, 500'den fazla uluslararası paydaşı bir araya getiren bu platformu son derece kıymetli bulduğunu dile getirerek, "Gençlik teşkilatlarından özel sektöre, sivil toplum kuruluşlarından politika yapıcılara, akademisyenlerden karar vericilere, 5 bini aşkın katılımcının iştirak ettiği bu forum, Türkiye'nin çevre diplomasisinde ulaştığı yüksek seviyenin açık bir göstergesidir." değerlendirmesini yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle;
“Gerek kapsamı gerek metodu gerekse mahiyeti itibariyle Sıfır Atık Forumu'nun, var olan potansiyeli kuvveden fiile çıkaracağına, düşünceyi eylemle buluşturacağına yürekten inanıyorum. Kasım ayında Antalya'da ev sahipliği yapacağımız COP31 Taraflar Konferansı'na giden yolda forumun üstlendiği bu misyon çok ama çok değerlidir. Bu bakımdan forumun temasının 'Antalya'ya Giden Yol: İklim Eylemi' olarak, sıfır atık şeklinde belirlenmesi son derece doğru ve isabetli olmuştur. Foruma fikirleriyle, eleştirileriyle, tespitleriyle katkı yapan herkese şahsım ve milletim adına bir kez daha şükranlarımı iletiyorum.”
Yapay zeka ve yeni teknolojilerin üretimi hızlandırdığı, bilinçsiz tüketim alışkanlıklarının tabiatı hırpaladığı bir dönemi yaşıyoruz.
Dünyanın bir kısmı refah ve zenginlik içinde yaşarken diğer bir bölümü yoksulluk, açlık ve hatalıklarla mücadele diyor. İklim krizinin derinleşmesinde en büyük payı olan ülkeler aynı zamanda bu krizden en az etkilenen ülkelerden oluşuyor.
Dünyanın farklı bölgelerinde 43 milyon çocuk açlığın pençesinde kıvranmaktadır.
2017'de eşim Emine Erdoğan'ın öncülüğünde başlatılan Sıfır Atık hareketi Birleşmiş Milletlerde kabulüyle küresel bir çevre projesine dönüştü. 2017'de yüzde 13 olan geri kazanım oranımız 2025'te yüzde 37,53'e çıktı. 2035'te yüzde 60'a 2053'te ise yüzde 70'e çıkaracağız. Sıfır Atık Hareketi'yle hayata geçirilen proje ve uygulamalarla ekonomimize tam 365 milyar lira katkı sağladık. 2 trilyon litre su, 270 milyar kilovatsaat enerji, 60 milyar litre petrol ve 390 milyon metreküp atık depolama alanı tasarrufu temin ettik."
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN SIFIR ATIK PAYLAŞIMI
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “2017’de eşim Emine Erdoğan’ın öncülüğünde başlatılan Sıfır Atık Hareketi, bugün Birleşmiş Milletler nezdinde kabul gören küresel bir çevre seferberliğine dönüştü. Çevre hassasiyetinin ve gelecek nesillere yönelik derin bir mesuliyet bilincinin simgesi olarak başlayan Sıfır Atık Hareketi’ni 9 yıl gibi kısa sürede global bir çevre ve iklim mücadelesine dönüştüren, başta harekete ilham veren ve öncülük edenler olmak üzere tüm emek sahiplerine yürekten teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.
Ürdün Prensesi ve UNESCO İyi Niyet Elçisi Dana Firas, Türkiye'nin öncülüğünde başlatılan Sıfır Atık hareketinin "çok ilham verici" ve "vizyoner" olduğunu belirterek, gurur duyulması gerektiğini vurguladı.
Ürdün Prensesi ve UNESCO İyi Niyet Elçisi Dana Firas, Sıfır Atık Vakfı koordinasyonunda düzenlenen Sıfır Atık Forumu 2026 kapsamında Anadolu Ajansı (AA) ve TRT'ye değerlendirmelerde bulundu.
Foruma daveti dolayısıyla Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 BM Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş'a teşekkür eden Firas, etkinliğin farklı kurumları, hükümetleri ve iş dünyasını bir araya getirmesini önemli bulduğunu söyledi.
Firas, ortaklıklar ve işbirliklerinin önemine işaret ederek, Türkiye'nin bu ortaklıkların kurulmasında öncü rol üstlendiğini dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın forumun açılışındaki konuşmasından etkilendiğine işaret eden Firas, "Çünkü kendisi (Emine Erdoğan), Sıfır Atık hareketinin Anadolu bilgeliğini, geleneksel bilgiyi modern hayata taşıdığını söyledi. Ben de tam olarak buna inanıyorum ve bu yüzden buradayım." değerlendirmesinde bulundu.
Firas, Türkiye'nin vizyon ve kararlılığına işaret ederek, "Türkiye'nin, atalarımızdan öğrenerek gerçekten denenmiş bilgileri modern hayata taşımanın önemini gösterdiğini düşünüyorum. Bu, tarih ve mirasla dolu, toprağa ve köklerine derinden bağlı insanlara sahip, kadim bir ülke için beklenen bir şey. Bundan dolayı bu girişimle gurur duymalısınız, çok ilham verici ve çok vizyoner." ifadelerini kullandı.
“TÜKETİM KÜLTÜRÜNÜN ÖTESİNE GEÇMEMİZ GEREKİYOR”
Orta Doğu'nun atık yönetimi konusunda önemli zorluklarla karşı karşıya bulunduğunu belirten Firas, "Gerçekten bu tüketim kültürünün ötesine geçmemiz gerekiyor." dedi.
Türkiye'nin bu alandaki deneyiminin ve başarılarının bölge ülkeleri için önemli bir örnek teşkil ettiğini dile getiren Firas, bunun yalnızca teknik uygulamalarla sınırlı olmadığını vurguladı.
Firas, "Tüketim biçimimizi, üretim şeklimizi, doğal kaynaklarımızı nasıl yönettiğimizi ve yalnızca gezegenimizle değil birbirimizle nasıl etkileşim kurduğumuzu da yeniden düşünmeliyiz." diye konuştu.
Sıfır atık yaklaşımının kültürel ve zihinsel dönüşümü de gerektirdiğini vurgulayan Firas, "Sıfır atık gündemi sadece attığımız şeyleri yönetmekle ilgili değil, gerçekten kalkınma, kültür, kaynaklar, insanların bir araya gelmesi, işbirliğiyle ilgili. İşte birlikte böyle ilerleyeceğiz ve bu forumda çok iyi sergilediğiniz deneyimlerden ders çıkaracağız." ifadelerini kullandı.
UNESCO İLE İŞBİRLİĞİ ÇAĞRISI
"UNESCO Dünya Mirası" statüsünde sıfır atık uygulamalarının gelecekte daha fazla önem kazanabileceğine işaret eden Firas, forumda tanıtılan "Küresel Sıfır Atık Bölgeleri Girişimi"ni memnuniyetle karşıladığını söyledi.
Bu kapsamda "sıfır atık miras şehirleri" yaklaşımının da geliştirilebileceğini dile getiren Firas, "Bence bu girişimin bir parçası da miras şehirleri olmalı, sıfır atık miras şehirleri. Bence UNESCO ile böyle bir girişimde işbirliği yapmak için büyük bir fırsat var." değerlendirmesini yaptı.
Firas, iklim gündemi ile kültürel mirasın birbirine sıkı şekilde bağlı olduğunu belirterek, geçmiş toplumların doğal kaynakları kullanma yöntemlerinin bugün için önemli dersler içerdiğini anlattı.
Ürdün'deki Nebatilerin yaklaşık 2 bin yıl önce kurduğu su yönetim sistemlerini örnek gösteren Firas, geçmişten gelen bilgi ve deneyimlerin bugünkü sürdürülebilirlik politikalarına katkı sağlayabileceğini dile getirdi.
Firas, UNESCO'nun kültür ve miras alanındaki merkezi rolüne dikkati çekerek, "UNESCO, bir kuruluş olarak kültür ve mirasın odak noktasıdır ve bence işbirliği için büyük bir fırsat var." ifadesini kullandı.
“KADINLAR LİDERLİK POZİSYONLARINDA DAHA FAZLA YER ALMALI”
Kadınların liderlikte daha fazla temsil edilmesi gerektiğinin altını çizen Firas, Emine Erdoğan'ın ortaya koyduğu liderlik anlayışını takdir ettiğini söyledi.
Firas, "Ekselansları First Lady olağanüstü bir liderlik sergiledi. Bu vizyonla, özenle, şefkatle ve sevgiyle beslenen bir liderliktir." dedi.
Bu yaklaşımın daha sağlıklı ve sürdürülebilir bir dünya için gerekli olduğunu vurgulayan Firas, "Kadınların liderlik pozisyonlarında daha fazla yer almasını gerçekten istiyorum. Çünkü kadınların bu konu etrafındaki tartışmaları zenginleştirebilecek farklı bir bakış açısına sahip olduklarını düşünüyorum." ifadelerini kullandı.
İklim değişikliğinin etkisiyle bu sene özellikle temmuz ayından sonra şimdiye kadar hiç görülmeyen sıcaklıklarının görülme ihtimalinin çok yüksek olduğunu belirten uzmanlar, orman yangınlarına karşı uyarıda bulunuyor.
Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (iklimBU) Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz ve Türkiye Ormancılar Derneği Bilim Kurulu Başkanı ve Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Öğretim Üyesi Profesör Doktor Ali Kavgacı, 2026 yaz aylarında sıcaklığa ve orman yangınlarına karşı uyarılarda bulundu.
Uzmanlardan “sıcaklık” ve “orman yangını” uyarısı geldi.
Boğaziçi Üniversitesi İklimBU Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz, “Orman yangını insan sebebiyle çıkar. Bizim 'bir şey olmaz ağabeyciliğimiz' orman yangınlarının en önemli sebebi. Ormanlar olmadığı zaman hayat ve yağmur yok. O nedenle gözümüz gibi korumak zorundayız.” uyarısında bulunarak şunları söyledi:
“Halkın bu yangınlara karşı nasıl davranılması gerektiği, neler yapılması gerektiği konusunda bilinçlenmesi gerekiyor. Yardım gelene, itfaiye yetişene kadar insanların da ellerinden geleni yapabilmeleri ve oradaki yangın söndürmeye çalışanlara destek olmaları gerekiyor. Özellikle büyük orman yangın tehlikesi olduğu bölgelerde vatandaşları çok iyi eğitmemiz gerekiyor. Depremde olduğu gibi yangınlar için de afet gönüllülerini bir araya getirip müdahale edilebilecek seviye olunmalı.”
"HİÇ GÖRÜLMEMİŞ SICAKLIKLARI GÖRECEĞİZ"Bu sene özellikle temmuz ayı sonundan sonra şimdiye kadar hiç görülmeyen sıcaklıklarının görülme ihtimalinin çok yüksek olduğunu belirten Prof. Dr. Kurnaz, “Yüksek sıcaklıkları bir hafta boyunca her gün yaşıyor olabiliriz. Esas tehlikeli olan şey sıcaklık değil, sıcaklıkla birleşen nemdir. Hem sıcaklık hem nem yüksek olduğu zamanlarda özellikle yaşlılar için ölümcül sonuçlara yol açabilir. Dünyanın en gelişmiş ülkelerinden bir tanesi olan Fransa'nın başkentinde 2003 yılında, 2 haftada 17 bin kişi öldü. Benzer bir durum her zaman burada da olabilir." sözleriyle bu duruma karşı hazırlıklı olunması gerektiğini belirtti.
Kurnaz, "Orman yangınlarını biraz da yağışla düşünmek gerekiyor. Ancak, sakin yağıp yeri ıslatan yağışların azalacağını düşünüyoruz. Ama ona karşılık da bardaktan boşanırcasına yağıp sel basıp 5 dakika sonra da hiçbir şey olmamış gibi sıcak havaya gideceğimiz yağmurlar olacak. Bunlar da orman yangınlarına karşı çok büyük bir fayda sağlamıyorlar. O nedenle hem bizim dikkatsizliğimiz hem de bu yağış rejimindeki hafif kayma ciddi orman yangınlarına yol açacaktır." diye de konuştu.
"DEĞİŞMİŞ BİR YANGIN REJİMİ İÇERİSİNDEYİZ"Ege'de Akdeniz iklimi olması nedeniyle yangın için kolay bir ekosistem olduğunu belirten Türkiye Ormancılar Derneği Bilim Kurulu Başkanı ve Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Öğretim Üyesi Profesör Doktor Ali Kavgacı da “Dünyada 400 milyon yıldır yangın yaşanıyor ve bu nedenle ekosistem yanmayı öğrenmiş durumda. Dolayısıyla bir doğal yangın rejimi var. Ama insanın doğaya girmesiyle, dış faktör olarak bu doğal yangın rejimlerini değiştirdi. Şu anda biz değişmiş bir yangın rejimi içindeyiz.” dedi ve şöyle devam etti:
“Dolayısıyla geçmişe oranla orman yangınlarını daha yoğun konuşuyoruz, daha yoğun görüyoruz. Geçmişte İzmir için yangınları temmuzun sonunda ağustosun başında konuşuyorduk. Ama şimdi hazirandan kasım ayına kadar büyük yangın konuşuyoruz. Önceden 100-200 hektar orman yangınlarına büyük yangınlar derken artık bin hektar üzerindeki yangınları çok olağanmış gibi konuşmaya başladık. Türkiye'de 2025 yılında orman yangınları 5 bini aştı.”
Hava sıcaklıklarının artmasıyla ormanların kolay nem kaybettiğini ve yanıcı maddeye dönüştüğünü söyleyen Prof. Dr. Kavgacı, şunları söyledi:
"Bu orman yangınlarının kurutucu rüzgarların çok olduğu ve uzun günler devam ettiği ortamlarda daha hızlı büyümesine neden oluyor. Böyle bir ortamda büyük orman yangınlarını söndürmek öyle çok kolay da değil. Bunun için atmosferin yardım etmesi lazım ve hava sıcaklığının düşmesi, nem miktarının yükselmesi ve rüzgarın durması gerekiyor. İzmir'de özellikle son 10 yılda ormana doğru yerleşimler çok büyüdüğü ve nüfusun yangın tecrübesi de olmadığı için yangın yönetmeyi bilmiyorlar. Kırı bilmeyen kentlinin kırdaki yaşam mücadelesi gibi bir durum olduğu için çok kolay yangın çıkabiliyor. Yaşanan yangınları hatırlayın. Spiral kesmekten, kaynak makinesinden çıkıyor. İzmir, Çanakkale, Manisa, Bursa'da kıra yeni yerleşmiş kentlinin orman yangınları farkındalığı ve bu farkındalığın davranışa dönüşmesi noktasında bilinçlenmeye ihtiyacı var.”
Bolu'da yaşayan doğa tutkunu İbrahim Can Yıkılmaz, ormanlık alanlara kurduğu fotokapanlarla yaban hayatını yakından takip ediyor.
Orman Genel Müdürlüğü bünyesinde çalışan ve çiftçilikle de uğraşan 20 yaşındaki Yıkılmaz, izlediği belgesellerden ilham alarak yaban hayatını gözlemlemek için 2 ay önce kendi imkanlarıyla fotokapan ve kamera ekipmanları edindi.
Yıkılmaz, gerekli izinlerin ardından ormanlık alanlara 3 fotokapan kurup yaban hayatını yakından takip ediyor.
Fotokapanlarla geyik, vaşak, akbaba, kurt, ayı gibi hayvanları kayıt altına alan Yıkılmaz, Anadolu parsını da görüntülemeyi hedefliyor.
Yıkılmaz, sosyal medya sayfasında paylaştığı görüntülerle vatandaşların bölgedeki yaban hayatı hakkında bilgi sahibi olmasını sağlıyor.
- "Hayvanları rahatsız etmemek için yaşam alanlarına fotokapan kurmuyorum"
İbrahim Can Yıkılmaz, AA muhabirine, doğada tek başına vakit geçirmeyi ve keşfedilmemiş noktaları dolaşmayı sevdiğini söyledi.
Bölgedeki yaban hayatının zenginliğinden bahseden Yıkılmaz, "Yaban hayvanlarıyla ilgili videolar izledim. 'Ben neden yapamıyorum?' diye düşündüm. Bundan ilham aldım ve başlamaya karar verdim. Öncelikle fotokapan ve kamera aldım, ekipmanlarımı toparladım." dedi.
Yıkılmaz, doğayı çok sevdiğini, tek başına çok gezdiğini ve bu sayede de çok yaban hayvanı gördüğünü anlatarak, şöyle devam etti:
"Geyik, vaşak, akbaba, ayrıca çakal ve kurt çektim. Kurdun geçiş lokasyonlarını hep biliyorum, geçme olasılığı olan yerleri biliyorum. Ayıların da çoğunlukla kaldığı, yaşadığı bölgeyi elimin içi gibi biliyorum. Çoğunlukla geçiş noktalarına kurmaya çalışıyorum fotokapanları. Böylelikle çok görüntü alıyorum. Hayvanların yaşam alanlarını bilmeme rağmen daha çok geçiş yolları üzerinde görüntü almaya çalışıyorum. Yaşam alanlarına hayvanları rahatsız etmemek için kesinlikle fotokapan kurmuyorum. Gece hareketliliği olan bölgeleri bildiğim için o bölgeye kuruyorum."
Kısa süre önce nesli tehlike altındaki akbabaları ve bölgede nadir görülen vaşakları fotokapanla defalarca görüntülediğini dile getiren Yıkılmaz, asıl hedefinin geçmişte bölgede izine rastlanan Anadolu parsını kaydetmek olduğunu ifade etti.
Yıkılmaz, Anadolu parsıyla ilgili araştırmalar yaptığını belirterek, "İlerleyen zamanlarda insanın gitmediği, uğramadığı yerlere fotokapan kurmaya çalışacağım. Anadolu parsını çekebilmek en büyük hayalim." dedi.
Meclis Genel Kurulu'nda yeni haftada alkollü içki firmalarına yönelik düzenlemeleri de içeren kanun teklifi gündemde olacak.
Haftalık çalışmalarına 9 Haziran Salı günü başlayacak Genel Kurul, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni görüşecek.
İlk 5 maddesi kabul edilen teklife göre, il özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşları, köy tüzel kişilikleri ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, su yapılarından kaynaklanabilecek kaza ve kayıpların önlenmesi için kendi görev ve sorumlulukları dahilinde gereken koruyucu güvenlik tedbirlerini alacak ve bu konuda DSİ'yi bilgilendirecek.
Hidroelektrik enerji üretim tesisinin, DSİ tarafından belirlenen işletme talimat ve programına uymaması veya eksiklikleri gidermemesi halinde şirkete toplam ceza tutarı 250 bin liradan az, 5 milyon liradan çok olmamak üzere tesisin hidrolik kurulu gücüne bağlı olarak megavat başına 50 bin lira ile 100 bin lira arasında idari para cezası uygulanacak.
İÇKİ FİRMALARINA ETKİNLİK YASAĞI
Alkollü içkileri üreten, ithal eden veya pazarlayanlar, her ne surette olursa olsun hiçbir etkinliğe veya her türlü mecrada yapılacak yayın ve paylaşımlara ticaret unvanlarıyla, ürünlerinin marka, amblem, logolarıyla, ürünlerin arz ambalajında yer alan ifade, şekil, isim, işaret ve görselleri kullanarak destek olamayacak.
KARBOK YUTAK ORMANLARI KURULACAK
Orman Genel Müdürlüğünce, küresel iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sağlamak ve ormanların sera gazı tutum kapasitesini artırmak için karbon yutak ormanları kurulacak.
Lisans almaksızın Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce yapılan veya yaptırılmakta olan ikili işbirliği anlaşmaları kapsamında yer alan projeler ve önceki yıllar yatırım programlarındaki projeler için belirlenen süre 31 Aralık 2025'ten 31 Aralık 2040'a uzatılacak.
Orman Kanunu'nun 2/B hükmüne göre uygulamaların gerçekleştirildiği yerlerde Orman Genel Müdürlüğünce yürütülecek inceleme sonucunda, bu uygulamaların hükmen iptal edildiği yerler ile 2/B uygulamalarına ait orman kadastrosu tutanaklarında, bu uygulamaların tamamlandığı veya başkaca uygulama yapılacak sahanın bulunmadığının yazılı olup olmadığına bakılmaksızın 2/B hükmünün şartlarını taşımadığı açıkça belirtilen yerler dışında kaldığı tespit edilen alanlarda 2/B uygulamaları yapılabilecek.
ŞEKER PANCARI FİYATINDA YENİ ADIM
Şeker pancarı fiyatları, her yıl şeker fabrikası işleten gerçek ve tüzel kişiler ile üreticiler ve/veya temsilcileri arasında varılan mutabakata göre belirlenecek.
İzin alınmadan yapılmış her türlü yapı ve tesise, ilgili idareler, kurum ve kuruluşlar tarafından elektrik, su ve doğal gaz bağlantısı ve abonelikleri tesis edilmeyecek. Bu hükme aykırı davranan idare, kurum ve kuruluşlara her abone başına 100 bin lira idari para cezası verilecek.
Canlı hayvan ve hayvansal ürünlerin sevklerinde Tarım ve Orman Bakanlığınca belirlenen belgeleri bulundurmayan canlı hayvan ve hayvansal ürün sahiplerine sığır cinsi hayvanlar için hayvan başına 7 bin 863 lira, koyun ve keçi türü hayvanlar için hayvan başına 1204 lira idari para cezası uygulanacak.
KOMİSYONLARIN GÜNDEMLERİ
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta okullarda meydana gelen olaylar ile çocukların dijital ortamlarda karşılaştıkları riskler ve olumsuz etkilerin tüm yönleriyle ele alınarak araştırılması, çözüm önerileri geliştirilmesi ve benzer olayların önlenmesi için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu toplanacak.
İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Hükümlü ve Tutuklu Haklarını İnceleme Alt Komisyonu gündemindeki konuları görüşmek üzere toplanacak.
Salı ve çarşamba günleri, Meclis'te grubu bulunan siyasi partilerin grup toplantıları gerçekleştirilecek. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda milletvekillerine hitap edecek.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
Görüşmede, bölgede bugün yaşanan gerginlik ve İran ile ABD arasında devam eden müzakerelerdeki son durum ele alındı.
İRAN'DAN İSRAİL'E FÜZE SALDIRI
İran, İsrail'e yönelik füze saldırısı başlattı. İsrail'in birçok noktası siren sesleri duyuldu.
Özellikle ülkenin kuzeyinde siren sesleri duyuldu. Ordu, füze saldırılarının engellenmesi için hava savunma sistemlerinin aktif hale geçtiğini açıkladı. İlk saldırı dalgasından sonra İsrail tarafından yeni bir saldırı dalgasının daha başladığı belirtildi.
İsrail ordusu, ateşkese rağmen bugün Lübnan'ın başkenti Beyrut'un Dahiye bölgesine hava saldırısı düzenlemiş, İranlı yetkililer İsrail'in bu saldırısına tepki göstererek karşılık vereceğini duyurmuştu.
Manisa’nın Selendi ilçesine bağlı Kayranlar Mahallesi’nde silahlı saldırıda hayatını kaybeden muhtar Niyazi Çahan’dan boşalan muhtarlık görevi için yapılan ara seçimde, ağabeyi Zekeriya Çahan muhtar seçildi.
Geçtiğimiz aylarda uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Kayranlar Mahallesi Muhtarı Niyazi Çahan'dan boşalan muhtarlık görevi için Yüksek Seçim Kurulu tarafından belirlenen takvim doğrultusunda mahalle konağında ara seçim yapıldı. Kayranlar Mahallesi'nde kurulan 1 No'lu sandıkta kayıtlı 140 seçmenden 53'ü oy kullandı. Yapılan sayımda kullanılan oylardan 4'ü geçersiz sayılırken, 49 oy geçerli kabul edildi. Geçerli oyların tamamını alan Zekeriya Çahan, mahallenin yeni muhtarı seçildi.
Yeni muhtar Zekeriya Çahan'ın hayatını kaybeden eski muhtar Niyazi Çahan'ın ağabeyi olduğu öğrenildi. 1970 doğumlu ve bir çocuk babası olan Çahan, seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından yaptığı açıklamada kendisine destek veren mahalle sakinlerine teşekkür etti. Mahalle halkına en iyi şekilde hizmet etmek için çalışacağını belirten Çahan, birlik ve beraberlik içerisinde Kayranlar Mahallesi'nin ihtiyaçları doğrultusunda görev yapacağını ifade etti.
Mahalle sakinleri de yeni muhtarlarına başarı dileklerini iletirken, seçim süreci sakin ve huzurlu bir ortamda tamamlandı. Seçim boyunca güvenlik tedbirleri ise İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından sağlandı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD-İran görüşmelerine ilişkin, "İsrail şu anda, ABD ve İran arasında şu anki haliyle yapılacak herhangi bir anlaşmanın kendi çıkarlarına uygun olmadığını düşünüyor. Bu yüzden müzakereleri rayından çıkarmak veya sabote etmek için ellerinden geleni yapıyorlar" dedi.
Fidan, Güney Kore ziyareti kapsamında JTBC TV'ye mülakat verdi.
Türkiye ve Güney Kore'nin Kore Savaşı'ndan bu yana müttefik olduğuna ve işbirliğinin 2012'de stratejik düzeye yükseltildiğine işaret eden Fidan, "Dolayısıyla kurumsal olarak stratejik bir işbirliği mekanizmamız var. Her geçen yıl, her iki tarafta başa gelen yönetimler, bence her alanda işbirliğini ilerletmek için ellerinden geleni yapıyorlar." dedi.
Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın son 24 yıldır Güney Kore ile her düzeydeki işbirliğine büyük önem verdiğini dile getirerek, tarafların karşılıklı üst düzey ziyaretler gerçekleştirdiğini hatırlattı.
Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung'un geçen yıl Türkiye'yi ziyaretinin halihazırda iyi olan ilişkileri daha da ilerletmek için bir dönüm noktası olduğunu belirten Fidan, "Her iki tarafın liderleri bir araya gelerek, işbirliğinin düzeyini ve günümüz dünyasının gerekliliklerini gözden geçiriyorlar. Böylece, hangi alanlarda ve nasıl ilişkiler kurmamız gerektiği konusunda güncelleme yapıyorlar." ifadelerini kullandı.
Fidan, ticaret, savunma sanayii ve teknoloji alanlarında işbirliğinin "doğru yolda" olduğu değerlendirmesinde bulunarak, küresel zorluklar konusunda da giderek daha fazla fikir alışverişinde bulunduklarına işaret etti.
"Her iki taraf da şu anda Sinop Nükleer Santrali konusunda olası bir işbirliğini görüşmeye başladı." diyen Fidan, 2008-2009 döneminde Başbakan olan Recep Tayyip Erdoğan ile çalışırken bu proje üzerinde görevli olduğunu ve Kore Elektrik Enerjisi Kurumuyla (KEPCO) ileri düzeyde bir işbirliği yapmak istediklerini, ancak projenin sonuca varamadığını söyledi.
Fidan, bu sefer ortak projeyi gerçekleştirebileceklerini umduğunu belirterek, Kore teknolojisinin Türkiye'deki nükleer santral inşaatlarında önemli bir rol oynamasını istediklerini vurguladı.
ABD-İRAN GÖRÜŞMELERİ
"ABD Başkanı Donald Trump geçtiğimiz günlerde İran ile bir mutabakat zaptının bir hafta içerisinde imzalanabileceğini belirtti. Bu zaman çizelgesine ilişkin değerlendirmeniz nedir?" sorusunu cevaplayan Fidan, şunları söyledi:
"Ben iyimserim, çünkü her iki tarafla, arabulucu Pakistan ve bölgedeki diğer bazı ilgili taraflarla düzenli istişareler içindeyim. Onların bir mutabakata, bir anlaşmaya varmalarına yardımcı olmak için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Bununla birlikte, bazı teknik ayrıntılar olduğunu da biliyorsunuz. Nihai teyit konusunda ise her iki tarafın da ilk taslağın son hali üzerinde genel bir mutabakata vardığını düşünüyorum. Umarım çok yakında iyi haberler alabiliriz."
Fidan, "Hürmüz Boğazı'nın ticari gemilere tamamen yeniden açılma ihtimali nedir? Daha geniş kapsamlı nükleer çerçeve müzakerelerine başlamadan önce boğazla ilgili bir anlaşma yapılması gerektiğini düşünüyor musunuz?" sorusunu da yanıtladı.
ABD ile İran arasındaki görüşmelerin geleneksel olarak her zaman nükleer meseleler etrafında döndüğüne dikkati çeken Fidan, "Mevcut durum nedeniyle ilk kez başka bir konu daha acil hale gelmiş ve nükleer meselelerden daha önemli bir konuma yükselmiştir Hürmüz Boğazı'nın durumu. Hürmüz Boğazı birkaç ay daha kapalı kalırsa, bazı raporlara göre Afrika'daki bazı ülkeler gerçekten gıda kıtlığıyla karşı karşıya kalacak. Sonuç olarak bu herkes için küresel bir kabustur." ifadelerini kullandı.
Fidan, her iki tarafın da Hürmüz Boğazı'nın açılmasına odaklanıp ardından nükleer müzakerelere geçmeye çok istekli olduğunu aktardı.
"TÜRKİYE, ÇÖZÜM İÇİN YARDIMA HAZIR"
Türkiye'nin Hürmüz Boğazı'ndaki olası mayın temizleme operasyonlarına katılımı hakkındaki soruya cevaben "Eğer taraflar arasında bir anlaşma sağlanırsa veya bizden mayın temizleme sürecine katkıda bulunmamız istenirse, bunu memnuniyetle yaparız." dedi.
Fidan, "Aslında Cumhurbaşkanımızın bu konuda ilkesel bir tutumu var, ancak bazen örneğin Rusya-Ukrayna Savaşı'nda olduğu gibi arabuluculuk yapmaya çalıştığımızda kendimizi benzer bir durumda buluyoruz, burada da durum aynı. Savaşan taraflar bir çözüm üzerinde anlaştığında, o çözümün bir parçası olabileceğimizi düşündüğümüz veya o çözümü kolaylaştırmamız istendiğinde, yardım etmeye hazırız." ifadelerini kullandı.
Çatışmanın sona ermesi konusunda ne kadar zor olursa olsun, iyimser olduğunu dile getiren Fidan, her iki tarafın da farklı zorluklarla karşı karşıya olduğunu, ancak aynı sonucu istediğini söyledi.
Fidan, hem Amerikalılar hem de İranlıların savaşın sona ermesini istediğini belirterek, "Ancak burada savaşın başlatıcısı olan üçüncü bir taraf var. İsrail. İsrail şu anda, ABD ve İran arasında şu anki haliyle yapılacak herhangi bir anlaşmanın İsrail'in çıkarlarına uygun olmadığını düşünüyor. Bu yüzden müzakereleri rayından çıkarmak veya sabote etmek için ellerinden geleni yapıyorlar." diye konuştu.
Bakan Fidan, uluslararası topluma, barış müzakereleri söz konusu olduğunda "İsrail'e baskı uygulayarak onu uslu durmaya zorlaması" çağrısında bulundu.
“İSRAİL'İN YAYILMACILIĞI TÜM DÜNYAYI ETKİLEYEN BÜYÜK RİSKLER DOĞURUYOR”
İsrail'in müzakere masasına oturtulması için en önemli diplomatik kozun "geçen yıl Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulunda Filistin Devleti'nin tam üyeliği konusunda yapılan oylamada görüldüğü gibi" tüm uluslararası toplumun tutumu olduğunu kaydeden Fidan, 157 ülkenin Filistin Devleti lehinde oy kullanmasının önemine değindi.
Fidan, tüm uluslararası toplumun Gazze ve Filistin'deki soykırıma şiddetle karşı olduğunun altını çizerek, bu tutumun İsrail'e baskı yapmak için bir koz olarak kullanılması gerektiğini ifade etti.
İsrail'in uluslararası kurallardan, normlardan, düzenlemelerden ve etik kurallardan muaf tutulmaması gerektiğini vurgulayan Fidan, "Avrupa Birliği, BM, diğer bazı bölgesel ve uluslararası kuruluşlar ve topluluklar ile ulus devletler bir araya gelip İsrail'e aynı şeyi söyleyebilirse, eğer İsrail buna karşı önlem almazsa eyleme geçerlerse, bence yüzde yüz başarı şansımız olacaktır." değerlendirmesinde bulundu.
Fidan, İsrail'in bölgedeki istikrarsızlıkları uzatma yönündeki adımlarına ilişkin, "İsrail'in bölgedeki tutumu ve bunun sonucunda ortaya çıkan yayılmacılık ve işgal politikası ile halkları yerinden eden savaşlar yaratması, sadece bölge için değil, İran'a yönelik saldırıda da görüldüğü gibi tüm dünyayı etkileyen büyük riskler doğurmaktadır." ifadelerini kullandı.
Enerji güvenliğinden kitlesel göçe, terörle mücadele meselelerine kadar her türlü sorunun, İsrail'in bölgedeki dış politikasının bir sonucu olarak ortaya çıktığını kaydeden Fidan, bu teşhisin neredeyse herkes tarafından paylaşıldığını söyledi.
Fidan, bu nedenle bölgesel ve uluslararası toplumun, İsrail'in bölgedeki yayılmacı politikalarını gerçekten durdurmak için gerekli önlemleri alması gerektiğini belirtti.
“İSRAİL KENDİSİNİ İSTİSNAİ KONUMDA GÖRÜYOR”
Alınması gereken önlemlere ilişkin Fidan, şunları kaydetti:
"İsrail, geçmişte Holokost'a maruz kalmış olmanın bir dokunulmazlık sağladığını düşünüyor. Kendilerini istisnai bir konumda görüyorlar. Bence bu bir yanılsamadır. Kim soykırım yaparsa yapsın, onu suçlamalı, adını ortaya çıkarmalı ve utandırmalıyız. Eğer dünyanın geri kalanından izole edilirlerse, bence kendileri de şu soruyu soracaklardır. 'Neden izole ediliyoruz?' Ve normal davranmaya başlayacaklardır. İnsanları, masum insanları, kadınları ve çocukları öldürmeyi bırakın, Gazze halkının gıda, ilaç ve barınağa erişmesine izin verin, diğer ülkeleri işgal etmeyi bırakın ve ardından bölgesel ülkelerle güvenlik konularında bile işbirliği yapmaya başlayın. Kendi güvenlik sorunlarınız varsa, bölgenin geri kalanıyla işbirliği yapmaya başlayın. İyi niyet, iyi inanç ve bölgeyle işbirliğine dayalı kendi gerçek ilişkilerinizi kurmaya başlayın. Bu bölgemizde büyük ve acil bir sorundur."
Fidan, 7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesine ve ABD Başkanı Donald Trump'ın olası katılımına ilişkin, "Bildiğiniz gibi ABD başkanlarının neredeyse her seferinde NATO zirvelerine katıldığını görüyoruz. Başkan Trump da ilk döneminde tüm zirvelere katıldı, ikinci döneminde de zirvelere katıldığını gördüm. Örneğin, geçen yıl Hollanda'da da katıldı, sanırım bu yıl Ankara'daki zirveye de katılacaktır." dedi.
Küresel güvenlik mimarisindeki değişimlere yönelik Fidan, miras alınan mevcut sistemin İkinci Dünya Savaşı'nın sonrasında ortaya çıktığını hatırlatarak, o dönemde Birleşmiş Milletler'de üye 55 ulus devlet bulunduğunu, şu anda 200'ye yakın olduğunu söyledi.
“MEVCUT ULUSLARARASI SİSTEMİ GÖZDEN GEÇİRMENİN ZAMANI GELDİ”
Fidan, güç parametreleri, güç dengesi, teknoloji, yaşam tarzı, refah, sermaye, dünyada her şeyin değiştiğine işaret ederek, "Dolayısıyla miras aldığımız sistem, insan olarak, ulus devletler olarak sorunlarımızı düzgün bir şekilde ele almamıza izin vermiyor. Bunu Gazze'deki Filistinlilere yönelik soykırım sırasında gördük. Bu nedenle daha iyi işleyen bir uluslararası sistem oluşturmak için mevcut sistemi gözden geçirmenin zamanı geldiğini düşünüyorum." değerlendirmesinde bulundu.
Başka hiçbir ulus devletin uluslararası normlara, düzenlemelere ve insanlığın geleceğine olan inancını yitirmesine izin vermemeleri gerektiğini vurgulayan Fidan, "İşbirliği yapma becerimizin eksikliği ya da kendi çıkarlarımızı karşılamak için daha açgözlü olmamız nedeniyle diğer ulus devletleri, dünya nüfusunu ve insanları hayal kırıklığına uğratırsak, insanlığın geleceğine olan inançlarını yitirirler. Bunun insanlığa karşı büyük bir ihanet olacağını düşünüyorum. İşte bu yüzden acilen samimi bir şekilde bir araya gelip bu sorunu çözmek için bir yol bulmamız gerekiyor." diye konuştu.
Fidan, Güney Kore halkına en iyi dileklerini ileterek, çok keyifli zaman geçirdiğini ve kendisine büyük bir misafirperverlik gösterildiğini dile getirdi.
Kağıthane'de düğün konvoyunda motosikletiyle trafik akışını engelleyip patinaj çeken ve akrobatik hareketler yapan sürücü görüntüleri sanal medyada paylaştı.
Olay, 3 Mayıs Pazar günü Çağlayan Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, düğün konvoyunda motosikletiyle trafik akışını engelleyen sürücü, yolda patinaj çekerek akrobatik hareketler yaptı. O anların sanal medyada paylaşılması üzerine Kağıthane Trafik Denetleme Büro Amirliği ekipleri çalışma başlattı. Görüntüleri inceleyen ekipler, motosiklet sürücüsünün Vedat A. olduğunu tespit etti.
SÜRÜCÜYE 136 BİN LİRA CEZA KESİLDİ
Trafik ekipleri tarafından yakalanan Vedat A.’ya, 'Konvoy yaparak trafik akışını durdurmak' ve 'Motosikletle akrobatik hareketler yapmak' suçlarından toplam 136 bin lira para cezası uygulandı. Sürücünün ehliyetine 120 gün süreyle el konulurken, motosiklet ise 120 gün süreyle trafikten men edildi.
EHLİYETİNE EL KONULDU; ARAÇ TRAFİKTEN MEN EDİLDİ
Emniyete götürülen Vedat A. hakkında ayrıca 'Kara ulaşım aracının hareketini engellemek' ve 'Trafik güvenliğini tehlikeye sokmak' suçlarından adli işlem yapıldı. Çağlayan Polis Merkezi Amirliği’nde işlemleri tamamlanan Vedat A., savcılık kararıyla serbest bırakıldı. Sürücünün trafiği kesip patinaj çektiği anlar ise cep telefonu kamerasına yansıdı.
Pendik'te nakliye kamyonunun eşya indirmek için park ettiği sokakta iki sürücü karşı karşıya geldi. Sokaktan çıkmak için ilerleyen kadın sürücüyle, sokağa girmek için seyreden otomobil sürücüsü arasında yol verme nedeniyle tartışma çıktı.
Olay dün akşam saatlerinde Esenyalı Mahallesi Aytaşı sokakta yaşandı. İddiaya göre sokakta eşya indirmek için park eden kamyon nedeniyle yol daraldı. Bu sırada sokakta ilerleyen otomobil sürücüsü karşı yönden gelen araca yol vermesi için selektör yaptı. Diğer sürücü ikazı dikkate almayarak sokağa girdi.
'ARACIM ARIZA YAPTI'
Daralan yolda bekleyen sürücülerden diğeri yol vermemek için dörtlülerini yakarak aracından indi. Diğer otomobil sürücüsü 'Geri git selektör yapıyorum' diyerek sokaktan çıkmak istedi. Otomobil sürücüsü bu kez, aracının kaputunu açarak 'Aracım arıza' yaptı diye karşılık verdi.
'BU NASIL BİR ŞOV'
Bu sırada mahalle sakinleri 'Sen yol ver de geçsin' diyerek kadın sürücüyü ikna etmeye çalıştı. Duruma sinirlenen ve sokaktan çıkamayan kadın sürücü ise 'Bu nasıl bir şov. Arabada kadın var çocuk var. Bu yaptığı şov ne' diyerek duruma tepki gösterdi. Kadın sürücü 'Polis çağıracağım' diyerek otomobil sürücüsüyle tartışmaya da devam etti. Otomobil sürücüsü 'Benim şeridim. Kendinden utan' diye karşılık verirken, kadın sürücü polisi aradı. Bir süre korna çalan diğer sürücü ise geri manevra yaparak sokaktan çıktı.
ARAÇ KAMERASINA YANSIDI
Olay nedeniyle sokakta trafik yoğunluğu oluştu. Çevredekiler tarafından ikna edilen sürücünün aracıyla sokaktan ayrılmasının ardından trafik akışı normale döndü. O anlar araç kamerası tarafından kaydedildi.
Hayatımızın güvenli limanı ve bizlere her koşulda siper olan babalarımızı onurlandırdığımız Babalar Günü yaklaşıyor. Her yıl haziran ayının gelmesiyle birlikte Babalar Günü tarihi ve hediye önerileri araştırılmaya başlıyor. Peki, 2026 Babalar Günü ne zaman kutlanacak, nasıl ortaya çıktı?
2026 Babalar Günü tarihi, babalarını mutlu etmek ve bu özel günde yanlarında olmak isteyen vatandaşların gündeminde yer alıyor. Haziran ayı itibarıyla gözler Babalar Günü'nün hangi tarihte kutlanacağına çevrildi. Peki, 2026 Babalar Günü ne zaman kutlanacak, ayın kaçında? Babalar Günü nasıl ortaya çıktı?
2026 BABALAR GÜNÜ NE ZAMAN?Türkiye'de ve dünyanın pek çok ülkesinde Babalar Günü, her yıl sabit bir tarihte değil, haziran ayının üçüncü pazar günü kutlanmaktadır.
Buna göre; takvimler hesaplandığında Babalar Günü 21 Haziran 2026 Pazar gününe denk gelmektedir.
BABALAR GÜNÜ NASIL ORTAYA ÇIKTI?Anneler Günü kadar eski bir geçmişe sahip olmasa da Babalar Günü’nün de fikir annesi, ABD'de yaşayan Sonora Smart Dodd adında bir kadındır.
Sonora'nın annesi, altıncı çocuğunu doğururken hayatını kaybetmiş ve iç savaş gazisi olan babası William Smart, altı çocuğunu tek başına, büyük fedakarlıklarla büyütmüştür. Babasının bu muazzam emeğini ve sevgisini onurlandırmak isteyen Sonora, tıpkı Anneler Günü gibi babalar için de özel bir gün olması gerektiğini savunarak 1909 yılında resmi makamlara başvurmuştur.
Dünyadaki ilk Babalar Günü kutlaması 1910 yılında Washington'ın Spokane şehrinde gerçekleşti.
Dönemin ABD Başkanı Lyndon B. Johnson, 1966 yılında haziran ayının üçüncü pazarını Babalar Günü olarak ilan eden bir bildiri yayımladı. Tarihler 1972 yılını gösterdiğinde ise Başkan Richard Nixon’ın imzasıyla bu gün yasal olarak resmi tatil ve ulusal kutlama ilan edilerek tüm dünyaya yayıldı.